Demokrasi bizim için neden önemlidir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Demokrasi bizim için neden önemlidir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Demokrasi bizim için neden önemlidir





  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: Hür iradenin ifadesi olan demokrasi halkın kendi kendini yönetmesi nedeniyle bizler için önem taşımaktadır. Yüksek mercilerin karar ve yetkilerine uymak zorunda kalmama anlayışının temelini getiren demokrasi halka, bizlere bir çok fayda kazandırmasını sağlamıştır. Seçimleri doğrudan bizlerin kontrolünde olması, seçilme hakkını elde etmiş olmamız, seçme hakkımızın sınırsız olması (çok partili), egemenliğin millete ait olması ve dili, dini, ırkı ne olursa olsun devlet nezdinde eşit olması nedenlerinden dolayı demokrasinin önemi bizler için yadsınamayacak kadar büyüktür.







  3. 3
    Ziyaretçi
    Çok iyi teşekkür ederim







  4. 4
    Elvin
    Bayan Üye
    1. Demokrasi: Halkın kendi kendini yönetmesine denir. Halk kendi yöneticilerini kendisi seçer.

    2. Demokrasinin Temel İlkeleri: Milli egemenlik, hürriyet ve eşitlik, siyasi partiler.
    a. Milli Egemenlik: Demokraside egemenlik millete aittir. Millet bu hakkını temsilcilerini kullanarak seçer. Yönetenler, gücünü milletten alır.
    b. Hürriyet ve Eşitlik: Hürriyet ; başkalarına zarar vermeden her şeyi yapabilmektir. Eşitlik; hiçbir ayrım yapmaksızın herkesin kanun önünde eşit olmasıdır.
    c. Siyasi Partiler: Siyasi partilerin çok olması demokrasinin daha iyi işlemesini sağlar. Farklı düşüncedeki insanlar kendi fikirlerine uygun partilere üye olabilir. Ve istedikleri partiyi destekleyebilirler. Atatürk demokrasinin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için çok partili hayata geçilmesinin şart olduğunu belirtmiştir

    DEMOKRASİNİN KORUNMASINDA BİREYE DÜŞEN GÖREVLER

    Tarih boyunca, yönetimin bir kişide veya bir zümrede olduğu, baskıya dayalı yönetim biçimleri vardı. İnsanların yönetimde söz sahibi olmak için verdiği mücadele yüzyıllarca sürmüştür. Uzun mücadeleler sonucunda elde edilen demokrasiyi, birey olarak korumamız rahat ve huzurlu yaşamamıza imkan sağlar.

    Demokrasiyi korumak için öncelikle iyi bir vatandaş olmalıyız. Kendi haklarımıza sahip çıktığımız gibi, ödevlerimizi de yerine getirmeliyiz.

    Demokrasinin hoşgörü kuralına bağlı kalarak farklı düşüncelere de saygılı olmalıyız.
    Kısacası demokrasinin korunmasında birey olarak bize düşen en önemli görev demokrasinin kurallarına uymaktır.

    DEMOKRASİDE KAMUOYU VE BASININ ÖNEMİ

    Kamuoyu : Toplumu ilgilendiren her hangi bir konu hakkında halkın benimsediği ortak görüştür.


    Kamuoyunu Oluşturan Etkenler: a- Yapılan yollar (Ulaşım) b- Sinema ve Tiyatrolar (Bakış açısı kazandırır) c- Sivil Toplum örgütleri (dernekler, vakıflar, kulüpler, okul koruma derneği .. vs. )

    Kamuoyunun Toplumdaki Yeri: Kamuoyu toplumun sorunlarının çözümünde önemli bir etkiye sahip olduğundan dolayı önemlidir. (Toplumun yaralarını sarar örnek Deprem felaketinde kamuoyunun etkisi)


    Basın ve Yayının Önemi : Basın: gazete kitap ve her türlü neşriyattır. Yayın: Bu yazılan eserlerin duyurulması olayıdır. Toplumdaki aksaklıkları dile getirdiği için basın ve yayın kamuoyunun oluşmasında önemli etkiye sahiptir. (Örnek: Depremin nerede kaç şiddetinde olduğunu neler yapılması gerektiğini bize bildirmesi .)

    Kamuoyu Basın ilişkisi: Basın ve kamuoyu bir birine muhtaçtır. Basın, vermiş olduğu haberler vasıtasıyla kamuoyunu oluşturur, Kamuoyu da sorunlarının çözümü için basını kullanır.

    EĞİTİM VE DEMOKRASİ İLİŞKİSİ

    Eğitim vasıtasıyla demokrasinin gereklerini öğreniriz, demokrasi vasıtasıyla da eğitimimizi her zaman daha modern ve anlaşılır ve bir o kadar da kolay hale getiririz.


    MESLEK VE MESLEK SEÇİMİ


    Meslek Sahibi Olmanın Birey ve Toplum Hayatı için Önemi: Meslek: Bir kimsenin geçimini sağlamak için yaptığı, belli bir eğitimle kazanılan bilgi ve becerilere dayanılan etkinlikler bütünüdür. Meslek dalları insanın vücudundaki organlar gibidir.

    Nitelikli Eleman Yetiştirmenin Ülke Ekonomisi Açısından Yararları

    Nitelikli insanlar okullarda yetiştirilir. Ancak yaptığı işin de kalitesi bakımından, insanların yetenekli ve istekli olduğu dallarda eğitim almaları gerekir. Alanında uzman olmak zamandan, enerjiden ve malzemeden tasarruf sağlar. Bu durum, bizim gibi çok zengin olmayan ülkelerin ekonomilerine olumlu katkıda bulunur. Nitelikli eleman çalışma hayatındaki verimi artırır.

    DEVLET VE VATANDAŞ İLİŞKİSİ


    Devlet ve Devleti Meydana Getiren Öğeler:
    Devlet: Belirli bir ülkede yaşayan insan topluluğunun bağımsız ve düzen içerisinde yaşamak için oluşturmuş olduğu siyasi örgütlenmedir.
    Ulus: Aynı toprak üzerinde yaşayan insanların aynı dil, tarih, duygu , ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğudur.
    Yurt: Ulusun üzerinde yaşadığı toprak parçasıdır.
    Egemenlik: Devletin yönetebilme gücüdür. Devletin olabilmesi için Ulus, Yurt ve Egemenlik olması gereklidir.

    Devletin Temel Amaç ve Görevleri :

    Devletin Temel Amaçları: Türk devletinin temel amacı, Türk ulusunun bağımsızlığını, bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, cumhuriyeti ve demokrasiyi korumaktır. Ayrıca Kamu düzenini korur, Toplumun huzur ve mutluluğunu sağlar.

    DEVLETİN VATANDAŞA KARŞI GÖREVLERİ


    Sosyal ve Ekonomik Haklar

    Sosyal devletin temel görevlerinin başında ailenin korunması gelir. Ailenin sağlıklı olması ve korunması toplumun huzuru bakımından önemlidir. Bu bakımdan devlet, ailenin huzur ve refahı, aile planlamasının öğretilmesi ve uygulanması için gerekli önlemleri alır.

    Devlet, milletlerarası çalışma standartlarına göre çalışma şartlarını düzenler. Anayasamızın çalışma ile ilgili hükümlerinde çalışma hakkı, çalışma şartları ve dinlenme hakkı, sendika kurma ve sendikal faaliyetler düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler şunlardır:

    A. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemek için ekonomik tedbirler alır.
    B. Kimse yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
    C. İşçiler ve işverenler sendika kurma ve sendikalara üye olma hakkına sahiptir.

    Toplu iş sözleşmelerinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenmiştir. Çalışanların yaptıkları işe uygun, adaletli ücret almaları ve asgari ücretin tespitinde devlet görevlidir.

    Siyasi Haklar
    Anayasa, Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı herkesin Türk olduğunu belirtir. Hiç kimse vatan hainliği yapmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.

    Türk vatandaşı olan herkes 18 yaşına girdiğinde seçme, 30 yaşına girdiğinde ise milletvekili seçilme hakkına sahiptir. Ancak bu durumu da sınırIayan kanunlar vardır. Ayrıca her Türk vatandaşı kamu hizmetlerine girme ile istek ve şikayetlerini bildiren dilekçe verme hakkına sahiptir.



    Eğitim ve Sağlık Hakkı

    Devlet, ülkedeki tüm bireylerin günün ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda eğitim almalarını sağlar. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapIarı doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devlet denetiminde yapılır.İlköğretim zorunlu ve devlet okullarında parasızdır. Yoksul öğrencilere burs yardımı yapılır.

    Devlet ayrıca, herkesin hayatını ruh ve beden sağlığı içinde sürdürmesi amacıyla sağlık kuruluşIarını tek elden planlayıp hizmet vermesini sağlar. Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması için gerekli çalışmaları düzenler.

    Tüketicinin Korunması

    Gelişmiş ülkelerdeki yaygın görüşe göre, tüketiciyi korumanın en iyi yolu bireyleri iyi bir tüketici olmaları için eğitmektir. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı okullardaki eğitici kollara ''Tüketicileri Koruma Kolu''nu ilave etmiştir.

    Üretimde standardı belirlemek ve kaliteyi artırıcı araştırma, kurs ve seminerler düzenlemek amacıyla Türk Standartları Enstitüsü kurulmuştur. Ayrıca üyeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca seçiIen Tüketici Konseyi ve Tüketici Mahkemeleri de tüketiciyi koruyan teşkilatlardandır.

    ANAYASAMIZIN DEĞİŞTİRİLEMEYECEK MADDELERİ
    1924 Anayasası'nda ''Türkiye Devleti bir Cumhuriyet'tir'' maddesinin değiştirilmesinin veya kaldırılmasının teklif dahi edilemeyeceği belirtilmiştir.

    1961 Anayasası'nda ise ''Devlet biçiminin Cumhuriyet olduğu değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez'' denilmektedir.

    1982 Anayasası ise değiştirilemeyecek, değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek maddelerin kapsamını genişletmiştir. Anayasa'nın ilk 3. maddesi olan aşağıdaki maddelerin değiştirilmeyeceği 4. madde ile belirtilmiştir.

    Madde 1. ''Türkiye Devleti bir Cumhuriyet'tir.''
    Madde 2. ''Türkiye Cumhuriyeti toplumun, huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı,
    -Atatürk Milliyetçiliğine bağlı
    -Anayasa'nın başlangıcında belirtilen temel ilkelere dayanan
    -Demokratik
    -Laik ve sosyal bir hukuk devletidir.''
    Madde 3. Türkiye Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
    Dili Türkçedir.
    Bayrağı, şekli kanunla belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
    Milli marşı istiklal Marşı'dır.
    Başkenti Ankara'dır.


    VATANDAŞLIK HAK VE ÖDEVLERİ
    a. Seçme ve seçilme hakkı : Demokrasinin temelini seçim oluşturur. Halk kendini yönetecek insanları kendisi seçer, eğer uygun şartları taşıyorsa seçilmek için aday olur.
    Türkiye Cumhuriyeti yasaları gereği 18 yaşına giren her Türk vatandaşı seçme hakkına sahiptir. Ancak silah altında bulunan erbaş ve erler, askeri öğrenciler, tutuklular ve hükümlüler, akıl hastaları oy kullanamazlar.

    30 yaşını dolduran ve kanunlarla belirlenen mahkumiyetlerinden dolayı siyaset yasağı olmayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan kişiIer seçilme hakkına sahiptir.

    b. Kanunlara uymak : Vatandaş olarak toplumun huzuru için düzenlenmiş kanunlara uymak mecburiyetindeyiz. Kanunlara uyulmaması durumunda yasalarla belirtilmiş cezalar verilir.

    c. Vergi vermek : Vergi, devletin görevlerini yerine getirebilmesi için, vatandaşların devlete ödedikleri paradır. Vergi verilmemesi halinde devIet görevlerini yerine getiremez. Devletin en önemli gelir kaynağı vergidir. DevIet tarafından toplanan vergiler eğitim, sağlık, altyapı hizmetleri olarak vatandaşa geri döner. Kamu giderlerinin karşılanması için, herkes maddi gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.

    d. Askerlik yapmak : Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her erkek kanunda belirtilen şartları taşıyorsa askerlik görevini yapmakla yükümlü- dür.

    Askerlik çağı, 20 yaşına girilen ocak ayının birinci gününde başlar, 41 yaşına girilen ocak ayının birinci günü sona erer. Askerlik çağı yoklama, muvazzaflık ve ihtiyatIık olmak üzere üçe ayrılır.

    TOPLUMDA YARDIMLAŞMA


    Doku ve Organ Bağışının Önemi

    Mutlu toplumlar, bireyleri sağlıklı olan toplumlardır. Değişik hastalıklardan dolayı vücudundaki bazı organlar çalışmayan insanlar normal hayat süremeyebilirler. Bazen başkalarının yardımına ihtiyaç duyarlar.

    Bu insanlara yapacağımız en büyük yardım; ölümümüzden sonra ihtiyacı olanlara verilmek üzere organlarımızı bağışlamaktır. Ölümün kaçınılmaz olduğu hallerde; onları ölümümüzden sonra kullanılmak üzere bağışlamak insanlık, dayanışma ve yardımlaşmaya en güzel örnektir.

    Organ naklinin yapılabilmesi için önceden organ bağışının yapılması gerekir. Sağlıklı bir toplum için organlarımızı bağışlamalı ve çevremizdeki insanları teşvik etmeliyiz.

    Yardımlaşma ve Dayanışmanın Önemi


    İnsan tek başına yaşayamadığı gibi ihtiyaçlarını da kendi başına karşılayamaz. Dolayısıyla toplumdaki kişilerin birbirleriyle yardımlaşmaları ve dayanışma içerisinde olmaları gerekir.

    İhtiyacı olan insanlara para yardımında bulunmamız, iyi ve kötü günlerini paylaşmamız toplumdaki uyumu arttırır. Toplumun gücünün artmasıyla birlikte üzerimize düşen görevimizi de yapmış oluruz.

    ÇOCUK HAKLARI VE ÇOCUKLARIN KORUNMASI


    Ülkemizde çocukların hakları Anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır. Kimsesiz ve bakıma muhtaç çocukların bakılması ve korunmasının devlet tarafından yapılması için. ''Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu''kurulmuştur. Kurumun amacı yardıma muhtaç bu çocukların koruması, bakımı ve topluma kazandırılmasıdır.


    Çocukların sağlıklı büyümeleri için, ahlak ve ruh sağlığını bozacak zararlı yayınlardan da korumak gerekir. Çocuklar şiddet, kin, korku, nefret gibi duygular uyandıran yayınlardan uzak tutulmalıdır. Bu konuda anne, baba ve yayıncılara önemli görevler düşmektedir. Çocukların ,korunması, bakımı, yaşama hakkı, görüşlerini ifade etme hakkı, düşünce ve vicdan hürriyeti, eğitim hakkı imzalanan sözleşmelerle de güvence altına alınmıştır. Geleceğimizin parlak olması çocuklarımızın eğitim, öğretim, bakım ve beslenme ihtiyaçlarının yeterince karşılanmasına; onları milli duyguları kuvvetli Atatürkçü gençler olarak yetiştirmemize bağlıdır. .

    Sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklara başlama; genellikle büyükleri taklit etme ve arkadaş ortamında kendini kanıtlama isteğine bağlıdır. Bu maddelerin hepsinin de insan sağlığına zararı olduğu gibi ekonomik ve ruhsal yönden de insanı olumsuz etkilemektedir. Özellikle alkol ve uyuşturucu bağımlılığı aile ve toplum yapısını sarsmaktadır.

    Hepatit-B hastalığı, kan yoluyla (kan nakli, kirli enjeksiyon aletleri) ve cinsel temasla bulaşır. Karaciğer hastalığı oluşturma riski vardır. Tedavisi henüz bulunamamıştır. Anne ve babada aynı hastalık geni var ise, bu hastalığın çocukta görülme olasılığı çok yüksektir. Kalıtım yoluyla ortaya çıkan bu hastalıkların aynı soydan gelen insanlarda daha yaygın olduğu görülür.

    Dolayısıyla aynı hastalık genini taşıyan yakın akrabaların birbirleriyle evlenmeleri durumunda, aynı hastalığın doğacak çocuklarında görülme olasılığı yüksektir. Bu nedenle sağlıklı bir toplum için akraba evliliklerinden kaçınmalıyız.

    AIDS de gençliği tehdit eden bir diğer hastalıktır. Kan yoluyla ve cinsel temasla geçer. Vücudun başka hastalıklara karşı direncini kırarak ölüme yol açar. Tedavisi yoktur. AIDS virüsü taşıyan anneler, hastalık anneden bebeğe geçtiği için çocuk sahibi olmamalıdırlar.

    Gençliği tehdit eden bu tehlikelere karşı gençler uyarılmalı ve bilinçlendirilmelidir. Bu amaçla basın ve yayın kuruluşları bu konulara değinmekte, hastalıklarla ilgili okullarda seminerler düzenlenmektedir.

    DEVLET, DEMOKRASİ, ANAYASA, VATANDAŞLIK, VATANDAŞLIK HAKLARI VE SORUMLULUKLARI

    İnsan, toplum içinde doğar, yaşar ve ölür. Tek başına yaşayamaz. Topluluk halinde yaşarken, karışıklıkları önlemek için bir otoriteye ihtiyaç duyulmuştur. Bu otorite devlettir.

    Devlet; toprak bütünlüğüne dayalı, siyasal bakımdan örgütlenmiş, millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu hukuksal bir varlıktır.

    Toplum yaşamı, örgütlenmeyi gerektirir. Örgütsüz toplumlar dağınıktır.

    Demokrasi halk iktidarı, halkın egemenliğine dayanan yönetim şeklidir. Kısaca, halkın kendi kendini yönetmesidir. Egemenliğin sahibi ulustur. Millet kendini yönetenleri seçerek, egemenliği kendi eliyle kullanır.

    Demokrasi, uygulama biçimlerine göre; Doğrudan Demokrasi, Yarı Doğrudan Demokrasi, Temsili Demokrasi olarak üç çeşittir.

    Anayasa temel kanundur. Anayasa toplumların en üst düzeyde ve siyasal nitelikte örgütlenmiş biçimi olan, kuruluşunu, yapısını, temel organlarının görev ve yetkilerini, sivil ve askeri örgütlenmeyi, iktidarın işleyiş ve el değiştirmesini, devlet iktidarı karşısında bireyin hak ve özgürlüklerini, bunların güvencelerini sağlamayı amaçlayan ilke ve kurallar bütünüdür. Anayasa devletin özüdür.

    Anayasamızda; "Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür." denilmektedir.

    Demokrasi ile yönetilen ülkelerde vatandaşlıktan çıkma, veya vatandaşlığa girme yasalarca düzenlenmiştir.

    Kamu kavramı, toplumun tümünü ifade eden bir kavramdır. Devletlerin vatandaşlarına tanıdığı, sınır çerçevesini anayasa ve yasalarla çizdiği haklar da kamu haklarıdır. Devletler, kamu haklarının sınırlarını çizerken, sınırsız bir yetkiye de sahip değildir. Özellikle yaşama hakkı, devletler üstü haklardandır.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetim yapısı, merkezi yönetim, il yönetimi ve yerel yönetimler olmak üzere üçe ayrılır. Yönetim örgütleri; anayasaya göre, yasa ya da yasanın verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.


    Sosyal haklar oldukça geniş kapsamlıdır. Ailenin korunması, eğitim ve öğrenim hakkı, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının, sanatın ve sanatçının korunması hakları başlıca sosyal haklardandır.

    Türk kadını bugünkü yerine, cumhuriyetten sonra kavuşmuştur. Atatürk'ün önderliğinde yapılan inkılaplar, Türk kadınına yeni ufuklar açmıştır.

    Ekonomik haklar,devlete bir takım ödevler yükler. Devletin vatandaşlarına karşı görevlerini yerine getirebilmesi için, ekonomik yönden gelişmiş ve mali kaynakları yeterli olmalıdır.

    Kişilerin, insanca yaşamaları için devletten gerekli tedbirleri almasını isteme hakkı vardır. Kişiler bunu isterken, kendileri de devlete karşı görevleri ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmelidirler.

    Kadınlar, çalışma hayatındaki başarıları ile Türk toplumunun üretimine, gelişmişliğine ve mutluluğuna katkıda bulunmaktadırlar. Bilim, sanat, kültür ve spor alanlarında da çağdaş dünyada Türkiye'yi temsil etmektedirler.

    İnsanların sosyal ve ekonomik haklarının yanında vatandaşlıktan doğan hak ve ödevleri vardır. Bu haklardan en önemlisi seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkıdır. insanlar bu hak sayesinde yönetime katılır ve yönetimde söz sahibi olurlar.
    Günümüzde vatandaşlık, siyasal hakları kullanabilmenin ön koşuludur.

    Vatandaş olma bilincinde olan insanlar' sorumluluklarının farkında olarak davranırlar.

    Seçme ve seçilme, demokrasinin en önemli hak ve özgürlüklerindendir.

    Seçimler ve halk oylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yargının gözetim ve denetimi altında yapılır.

    Vergi vermek vatandaşlık görevidir. Vergi, vatandaşların karşılığında, kişisel bir çıkar beklemeden, önceden belirlenmiş kurallara göre, devletin görevlerini yerine getirebilmesi için, devlete verdikleri paradır.

    Kanun ve kurallar, toplum içinde insanların rahat ve huzurlu yaşaması için düzenlenmiştir. Kanun ve kurallara uymak her vatandaşın görevidir. Özgürlükler sınırsız değildir. Görev ve sorumlulukların yerine getirildiği toplumlarda, huzur ve adalet vardır.

    Yurt sevgisi, sevgilerin en güzelidir. Biz Türkler yurdumuzu canımızdan çok severiz. Her karış toprağı atalarımızın kanı ile ıslanmış vatanımız için canımızı veririz de, bir karış parçasını vermeyiz.

    Dayanışmanın temelinde de sevgi ve saygı vardır. Bir aileyi, bir milleti bir arada tutan güç, baskı ya da zorlama değil, sevgidir, saygıdır. insanlar sevdikleri oranda sevilmekte, saygı gösterdikleri oranda saygı görmektedir. İnsanların oluşturdukları birliklerin sürekli olabilmesi için, karşılıklı sevgi ve saygının olması gerekmektedir. İnsanlar birbirlerine karşı hoşgörülü olmalıdır

  5. 5
    Ferhat
    Yeni Üye
    Bir toplumun aydın ve çağdaş olduğu demokrasiye nasıl sahip çıktığıyla ölçülür.Aydınlar ışığını özgür düşüncelere borçludur.Özgür düşüncenin olmadığı bir ülkede ne fikir ne de ilim adamı yetişmez.Dolayısıyla gelişmeye,ilerlemeye açık bir sistem biçimidir. İnsanın düşünebilmesine üretebilmesine imkân sağlar.Birçok sivil toplum kuruluşlarında uygulanan bir yönetim anlayışıdır.Günümüzde dünya çapındaki bir çok ülkenin benimsediği bu anlayış etkin,adaletli ve başarılı bir yönetim biçimidir.

+ Yorum Gönder
demokrasi bizim icin neden önemlidir,  demokrasi neden önemlidir,  demokrasinin önemi nedir,  demokrasi niçin önemlidir,  demokrasi bizim için neden önemli
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi