Namazın anlam ve önemini ilmihal kitaplarından bulunuz

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Namazın anlam ve önemini ilmihal kitaplarından bulunuz ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Ziyaretçi





    Cevap: Namazın anlam ve önemi kısa biligi
    Kur'an'da bizim Peygamberimiz'den önceki peygamberlerin namaz kılmakla emrolundukları değişik vesilelerle belirtilmektedir (bk el-Bakara 2/83; Yûnus 10/87; Hûd 11/87; İbrâhim 14/37, 40; Meryem 19/30-31, 54-55; Tâhâ 20/14; el-Enbiyâ 21/72-73; Lokmân 31/17) Bundan anlaşıldığına göre namaz ibadeti sadece Muhammed ümmetine has olmayıp önceki dinlerde de bulunmaktaydı

    Namazın daha önceki dinlerde de emredilmiş olduğu hatırlanınca, namazın güçlüklere direnç göstermede bir fonksiyonu bulunduğu anlaşılmaktadır Nitekim bir âyette "Ey inananlar sabır ve namaz (salât) ile yardım isteyin" (el-Bakara 2/153) buyurulmaktadır

    Kelime-i şehâdetten sonra İslâm'ın en önemli rüknü olan namaz, günde beş ayrı zaman diliminde olmak üzere kadın ve erkek her müslüman için bir görevdir

    Ayrıca namaz, işlenmiş hata ve günah kirlerinin giderilmesini de sağlar Peygamberimiz günde beş vakit namazı, bir insanın kapısının önünden akıp giden bir ırmağa, namaz kılmayı da bu ırmakta her gün beş kere yıkanmaya benzetmiş ve şöyle demiştir: "Ne dersiniz, birinizin kapısının önünden bir ırmak geçse ve o kimse orada günde beş kere yıkansa bedeninde hiç kir kalır mı?" Sahâbîler, "Kalmaz, ey Allahın elçisi" deyince Peygamberimiz "İşte beş vakit namaz buna benzer Allah namaz sayesinde günahları siler" demiştir (Buhârî, "Mevâkýt", 6; Müslim, "Mesâcid", 282)







  3. 3
    Ziyaretçi
    Çok beğendim güzeldi







  4. 4
    Ziyaretçi
    Cevap: Namazın anlamı ve önemini

    Her şeyi yoktan var eden, bizi insan olarak yaratan ve sayısız nimetlerle donatan Allah'a şükranda bulunmak, teşekkür etmek
    en başta gelen insani görevimizdir. Allah'a şükretmek dil, kalp ve bedenle olur. Şükrün bütün bu kısımlarını toplayan bir ibadet
    şekli vardır ki, o da namazdır.
    Namaz, alemlerin Rabbı olan Allah'a ibadet ve kulluğun tayin ve tespit olunmuş en mükemmel şeklidir.
    Namaz, Allah Teala'nın gördüğümüz, görmediğimiz, bildiğimiz, bilmediğimiz, bitmez tükenmez nimetler ve ihsanlarına karşı
    şükranlarımızı sunmaktır.
    Namaz, işlediğimiz günahlardan arınmak, işleyeceklerimizden de korunmak için kalbimiz, dilimiz ve bütün varlığımızla yaptığımız
    kulluk görevidir.
    Günde beş defa namaz kılmak, kadın erkek her Müslüman üzerine farzdır. İnsan bu ibadeti yerine getirmek suretiyle gönlünü
    Allah'a bağlar. İşte "Beni anmak için namaz kıl" mealinde olan ayetin işaret ettiği sır ve hikmet budur. (1)
    Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de: Hz. Lokman'ın oğluna; "Oğulcağızım, namazını dosdoğru kıl" (2) diye öğüt verdiğini
    bildirmekte; Hz. İsmail'i kavmine namaz kılmayı emrettiği için övmekte ve Hz. İsa'nın beşikte iken mucize olarak
    konuştuğunda, yaşadığım müddetçe bana namazı ve zekatı emretti" (3) dediğini haber vermektedir.
    Bu ayetler göstermektedir ki, namaz geçmiş ümmetlere de farz kılınmış bir ibadettir.
    Dini bir görev olan namaz, imanın işareti, kalbin ışığı, ruhun kuvveti, bedenin koruyucusu ve sevgili Peygamberimizin ifadesiyle "Mü'minin mi'racıdır." (4)
    Manevi bir yükselme ve mi'raç sırrına erme vesilesi olan namaz, insanı ruhen ve ahlâken yükselten onu Allah'a yaklaştıran bir
    ibadettir.
    Bu amaçla, abdest alıp seccadesinin başına gelen ve Allahü ekber diyerek Allah'ın huzuruna duran kul; önce, "Sübhaneke"yi
    okur. "Allah'ım! Hamd ederek seni tesbih ederim, senin ismin mübarektir. Sen yüceler yücesisin, Sen'den başka ilah yoktur.
    Sonra, "Euzü billahi mine'ş-şeytanir-racim." Şeytan'ın şerrinden sana sığınırım.
    Daha sonra da, "Bismillahirrahmanirrahim" Rahman ve Rahim olan Allahım, adınla başlarım" der.
    İşte bütün bunlar, Miraç merdiveninin birer basamağıdır. Kul artık manevi bir asansöre binmiştir.
    "Sen her şeyden münezzehsin ya Rabbi! Hamd sana mahsustur. İsmin de mübarektir. Sen yüceler yücesisin teksin, eşin ve
    benzerin yoktur. Bütün şerlerden sana sığınırım. Her güzel işe senin isminle başlarım. Yaptığım her işte senin rızanı ararım, diyerek derece derece yükselir. Böylece mana alemine doğru harekete geçmiş olan kul, Fatiha suresini okumaya başlar."
    "Hamd alemlerin Rabbı, rahmet ve merhameti sonsuz ve din gününün sahibi olan Allah'a mahsustur", mealindeki ayetleri
    okurken, perdeler tamamen açılmış, kul tam bu sırada huzura alınmıştır. İşte tam bu esnada kul, "Allah'ım ancak sana kulluk
    eder ve yalnız senden yardım dileriz." diyerek ibadet ve ubudiyetini Rabbine arz eder. Muhtaç olduğu yardımı yine Rabbinden isteyerek şöyle der: "Ya Rabbi! Yalnız senin huzurunda eğilir, alnımı secdelere korum. Senden başkasına asla kul, köle olmam, Ya rabbi muhtaç olduğum yardımı da yalnız senden isterim. Gerçek manada yardım eden sensin, her şey senin iradene bağlıdır, senden medet olmadıkça hiçbir kimse bana yardım edemez. Allahım bizi doğru yola ni'metine erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir" der. (5) Arz-u halinin sonunda bir mühür mesabesinde olan "AMİN" kelimesini söyler.
    Fatihadan sonra bir sure veya en az üç ayet okumak suretiyle ayakta durmayı tamamlayan kul, ruku'a varır. Üç defa "Sübhane
    Rabbiye'l-azim" Büyük rabbimi tesbih ederim. Daha sonra secdeye varıp üç defa "Sübhane rabbiye'l a'la" Yüce Rabbimi
    tesbih ederim. Diyerek rabbine mülaki olur. Nitekim Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de: "Secde et ve Allah'a yaklaş" (6)
    buyurmakta, mana alemine yükselmenin ve Allah'a yaklaşmanın yolunun namazdan ve namazın secdesinden geçtiğini
    bildirmiştir.
    1- Taha, 14.
    2- Lokman, 17.
    3- Meryem, 31.
    4- Radyoda Dinî Konuşmalar, M. A. Köksal, S. 228.
    5- Fatiha, 1-7.
    6- Alak, 19.

+ Yorum Gönder
namazın anlam ve önemi
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi