Ailede bize düşen görevler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Ailede bize düşen görevler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Ailede bize düşen görevler





  2. 2
    HARBİKIZ
    Bayan Üye





    Cevap: ailede bize düşen görevler
    Misbah Hicri

    İçinde olduğumuz halde varlığının ve öneminin hiç farkında olmadığımız, sorumluluklarını yerine getirmediğimiz, kendimizi sorgulamadığımız, aile halinde yaşamanın faydalarına, gerekliliğine kafa yormadığımız bir gerçek. "Böyle geldiği için böyle de sürüp gidiyor," dememiz yerine daha renkli kılma, farklılaştırma, mutlu bir yaşam tarzını geliştirme bilinci edinmek sağlıklı gelişmenin gereğidir. Aile topluluğu hakkındaki bazı haberleri görünce aile yapısının neden böyle bozulduğu ister istemez insanı düşündürüyor.

    Aile mefhumundan yoksun kimilerinin evliliğin zor bir müessese olduğunu söyleyip insanları evlilikten soğutanlar fazlasıyla var. Evliliğe sıcak bakmayarak gençliğinde kanı kaynarken, yaşlandıkça üşüyen insanların halleri meydanda. Bunları gördükçe evlat sevgisi ile parlayan gözlerinin ne özlemlerle burkulduğunu görmek, anlamak mümkün.

    Evliğin sevgi, sadakat, sabır ve saygıdan ibaret olduğunu, aile kavramının insanlığın varlığından bu güne kadar medeni toplumlarda sürüp geldiği gerçeği inkâr edilemez. Öfkenin, zıtlaşmanın aile değerlerini alt ettiğini, bir anlık bir söylemin yaşamın nelere mal olduğunu görüyoruz. Her konuda olduğu gibi aile müessesi içerisinde kararların aklıselim olarak değerlendirmek yaşamı olgunlaştırır. Gerek sosyal, gerek dinen engin bir sevgi duyduğum aile topluluğunun yaşamasına gün geçtikçe ilginin arttığı dünyada olduğu gibi ülkemizde de apaçık görülmektedir.

    Toplumları oluşturan aileler ve aileleri oluşturan bizler bir başımıza değil; yüklendiğimiz yaşamın sorumlulukları yanında bir de kutsal bir yapı olan aile için varlığımız bilinmelidir. Aile yapısının bozulduğu yalnız kalan anne, baba ya da anne baba tarafından terk edilen, yıkılan, parçalanan aile yuvasından çocukların ne hallere düştüğünü hepimiz görüyoruz. Günlük yaşamda suç makinesi haline gelen suçluların dosyalarını karıştırın karşınıza mutlaka ve fazlasıyla, parçalanmış, yıkılmış, ayrı yaşayan ya da çok evlilik yapan ailelerin çocukları fazlasıyla bu işin içinde vardırlar.

    İnsan olmanın gereği kazandığımız meziyetler, ailenin kurumsallaşmasını beraberinde getirmektedir. Sınırsız olan insan ihtiyaçlarının ailesiz karşılanamayacağı gibi aile etiğine ters düşen, gayri resmi, gayri meşru ve gayri ahlaki istemlerle tamamlanması olanaksızdır. Bir kumarcı, bir ayyaşın aile yapısına bir bakın, ne çirkinlikler bulacaksınız. Aileden yoksun insanların ahlaki dejenerasyona (yozlaşma) uğradıkları hepimizin malumu.

    Ailenin görevi yalnız çocuk yetiştirmek olmadığı gibi yalnız aile bireylerinin çalışması veya hep beraber tüketmesi ya da eğlenmesi demek de değildir. Ailenin kendine göre yükümlülükleri vardır. Onun için diyorum; madem toplumsal yaşıyorsak bir ailemiz olmalıdır. Bizleri hayvanlardan farklı kılan, irade ve dili en iyi şekilde kullanmalıyız. Ailenin sosyo-ekonomik yapısını göz önüne aldığımızda aile de görev alan bireylerin, bağlı olduğu aileyi korumada, herkes önemli görevler ve roller düştüğünü görev paylaşımının dünyaya bakış açımızı nasıl etkilediğini görürüz.

    Beklentilerimiz, umutlarımız, sevgilerimiz, korkularımız ailenin beklenti ve özverileri ile sınırlıdır. Onunla gelişir, büyür kendimize yön çizeriz. Zamanla değişen yaşantımızı doğrudan etkilendiği gibi zamana ve şartlara göre değişir, ama şunu kabul etmek gerekir ki aileden alınan dersler yaşam boyunca ne kadar önem taşıdığını ve bizleri nasıl yönlendirdiğini yaşadıkça farkına varıyoruz.

    Yasalarla belirtilmiş evlilikle oluşan aile, çocuk yapmanın hem yasal olarak hem de toplumsal olarak büyük önem taşıdığından bir yaşam biçimi olan ailenin sürdürülmesi esastır. Eğer sanatçılar, entelektüeller bilim adamları, sanat ve bilim adına aileden vazgeçerlerse, avam denilen yoksul, hayatın yükü altında bocalayan insanlar ne yapsın.

    Hastalıklar, kazalarla gelen sakatlanmalar, yaşlılığın getirdiği sıkıntılar bir başına yenmenin zorluğunu elbette sadece maddi destekle ya da ona hizmet etmekle değil; bunlardan en önemlisi duygusal desteği insanların ihtiyacı vardır. Onun için aile olmalıdır ve yaşatılmalıdır. Bu tür gazete haberleri, aile etiğine ters düşen oyunlar, magazin programları, kimin eli kimin cebinde belli olmayan yaşama kalsa, değil aile; insanlık biterdi.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi