Jüpiter hakkında bilgiler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Jüpiter hakkında bilgiler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Jüpiter hakkında bilgiler





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: jüpiter hakkında bilgiler



    jüpiter hakkında ile ilgili genel bilgiler


    Güneş Sistemi'nin 5'nci ve en büyük gezegeni olan Jüpiter ile uydularını 2.5 yıldan beri inceleyen Galileo uzay aracı, son derece ilginç keşiflerde bulunmayı sürdürüyor. Galileo'nun gönderdiği son görüntülere göre, 30'un üzerinde yanardağın sürekli faaliyette olduğu Jupiter'in uydusu Io, muazzam bir elektrik santralı gibi inanılmaz boyutlarda elektrik üretiyor.



    Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA'da çalışan bilim adamları, Jupiter ile uydusu Io arasındaki kuvvetli manyetik dalgaların kesişerek yüzlerce nükleer santralın ürettiğinden çok daha fazla elektrik enerjisi ortaya çıkardığını belirlediler. Manyetik dalgaların kesişmesiyle ABD'nin bir yılda ürettiğinden çok daha fazla, tam 1 trilyon vatlık elektrik enerjisi ortaya çıkıyor.


    Yüzeyinde meydana gelen doğa ve fizik olayları bakımından Io uydusu, kutsal kitaplarda anlatılan cehennem görüntüsüne çok benziyor. Io'nun yüzeyindeki lavların sıcaklığı ise 2600 derece. Uydunun yüzeyindeki parlamaların nedeni de inanılmaz şiddetteki elektrik arkları.


    Galileo'nun gönderdiği fotoğraflara göre Io'nun atmosferine, volkanların püskürttüğü lavlardan dolayı mavi renk hâkim ve kızgın lavlar, gezegenin tüm yüzeyini 1.5 santim kalınlığında kırmızı bir eldiven gibi kaplıyor.


    Bu arada bilim adamları, Jupiter'de Dünya ölçülerine göre inanılmaz sayılacak bir başka doğa olayına tanık oldular. Galileo'nun gönderdikleriyle Hubble uzay teleskopu ve Hawai'deki Mauna Kea kızılötesi teleskopunun tespit ettiği görüntülerin bir araya getirilmesi sonucu, Jupiter'in atmosferinde Dünya büyüklüğünde devasa bir kasırganın estiği belirlendi. Kasırganın, yine Jüpiter üzerinde 200 yıldır süren ‘‘Büyük Kırmızı Leke’’ kasırgasından sonra Güneş Sistemi'nde görülen en şiddetli kasırga olduğu ve merkezindeki sıcaklığın sıfırın altında 157 dereceye kadar düştüğü belirtildi.

    Jupiter'de katı yüzey yok
    Galileo uzay aracının geçtiği bilgiler, Güneş Sistemi'nin dev gezegeni Jüpiter'de yaşamın sürdürülebilmesi için katı bir yüzeyin olmadığını kanıtladı. bir başka deyişle her ne kadar iklimi, dünya iklimine tahmin edilenden daha çok benziyorsa da Jüpiter'de ayak basacak yer yok. Ama bilim adamları, Jüpiter ikliminin dünyada okyanusların ve atmosferin nasıl oluştuğu konusunda önemli veriler içerdiğini belirtiyorlar. TÜBİTAK'ın yayımladığı Bilim ve Teknik dergisi'ndeki bir yazıya göre Galileo'nun gönderdiği bilgiler ve dünyadan teleskopla yapılan gözlemler, Jüpiter'de su bulutlarının, belki de yağmurla kaplı alanların olduğunu ortaya koymakta. bilim adamları dev gezegende dünyadaki çöller ve tropik alanlar gibi, kuru ve nemli alanların bulunduğunu belirtiyorlar.

    Io'da volkanlar patlıyor
    Güneş sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in çevresinde dolaşan Amerikan uzay aracı Galileo, gezegenin 9'uncu ayı Io'nun fotoğraflarını dünyaya ulaştırdı. Fotoğraflar üzerine çalışan bilim adamlarını en çok meraklandıran nokta ise, Io'nun üzerinde bulunan dev volkanlar oldu. Io'nun üzerindeki volkanlardan biri, tam 140 kilometre yüksekliğinde muazzam bir kütle (sağ üstte küçük foto). Diğeri ise, Prometeus adı verilen 75 kilometre yüksekliğindeki bir başka volkanik kitle. Bilim adamları Prometeus'un 18 yıldır faaliyette olduğunu sanıyorlar. Araştırmacılar, Galileo'nun göndereceği diğer fotoğraflarla birlikte Jupiter'in ve uydularının pek çok sırrını çözeceklerini belirttiler.

    Jüpiter'in uydusu Anderson
    Amalthea adlı kızılımsı uydunun boyu 270, eni ise 130 km...

    Anderson, uydunun ortalama yoğunluğunun buza yakın olduğunu belirterek, “Tuhaf şekli de, uydunun karşılıklı çekim etkisiyle bir arada duran çok sayıda parçadan oluştuğunu düşündürüyor. Parçaların birleşim noktalarında delikler bu yüzden oluşmuşa benziyor” dedi.

    7 yıldır uzayda görev yapan Galileo gözlem aracı, 7 Aralık 1995’ten beri Jüpiter’in yörüngesinde bulunuyor. Araç adını, Jüpiter’in dört uydusunu bulan İtalyan gökbilimci Galileo Galileo’dan alıyor.

    Amalthea’nın 1892’de keşfedildiği ve Jüpiter’in Galileo’nun bulduğu dört uydudan sonra keşfedilen ilk uydusu olduğu belirtiliyor. Amalthea da adını mitolojiden alıyor.

    Jüpiter'in yeni uydusu bulundu
    Amerikan uzay sondası Galileo, Jüpiter'in küçük bir uydusunu keşfetti. NASA astronomlarından John Anderson, Galileo'nun keşfettiği uydunun elmaya benzediğini, yüzeyinin delik deşik olduğunu söyledi.

    Amalthea adı verilen kızılımtrak uydunun boyu 270, eni 130 km. 7 yıldır uzayda görev yapan Galileo sondası, 7 Aralık 1995'ten beri Jüpiter'in yörüngesinde bulunuyor.

    Jupiter'de yeni halka
    Amerikalı gökbilimciler güneş sistemindeki en büyük gezegen olan Jupiter'in çevresinde daha önce bilinenden çok daha büyük ve tozlardan oluşan yeni bir halka daha keşfettiler. Bir milyon km çapında olan yeni halkanın çok fazla yoğun olmadığı ve güneş ışınlarını engellemediği belirtildi. Colorado Üniversitesi astronomi uzmanı Joshua Colwell'in yaptığı açıklamaya göre, Jupiter'in yeni halkası, Galileo uzay aracı tarafından belirlendi. 1.4 mikron büyüklüğündeki gözle görülmeyen çok küçük parçacıklardan oluşan halkanın Jupiter'in dönüş yönünün aksi istikamette dönmesi bilim adamlarını şaşırttı. Yeni halkayla ilgili şaşırtıcı bir bulgu da halkada yer alan toz zerreciklerinin kaynağı ile ilgili. Daha önce ‘‘Voyager 2’’ uzay aracı tarafından keşfedilen Jupiter'in birinci halkası, meteor çarpmaları sonucu ortaya çıkan ve gezegenin kendi yüzeyinden kalkan parçacıkları içiyor. Yeni halkadaki toz taneciklerinin ise uzay boşluğundan geldiği anlaşıldı.

    Jüpiter'in uydusunda cehennemi sıcaklıklar
    Jüpiter gezegeninin ayı olan Io'daki volkanik patlamalarla ortaya çıkan lavların sıcaklığının, şimdiye değin Dünya'da kaydedilenlerden çok daha yüksek olduğu bildirildi. Arizona Üniversitesi'ndeki bilim adamları, Galileo uzay aracı sayesinde elde ettikleri bilgileri ‘‘Science’’ dergisinde yayınladılar. Bilim adamları, Io üzerinde tesbit ettikleri 12 volkandan fışkıran lavların sıcaklığının 1700 derece, hatta 2000 dereceye kadar çıktığını belirttiler. Galileo tarafından tesbit edilen bu çok yüksek sıcaklıkların, magnezyum açısından son derece zengin olan silikatların oluşumu konusunda önemli bilgiler sağladığı açıklandı. Bu yüksek sıcaklıkların ayrıca yerkabuğu ile çekirdek arasında kayaların dağılımı ile ilgili teoriler konusunda açıklık getirmesi bekleniyor. Güneşten bu kadar uzaktaki bir gezegenin uydusunda böylesine büyük sıcaklıkların tesbit edilmesi, dünyanın oluşumundaki evreler ile ilgili sorulara da yanıt getirecek.

    En büyük yeraltı okyanusu
    Güneş Sistemi'ndeki en büyük uydu olan ve Jupiter'in çevresinde dönen Ganymede'de su izlerine rastlandı. Yaşamın oluşması için en temel öğelerden biri olan suyun Ganymede'nin yüzeyinin altında, geniş okyanuslar halinde bulunduğu sanılıyor.

    Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in çevresindeki dönüşünü sürdüren Galilo uzay aracı, yepyeni bilgilerle insanlığın ufkunu genişletiyor. İki yıldan bu yana Jupiter'i ve uydularını izleyen Galileo uzay aracının gönderdiği son fotoğraflarda, Ganymede uydusunda su belirtilerine rastlandı. NASA, Galileo'nun gönderdiği yakın plan fotoğrafları önceki gün kamuoyuna açıkladı. Fotoğrafları yorumlayan Brown Üniversitesi gökcisimleri uzmanı James Head, ‘‘Hayat olup olmadığını bilmiyoruz. Bu nedenle Ganymede'yi yakından izliyoruz. Ama hayat için ısı, organik materyaller ve su gibi gerekli olan tüm faktörler, bu uydu-gezegende mevcut’’ dedi.

    Galileo'nun 1996 ve 1997 Haziran aylarında çektiği yakın plan fotoğraflarda, Ganymede'nin yüzeyinde ilginç figürler saptadı. Buna göre, uydunun bir bölümü, çok parlak ve temiz buz tabakası ile kaplı. Öteki kısmı ise kirli buz tabakası ve kayalıklarla örtülü. Bilim adamları bu temiz ve parlak yüzeyin yeraltından fışkıran sular tarafından meydana getirildiğini sanıyorlar. Bilim adamları, Ganymede'deki suyun yeraltında büyük bir okyanus meydana getirdiğini belirtiyorlar.

    Bu varsayımın kanıtları, fotoğraflarda net olarak görülüyor. Ganymede'nin yüzeyinde kuyrukluyıldız çarpmasıyla oluşan ve 149 km'lik bir cepheye yayılan 13 tane krater de belirlendi. Bilim adamları, bu kraterlerin dünyadaki volkanların aksine kızgın lav değil, düpedüz sıcak su fışkırttığını belirttiler. Bir başka deyişle yüzeyin altında bulunan sıcak su, kraterlerden fışkırarak Ganymede'nin yüzeyindeki buzu eritti ve yeni yeryüzü şekilleri yarattı. Fotoğraflardaki geniş vadiler, yarıklar ve kanallar bu nedenle oluştu. Bu oluşumlar, durmadan da yenileniyor. Galileo uzay aracı, bundan sonraki araştırmalarını Jupiter'in büyük uydularından olan Europa üzerinde yoğunlaştıracak.


    Jupiter'in uydusunda hayat ihtimali
    Bilim adamlarının Jüpiter'in uydularından Europa'da ortaya çıkardığı yeraltı okyanuslarının uzayda hayat konusunda ciddi umut oluşturduğu ifade edildi. Uzmanlar, ısının yanı sıra buz biçiminde değil de sıvı haldeki suyun hayatın oluşumu açısından önemli bir faktör olduğunu belirtiyorlar. Jüpiter'in uydularından Europa ve Callisto'nun yüzeyi güneşten çok uzak oldukları için buzullarla kaplı bulunuyor. Ancak yeraltı okyanuslarında durumun böyle olmadığı belirtiliyor. Yüzeyden 90 kilometre derinlikteki okyanusların gezegenin iç sıcaklığı nedeniyle buz haline dönüşmeden kaldıkları tahmin ediliyor. Uzmanlar bu okyanusların derinliklerini de hesapladılar ve yaklaşık 9 km derinliğinde olduğunu belirttiler. Bilim adamları Europa uydusunun, üzerinde hayat olan ilk gökcisimlerinden biri olabileceğini belirtiyorlar.

    Europa’da su kesinleşti
    Güneş sisteminin beşinci gezegeni olan Jüpiter'in ayı Europa'da su bulunduğu hemen hemen kesinleşti. Europa'da canlı yaşam bulunma ihtimali arttı.

    Manyetik alan incelemesi

    Science Dergisi'nde yayınlanan bir makaleye göre Jüpiter'in sırlarını araştıran Galileo uzay aracı, gezegenin dünyaya yaklaştığı geçtiğimiz Ocak ayında manyetik alan cihazlarıyla uydusu Europa'yı taradı. Europa'dan yansıyan sinyalleri değerlendiren bilim adamları, dataların sözkonusu uyduda okyanus bulunduğu yolundaki savları desteklediğine karar verdiler.

    Dev okyanus

    Araştırmaya katılan astrofizikçi Margaret G.Kivelson'a göre Europa uydusunda 0.8 ile 10 km kalınlığında buz tabakası, bunun altında da en az 7 km derinliğinde su olan bir okyanus bulunuyor. Kivelson, ‘‘Tabii bu Europa'da tuzlu sudan oluşan bir okyanus bulunduğuna dair kesin bir kanıt değil. Elimizde dolaylı kanıt var. Ancak daha önce kimse böyle bir hassas keşifte bulunmadı’’ diye konuştu.

    Canlı yaşam olabilir

    Bilim adamlarına göre bu yeni keşif, Europa uydusunda canlı yaşam bulunması ihtimalini artırdı. Güneş gezegeninde dünyadan sonra canlı yaşam için en uygun ortamın Europa uydusunda bulunduğu söyleniyordu. Önümüzdeki dönemde NASA, bir uzay aracı yollayarak Europa'yı inceleyecek. Jüpiter'in 17 ayı bulunuyor. Europa ise isimlendirilmiş dört uydusundan biri ve en parlağı.

    Jüpiter'e çifte mercek
    Satürn'ü incelemek üzere yola çıkan Cassini uydusu, 3.4 milyar dolarlık bir uzay aracı. Cassini, yolculuğu sırasında Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'e en yakın noktaya ulaştı. Jüpiter'in yörüngesindeki yolculuğuna önümüzdeki birkaç ay boyunca devam edecek olan Cassini, bu gezegeni gözlemekle görevli olan Galileo uydusuyla işbirliği yapacak. İki araç sayesinde Jüpiter ve çevresi çifte mercek altına alınmış olacak.


    NASA'daki bilim adamları, önceki sabah Cassini'yi Jüpiter'in 10 milyon kilometre kadar yakınına yönlendirdiler. Böylece araç, Jüpiter'in merkezkaç etkisinden yararlanarak Satürn'e doğru daha hızlı yol alabilecek. Jüpiter, uzay çalışmaları tarihinde ilk kez iki uzay aracı tarafından farklı konumlardan gözlem altına alınıyor. Cassini, Jüpiter'in yörüngesinde kaldığı süre içinde gezegenin atmosferini, uydularını ve çevresindeki yoğun manyetik alanı inceleyecek.

    Bu arada, 1989 yılında fırlatılan ve 1995'te Jüpiter'in yörüngesine giren Galileo, Cassini'nin Satürn'ü gözlemlerken kullanacağı araçları da test edecek. 11 yıllık bir sefer için 1997'de fırlatılan Cassini, Galileo'dan çok daha ileri bir teknolojiye sahip. Şimdi bu aracın varlığı sayesinde Jüpiter'in çevresindeki manyetik alan etkisinin gerçek gücü de ortaya çıkacak.

    2004 yılından başlayarak dört yıl süreyle Satürn'ü inceleyecek olan Cassini, Huygens adlı bir uzay sondası da taşıyor. Avrupa Uzay Ajansı'na (ESA) ait olan uzay sondasının 2004 yılında Satürn'ün uydularından Titan'a paraşütle indirilmesi planlanıyordu. Ama ne yazık ki bilim adamları, şu anda Huygens'le irtibat kuramıyorlar.

    Jüpiter'de yüzyıl fırtınaları
    Dünyanın özellikle Batı'daki bazı ülkeleri yeni yıla kötü hava koşulları altında girmekten yakınırken, Nasa'nın Jüpiter'deki hava koşullarıyla ilgili elde ettiği bilgiler ‘‘beterin beteri var’’ deyişini fazlasıyla karşılıyor. California Teknoloji Enstitüsü bilimadamları, Jüpiter fırtınalarının yüzyıllarca sürebileceğini tespit ettiler. Bugüne kadar Jüpiter'e en çok yaklaşan uzay aracı olan (7 milyon 800 bin km) Cassini'nin kamerası, gezegenin ünlü kırmızı noktasının dünyanın üç katı kadar genişliğinde bir alanda saatte 540 km hızla 300 yıldır esen bir fırtına olduğunu tespit etti. Cassini'nin görüntülerini inceleyen bilimadamları Jüpiter fırtınalarının, daha küçük fırtınaları emerek enerjilerini büyüttüklerini hesapladılar.
    Jüpiter'in ayında buz tepesi bulundu
    Evrenin derinliklerini araştıran uzay aracı Galileo'nun yolladığı fotoğraflarda, Jüpiter'in ayı Callisto'da buz tepeleri bulunduğu saptandı.


    Jüpiter'in aylarından biri olan Callisto'nun sırrını, Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)'nin uzaya yolladığı robot araç Galileo çözdü. Galileo'nun, geçtiğimiz mayıs ayı içinde Dünya'ya yolladığı fotoğrafları inceleyen bilim adamları, Callisto'nun yüzeyinin krater, kaya ve buz tepeleriyle çevrili olduğunu gördüler. Bu yeni buluş, bilim adamlarını heyecanlandırdı.

    Net olarak görülüyor

    Bilim adamları, fotoğraflarda saptanan 100 metre yüksekliğindeki buz tepelerinin çevresindeki daha koyu renkli maddenin, Callisto'ya milyarlarca yıl önce çarpan bir göktaşının oluşturduğu tozlar olabileceğini ifade ediyorlar. Galileo'nun yolladığı Callisto'ya ait renkli fotoğrafların, daha önce hiç rastlanmadığı kadar net olduğu belirtiliyor.

    137 kilometre yaklaştı

    Uzay aracı Galileo, Merkür gezegeni büyüklüğündeki Callisto'ya, 137 kilometre kadar yaklaşarak fotoğraf çekti. 1989 yılında uzaya fırlatılan, 1995'ten bu yana Jüpiter'in çevresinde dönen Galileo, 2003’te Jüpiter'in atmosferine dalış yaparak, infilak edecek.

    Gündemdeki tehlike susuzluk

    Önümüzdeki yüzyılın ilk 10 yılında tüm dünyadaki su ihtiyacı, büyük boyutlara ulaşacak. Hızla artan dünya nüfusunun yarısı, taze sudan yoksun kalacak. Kuraklık hızla yayılacak ve su kaynakları yüzde 40-70 azalacak.

    TÜBİTAK'ın yayımladığı Bilim ve Teknik Dergisi'nin ağustos sayısında, Teksas Üniversitesi konuk araştırmacısı Konuralp Pamukçu imzasıyla yayımlanan ‘‘İklim Değişimi ve Su’’ başlıklı makalede yeryüzündeki susuzluk konusu ele alındı. Yazıda dünyadaki nüfus artışı, hızlı kentleşme, endüstrileşme ve ekolojik sistemin tahrip edilmesinin mevcut su kaynakları üzerindeki etkileri irdelendi. Sera etkisi yapan gazların atmosferde küresel ısınmaya yol açtığı vurgulanan yazıda ‘‘Hiçbir önlem alınmadığı taktirde, 2025 yılına kadar sıcaklığının 10 derece, 21. yüzyılın sonlarında ise 30 derece daha artacağı tahmin edilmektedir’’ denildi.

    Günümüzde, yaklaşık yüzde 5 olan kuraklık sıklığının, 2050’li yıllarda yüzde 50 düzeyine ulaşacağı kaydedilen makelede, ‘‘Havaların ısınması neticesinde buharlaşma artarken, yağışlar azalacaktır. Bu da, yüzey su kaynaklarının yüzde 40-70 düzeyinde azalmasıyla sonuçlanacaktır’’ denildi.
    Jüpiter'in uydusunda atmosfer varmış
    Pathfinder (Kaşif) adlı uzay aracı Mars'ta hayat olup olmadığını araştırırken Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) güneş sisteminin beşinci gezegeni Jüpiter'in uydularından Avrupa'da ince bir atmosfer tabakası olabileceğini açıkladı. Bilimadamları, daha önce donmuş su kütlelerinin tesbit edildiği Avrupa uydusunda mikroorganizma düzeyinde de olsa yaşam olup olmadığı sorusuna cevap arıyor. Avrupa ile ilgili bulgular Amerikan Science Dergisi'nin son sayısında yayınlandı. Avrupa'da hava bulunduğu yolundaki araştırmanın altında yine Pathfinder'ı Mars'a gönderen Pasedena NASA Jet Fırlatma Merkezi'ne bağlı bilimadamlarının imzası var. Galileo uzay aracıyla Jüpiter ve uydularını inceleyen bilim adamlarından Arvydas Kliore, şimdilik uzaydan gelen haberlerin Avrupa'da hayat olup olmadığı sorusuna açıklık kazandırmadığını söyledi.

    Avrupa gezegeninin çevresinde elektrik yüklü partiküllerin dolaştığı iyonosfer adı verilen bir atmosfer tabakasının bulunduğu sanılıyor. Kliore'ye göre Avrupa, Jüpiter'in yüksek çekim gücünün etkisinde. Jüpiter'in manyetik alanındaki enerji yüklü partiküller, buz kütleleri halinde hızla Avrupa'ya çarpıyor. Çarpışma sırasında büyük bir enerji oluşuyor, serbest kalan partiküller, iyonosfer tabakası oluşturuyor.

    Galileo ekibi daha önce de Jüpiter'in dört büyük uydusundan biri olan Io'nun bir atmosferi olduğunu gösterir bulgular elde etmişlerdi. 2.5 ton ağırlığındaki Galileo uzay aracı, 1989 yılında fırlatılmış, 1995 yılının Aralık ayında Jüpiter'e ulaşmıştı. Galileo 2 yıldan bu yana Jüpiter'in yörüngesinde ve gezegenli ilgili bilgiler geçiyor.







  3. 3
    Ziyaretçi
    Astronot bilimi muhteşem bir hayranlık eseridir







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi