Melikşah döneminde neler olmuştur

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Melikşah döneminde neler olmuştur ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Melikşah döneminde neler olmuştur





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: melikşah döneminde neler olmuştur


    melikşah döneminde neler olmuştur hakkında bilgi

    Melikşah Dönemi


    Sultan Alp Arslan öldükten sonra,daha önce yerine velihad ilan etmiş olduğu, oğlu Melikşah Büyük Selçuklu Devleti tahtına çıktı.Melikşah’ın tahta çıkmasında vezir Nizamülmülk büyük rol oynamıştır.Melikşah,tahta çıkar çıkmaz diğer hanedan üyelerinden gelebilecek tepkilere karşı kuvvet kullanması gerekeceğini düşünerek etrafındakilere ihsanlarda bulunmuş ve askerlerin maaşlarını artırarak onları kendine bağlamıştır.Melikşah,babasının cenazesini Merv’e nakl ettirip orada gömdürttükten sonra hızla Horasan üzerinden1072’de Nişabur’a geldi.


    Selçuklu İmparatorluğuna Saldırılar



    Sultan Alp Arslan’ın ölümünü haber alan Karahanlı ve Gazneliler bu karışık durumdan yararlanarak Selçuklu topraklarına saldırdılar.İlk olarak Karahanlı Şemsmülmülk Nasr,15 Aralık 1072 ‘de Tirmiz’e yönelerek burayı zaptetti.1Karahanlılar,burada buldukları değerli eşyaları Semerkand’a naklettiler.Bu sırada Alp Arslan’ın diğer oğlu olan Belh valisi Ayaz, Cüzcan’a gitmişti.Onun yokluğundan faydalanan Şemsmülmülk Nasr,bu kez de Belh’e yürüdü.Burayı ele geçirerek yağmaladı ve şehirde adına hutbe okuttu.Bunun üzerine Ayaz,hızla Belh’e geri döndü(13 Ocak 1073).Dönünce de Belh’e yeniden hakim oldu.Ayaz, daha sonra da Tirmiz’e yürüdüyse de başarılı olamadı.Bu savaşta Nasr,Selçuklu askerlerinin bir kısmını öldürmüş,çoğunu da Ceyhun da boğdurtmuştur (Mart 1073).



    Kavurd’un İsyanı


    Melikşah’ın Kirmandaki amcası Melik Kara Arslan Kavurd,Alp Arslan’ın öldüğünü haber alınca saltanatlıkta hak idda etmiş ve Rey şehrini ele geçirmek için yola çıkmıştı.Melikşah da budurumuöğrenince hızla Rey’e geldi.Melikşah, bu mücadele de Emir Savtegin’i görevlendirmişti.Hemedan civarındaki Kerec hududunda iki taraf karşılaştı. Yapılan savaşı Emir Savtegin komutasında Melikşah kazandı. Savaşın kazanılmasında Emir Savtegin ve Arap Emirleri önemli rol oynamıştır.Melik Kavurd Hemedan dağlarına kaçmışsa da yakalanarak sultanın huzuruna getirildi.Bu sırada Melikşah’ın kuvvetleri maaşlarının artırılması için ayaklanarak Kavurd lehine tezahurata başladılar.Bu durum Kavurd’un ortadan kaldırılmasına yol açmış ve Kavurd yayın kirişi ile boğularak öldürülmüştür(4 Nisan 1073).2 Kavurd’un ortadan kaldırılmasın da gösterdiği büyük katkılardan dolayı Melikşah,veziri Nizamülmülk’e Tus şehrini ikta olarak vermiş ve onu kendine atabey yapmıştır.

    Halife Kaim bi-Emrillah, Kavurd’a karşı kazandığı galibiyet sonucunda Melikşah’ın sultanlığını tanımış ve saltanat fermanını Bağdad şahnesi Sa’dü’d-Devle Gevherayin ile gödermiştir(Ekim 1073).












    1-SEVİM,Ali-MERÇİL,Erdoğan,’’Selçuklu Devletleri Tarihi Siyaset,Teşkilat ve Kültür’’,TTK,Ankara,1995.

    2-KÖYMEN,Mehmet Altay,’’Selçuklu Devri Türk Tarihi’’,TTK,Ankara,1993.



    Suriye Selçukluları’nın Kurulması



    Yabgulu Oğuzları’nın başbuğlarından Alp Arsalan’ın izni ile Suriye ve Filistin bölgelerinde Kutalmış isyanı ardından faaliyet göstermeye başlayan Atsız Bey,bu bölgelerde hakimiyetini genişletme fırsatı buldu.Haziran 1076 tarihinde emrindeki Yabgulu Türkmenleri ile Kudüs’ü ele geçirdi.Daha sonra da Şam’ı aldı.Amacı ise;Şii Fatımi Devleti’ni ortadan kaldırarak hakimiyetini Mısır’a kadar yayıp bu bölgelerde Yabgulu Türkmen Devleti’ni kurmaktı.Filistin bölgesindeki ilerleyişine devam eden Atsız Bey; Mısır’ı ele geçirmek için Fatımi Devleti üzerine yaptığı seferde Kahire önlerinde Fatımi ordusuna yenildi(1077).Atsız Bey’in bu genişleme siyaseti üzerine Selçuklu komutanları;Melikşah’a Atsız Bey’in müstakil bir devlet kuracağını söyleyerek Atsız Bey üzerine kışkırttılar.Atsız Bey’in bu mağlubiyeti üzerine Melikşah, kardeşi Tacüd-Devle Tutuş’u Suriye’ye gönderdi.

    Tutuş,önce Halep bölgesinde kendi durumunu güçlendirdi.Bu sırada Fatımi ordusu Şam’ı işgal etti ve Fatımiler karşısında tutunamayan Atsız Bey;Tutuş’tan yardım istemek zorunda kaldı.Bu fırsatı değerlendiren Tutuş,Şam’ın üzerine yürüdü.Tutuş’un geldiğini duyan Fatımi ordusu ise geri çekildi.Tutuş’da bu fırsattan yararlanarak Şam’a hakim oldu;siyasi rakibi olarak gördüğü Atsız Bey’i bu sırada boğdurdu ve böylece Suriye Selçuklu Devleti’ni kurma yolunda ilkadımını atmış oldu(1077).3



    Melikşah Devrinde Anadolu



    Sultan Alp Arslan’ın ölümü ve oğlu Melikşah’ın Büyük Selçuklu tahtına geçtiği 1072 yılında ya da başka bir değişle 1071 Malazgirt Savaşın’dan sonra Bizans ile yapılan barış antlaşmasının Bizans İmparatoru Romen Diyojen’in ölümüyle bozulunca Alp Arsalan,Türk Emirlerine Anadolu’nun fethini emretti.4Türk Emirleri böylece Anadolu’nun fethi için görevlendirilmiş oldu.Bu Türk Emirleri Sultan Melikşah zamanında da bu görevlerine devam etmişlerdir.Türk Emirleri; Bizans’daki iç karışıklıklardan yararlanarak bazen imparator ile bazen de soylularla işbirliği yaparak hakimiyet alanlarını İzmit’e kadar genişletmişlerdir.Bu sırada Kutalmışoğulları Anadolu’nun güneyinde Birecik ve Urfa taraflarında kendilerine yaşama imkanları sağlamaya çalışıyorlardı.Sultan Melikşah tarafından Artuk Bey’in Anadolu’dan geri çağrılmış bulunması,soylarının yüceliği bakımından onlara her halde Anadolu’da bulunan Türkmen gurupları üzerinde mutlak bir hakimiyet ümidini vermiştir.Nitekim bu ümidleri boşa çıkmadı ve onlar Anadolu da Bizans hududları civarında kendilerine çok uygun bir faaliyet sahası buldular.Amaçları ise bir devlet kurmaktı.Sulatan Melikşah ise Suriyedeki gibi Anadoludaki bu yeni gelişmeyi de zamanında idaresi altına almak için harekete geçmiş ve buraya Emir Porsuk’u göndermiştir.Bu emir,yapılan savaşta Kutalmış oğlu Mansur’u öldürmüş;ancak başka bir sonuç elde edemeyerek geri dönmüştür. Ağabeysinin ortadan kalkmasından sonra Kutalmış oğlu Süleyman Şah’ın durumu güçlenmiştir.Nitekim Süleyman Şah, Bizansdaki taht mücadelelerinden yararlanarak İznik ve etrafındaki kaleleri ele geçirmiş;bunun sonucunda da Türkiye Selçuklu Devleti’nin temellerini atmıştır . Süleyman Şah batıda olduğu kadar doğuda da fetihler yapmış ve daha sonra Ermeni Filaretos’un elinde bulunan Antakya’yı ele geçirmiştir(1084-1085).Onun Marmara sahillerinden Antakya’ya kadar sınırlarını genişletmesi ileride Büyük Selçuklu Devletiyle Çatışmasına yol açmıştır.Nitekim Süleyman Şah’ın Haleb’i işgal etmesi üzerine Melik Tutuş beraberinde Artuk Bey olduğu halde harekete geçti.Süleyman Şah, Halep civarında yapılan savaşta mağlup olup bu savaşta hayatını kaybetmiştir.


    3- DEMİR,Mustafa,’’Büyük Selçuklu Tarihi’’,Sakarya,2004.

    4- SEVİM,Ali,’’Ünlü Selçuklu Komutanları’’TTK,Ankara,1990.

    El-Cezire ve Suriye Olayları



    Suriye Meliki Tutuş, Süleyman Şah ile yaptığı savaşı kazandıktan sonra Halep şehrine yürüdü. Buranın hakimi Şerif el-Huteyti , şehri teslim etmek için Sultan Melikşah’tan emir beklediğini söyleyerek onu oyalamak istedi. Tutuş, buna inanmadı ve Halep’i ele geçirdi(11 Temmuz 1086).Ancak, O iç kaleyi kuşattıysa da almaya gücü yetmedi.

    Sultan Melikşah ise İbn el-Huteyti’nin davetini ve Süleyman Şah’ın ölümünü haber alınca, Halep’e gitmek üzere büyük bir orduyla İsfahan’dan harekete geçti(Eylül 1086); Emir Bozan’ı Urfa’nın zaptıyla görevlendirdikten sonra Caber Kalesini ve Menbic şehirlerini işgal ederek Halep’e doğru yürüdü. Sultan Melikşah, 3 Aralık 1086’da Halep’e hakim oldu.Diğer yandan Emir Bozan da Urfa’yı zapt ediyordu.5 Melikşa; Bozan’ı Urfa valisi tayin ettikten sonra Antakya’ya yöneldi ve burada Süleyman Şah’ın veziri olan Hasan b. Tahir tarafından karşılandı.Sultan Melikşah, bu şehrin idaresini Emir Yağısıyan’a verdi.Antakya’dan Suveydiye’ye kadar ilerleyerek Akdeniz’in suları ile karşılaştı.





    Melikşah’ın Bağdat’a Ziyareti



    Melikşah, daha sonra Süleyman Şah’ın eşini ve çocuklarını beraberine alarak Halep’e döndü ve sonra da Bağdat’a gitti (12 Mart 1087).Halife Muktedi 24 Nisan 1087’de parlak bir kabul resmi ile Sultan Melikşahla tanıştı. Bu merasim sırasında halifenin emriyle Sultan Melikşah’a ‘’Doğu’nun ve Batı’nın hükümdarı’’ alameti olarak iki kılıç kuşatıldı.Ayrıca Sultan Melikşah’ın Isfahan’dan getirilen kızı Mehmelek Hatun, muhteşem bir düğünden sonra halife ile evlendirildi.




    Melikşah Devrinde Kafkasya Harekatı



    Melikşah’ın tahta ilk geçtiği zamanlarda, Gence ve Dovin Şeddadiler’inden III.Fazl, babası II.Fazl’a isyan ederek buranın emirliğini ele geçirmişti(1073-1074).Sultan Melikşah, Onunismen varolan tabiliğini daha da sağlamlaşyırmak gereğini düşünerek Derbend ve Erran’ı kumandanlarının en büyüklerinden biri olan Emir Savtegin’e ıkta olarak vermiştir.1075’te Emir Savtegin beraberindeki Türk kuvvetleriyle o bölgeye gitti.Başlangıçta III.Fazl, ülkesini teslim etmeye gönüllü görünmüyordu;ancak Emir Savtegin’in karşısında duramayarak Gence ve Erran’ı teslim etmek zorunda kalmıştır. Türkler, Erran ülkesinin her tarafına yerleşmiş ve Emir Savtegin’de Gence valisi olmuştur. III.Fazl’a ise Geryan’daki Esterabacı şehri ıkta olarak verilmiştir.Daha sonra Emir Savtegin; naibi Ahmet’i Sultan Melikşah’ın elçisi olarak Bab’a gönderildi. Aralık 1075’te Selçuklu elçisi uç bölgesini Sultan Melikşah’ın, Emir Savtegin’e ıkta ettiğini ve minberlerde hutbenin sultandan sonra Onun adına okunacağını bildirdi.Böylece dört ay hüküm sürmüş olan Bab Emiri Meymun’un, emirliği bırakmak zorunda kalmasıyla bu bölgede gerçek bir Selçuklu hakimiyeti başlamış oldu.Öte yandan Şirvanşah Feriburuz da Bab’ı ele geçirmekten ümidini kesmiş ve Selçuklulara vergi ödeyen bir konuma gelmiştir.Bu sefer sırasında Hazarlar’dan arta kalan topluluklar,Şirvan tarafına gelerek Selçuklulara tabi oldular.1076’da Emir Savtegin’de bunları









    5- GÜZEL,Hasan Celal-BİRİNCİ,Ali,’’Genel Türk Tarihi’’,cilt 3,Yeni Türkiye Yayınları,Ankara,2002.



    bu bölgede Kathan adında bir kasaba yaptırılarak buraya yerleştirmişlerdir.6

    Emir Savtegin,bir süre sonra beraberinde Dovin ve Dmanis; Müslüman ermirler olduğu halde Gürcü kralı II.Giorgi (1072-1089) üzerine yürümüşsede Phartzkhis yakınında yapılan savaşta yenilerek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Emir Savtegin’in Gürcüler karşısında başarısızlığa uğraması Sultan Melikşah’ın bizzat Gürcistan’a gelmesine neden oldu.(1078-1079).Melikşah, Somhet bölgesini istila ettikten sonra Şamşvilde’yi zapt ederek buranın kumandanı Liparit’in oğlu Yoane’yi tutsak aldı ve Kafkasya’ya ,işlerini düzenledikten sonra, Emir Savtegin’e takviye kuvvetleri bırakarak geri döndü. Emir Savtegin,yeni kuvvetlerle tekrar Gürcülere karşı harekete geçerek Şamşvilde ovasına girdi;fakat Gürcü kralı II.Giorgi ‘ye yine mağlup olmuştur.Bunun üzerine Sultan Melikşah, işleri düzene koyması için Türkmen emirlerinden Ahmet’i bu bölgeye gönderdi.Emir Ahmet Gürcü kralını ağır bir yenilgiye uğratmış ve Kars’ı kesin olarak Türk hakimiyeti altına alarak bu bölgede düzeni sağlamıştır(1080).Ayrıca Ebu Yakub ile İsa Böri adlarındaki emirler beraberindeki Türkmenlerle Savşat, Acara, Karthili, Ardanuc ve Kütayis yörelerine hakim oldular.Ertesi yıl bu türk kuvvetleri Çoruh vadisine ve yörelerine dek ilerlediler,hatta Trabzon’u da ele geçirdiler; ancak Bizanslılar bu şehri tekrar geri aldılar.Ayrıca önce kral Giorgi, sonra da Kakheth kralı Agsathan, İsfahan’da bulunan Sultan Melikşah’ın huzuruna giderek bağlılıklarını yinelediler.Emir Savtegin ise bir süre daha bu bölgede kaldı.Sultan Melikşah, daha sonra 1083’ün sonlarında onu ‘’Emir ül hac ve Küfe Emiri’’ne atamıştır.Savtegin , Bağdat’a geldiği zaman , halife Muktedi tarafından huzuruna kabul edildi.Halife, Savtegin’e hil’at giydirmiş ve ihsanlarda bulunmuştur. Savtegin, hastalanınca hiç vakit geçirmeden Bağdat’tan İsfahan’a gitti ve orada öldü(Eylül-Ekim 1084).Sultan Melikşah, Savtegin’den ayrıldıktan sonra Erran bölgesinin yönetimini Yakuti’nin oğlu Kutbeddin İsmail’e verdi. Kutbeddin İsmail, aynı zamanda Azerbaycan valisiydi. Bu sıralarda Erran’daki bu yönetim değişikliğinden yararlanan Şeddadi emiri III.Fazl, isyan etti.Bu durum Sultan Melikşah’ın tekrar Kafkasya’ya yeni bir sefer yapmasına neden oldu(1086).Melikşah’ın seferi sırasında birçok şehir,Selçuklulara tabi olduklarını bildirdiler.Selçuklulara tabiliklerini bilidirenlerden birisi de Ani emiri Ebul Fazl Minuşehr’di. Şirvan Şah Feriburz da itaatini bidirerek yılda 70.000 altın vergi ödemeyi kabul etmişti.Sultan Melikşah ,Şeddadilerin hakimiyetindeki Gencer’in zabtı ve III.Fazl’ın cezalandırılması görevini emir Bozan’a verdi.Emir Bozan şiddetli bir kuşatmadan sonra Gence’yi ele geçirdi ve III.Fazl’ı tutsak aldı.Bu sefer sırasında Bizans elçisi Sultan Melikşah’tan aman dilemeye gelmiştir.Sultan daha sonra Karadeniz sahiline kadar harekatını sürdürmüştür.Bir süre sonra bölge halkının vergiler nedeniyle baskı altında tutulması üzerine Ani Ermeni Patrik ‘inin durumunun düzeltilmesi içinde istekte bulunacaktı.Patrik Barseg, beraberinde prensler ve din adamlarından oluşan bir heyetle İsfahan’a gitti.O,sultana hediye olarak altın ve kıymetli eşyalar götürmüştür.Melikşah, huzuruna kabul ederek ona iltifatlarda bulundu ve arzularını yerine getirdi.



    Diyarbakır’ın Fethi ve Mervaniler’in Ortadan Kaldırılması





    Diyarbakır bölgesinin nüfuzu altında olan Fahrü’d-devle Muhammed b. Cehir, devrinin önemli devlet adamlarından biriydi.Döneminde Silvan ve Amid bölgesi onun siyaseti sayesinde büyük bir önem kazanmıştır. Fahrü’d-devle, 1062’de Bağdat’ta Abbasi halifeliğinin vezirliğine getirildi.1077’de Bağdat’ta mezhep çatışmaları nedeniyle Şafi ve Hanbeli mezheplerinin müntesipleri ve fukahası arasındaki ilişkiler gerildi.Onun bu olayları önleyememesi üzerine Bağdat şahneliğine Gecerayin getirildi. Fahrü’d-devle,Şafi ve Hanbeli



    6- SEVİM,Ali-MERÇİL,Erdoğan,’’Selçuklu Devletleri Tarihi Siyaset,Teşkilat ve Kültür’’,TTK,Ankara,1995.

    mezhepleri arasındaki kavgalara karışması sonucu 1077’de Bağdat’ta yakalandı.1078’de, oğlu Amid’üd-devle vezir olunca Fahrü’d-devle bir müddet sonra 1079’da serbest kaldı.Bu aile,1083’te Nizamülmülk tarafından isfahan’a çağrıldı. Fahrü’d-devle Muhammed b. Cehir İsfahan’a gelince Diyarbakır’ iyi tanıdığını, bölgenin ehemmiyet ve zenginliğini anlatıp Selçuklu siyasetine ters siyaset güden Mervaniler Emirliği’nin sona erdirilip Selçuklu ülkesine katılmasını Melikşah’tan talep etti.Melikşah, Fahrü’d-devle’nin bu isteğini kabul edip Mervaniler üzerine bir sefer düzenledi(1084 İlkbaharı).Bu seferde Mansur, Seyf ‘üd-devle, Sadaka, Artuk Bey, Dilmaçoğlu ve Çubuk gibi komutanların ellerindeki Selçuklu ordusu bulunuyordu.Mervani Nasr’üd-devle Mansur, memleketini kurtarmak için Musul ve El-Cezire hükümdarı Şeref ‘üd-devle’den yardım aldı.Bu durumda Mervanilere yardımda bulunduğu için Şeref ‘üd-devle, Selçuklular karşı zor durumda kaldı ve Fahrü’d-devle ile uyuşma yolları aradı.İki taraf arasında Şeref ‘üd-devle kuvvetlerinin çekilmesini sağlamak ve Türk askerlerinin biraz geriye alınması hususunda anlaşmaya varıldı.Artuk Bey ise Fahrü’d-devle’nin bu anlaşmasına karşı çıktı.Artuk Bey’in güçleri; Çubuk Bey’in komutasında gerçekleştirilen ani bir baskınla,Mervanilere bağlı olan Arapları bozguna uğrattı.Bütün ordu; malzemeleri, at, deve ve koyun sürülerini ele geçirmiş; muhariplerin çoğunu ise yakalamıştır.(1084)

    Bu sefer sonrasında Fahrü’d-devle ve Gevherayin;önce Bağdat’a oradan da Melikşah’ın katına gittiler.Mervani Mansur’a ise Melikşah Bağdat civarındaki yılda 30.000 dinar gelirli Harbi nahiyesini ıkta olarak verdi. Fahrü’d-devle iki yıl kadar ‘’Diyar-Bekir’’ valiliği yaptı ve oranın hazinesini kendi hazinesi haline getirdi.Bunu duyan Melikşah, Fahrü’d-devle’yi görevinden azledip yerine Ebu Ali’yi tayin etti(1090).Sonuçta Diyarbakır’ın düşmesiyle Mervani Devleti ortadan kalktı.

    Şeref ‘üd-devle, Amid isyanı sırasında Mervani aileleriyle işbirliği yapması ve sultan ordularına karşı güç kullanması gibi davranışlarından dolayı denetimi altında bulunan Musul, 1085’te Selçuklu hakimiyetine geçti.Bu gelişmede Bağdat şahnesi Kasımü’d-devle Aksungur ile birlikte Musul’a hareket etti ve Türkmen Beyleri de bu güce dahil oldu.Ardından Melikşah, Nizamülmülk’ün oğlu Müeyedü’l-mülk’ü Rahe’ye Şeref ‘üd-devle üzerine gönderdi. Şeref ‘üd-devle de Sultan’dan af diledi.Bunun üzerine Melikşah, ona eski emirliği geri verdi(Kasım 1085).7



    Tekiş’in İsyanı



    Melikşah’ın kardeşi Tekiş, Belh ve Toharistan bölgesini yönetmekteydi.Sultan, bir ara Herat bölgesine yönelmiş ve akrabalarını ziyaret etmek istemiştir.Bu sırada,Melik Tekiş’te sultanın huzuruna gelerek itaatini bildirdi.Melikşah ona bağışlarda bulunarak hil’at vermiş o da yeniden ,Belh’e dönmüştü.(1074-1075).8 Daha sonra Sultan Melikşah, Rey şehrinde askeri teftiş etti ve bunlar arasında şüphelendiği Türk kıyafetli 7000 askerin ihracını emrettiği zaman vezir ,Nizamülmülk, ‘’Bunların askerlik dışında sanat ve meslekleri yoktur.Eğer bunlar askerlikten ihraç edilecek olursa içlerinden birini seçip işte sultan burada demelerine engel olamayız..Bu takdirde onlarla uğraşmak zorunda kalırız ve ödediğimiz ücretin kat kat fazlasını onları itaat altına almak için sarf etmeğe mecbur oluruz.’’ dedi.Sultan Melikşah, Nizamülmülk’ün sözünü dinlemediğine isyan patlak verdiğinde pişman oldu9.Bu Ermeniler de Busenç (yada Venec)’de Tekiş’in yanına gittiler.Tekiş, ordudan ihraç edilenlerin kendisine







    7- DEMİR,Mustafa,’’Büyük Selçuklu Tarihi’’,Sakarya,2004.

    8-9- SEVİM,Ali-MERÇİL,Erdoğan,’’Selçuklu Devletleri Tarihi Siyaset,Teşkilat ve Kültür’’,TTK,Ankara,1995.



    katılmasıyla güçlendi.İşte bu olay muhtemelen Büyük Selçuklu Devleti’nin başına geçmek isteyen Tekiş’in isyanına sebep oldu(1081-1082).O, süratle harekete geçerek Mervi Rüd, Mervi Şahcan ve Tirmiz gibişehirlere hakim oldu.Ayrıca Tekiş, bir an önce Nişabur’u ele geçirerek Horasan’a hakim olmak istiyordu.İsyan ile ilgili haberler Melikşah’a ulaştığı zaman o , hızla hareket ederek Nişabur’a Tekiş’ten önce girdi.Tekiş, bu durumu öğrenince ilerelemekten vazgeçerek Tirmiz’e kapandı.Melikşah, kardeşini bu şehirde kuşattı.Teliş, Sultan Melikşah’a karşı koyamayacağını anlayınca elindeki tutsakları serbest bırakarak af dileğinde bulundu, sonra da Melikşah’ın huzuruna geldi.Sultan, kardeşini affederek Tirmiz’den ayrıldı.

    Sultan Melikşah, Musul bölgesindeyken tekiş ikinci kez isyan etti(1084-1085).Tekiş’i bu isyana yanındaki adamları teşvik etti.O, bu teşviklere uyarak harekete geçti ve önce Mervi Rüd ve Mervi Şahcan gibi şehirleri zapt etti.Serahs , Mesut b. Yahız et-Türkmeni’nin yönetimindeydi ve o, kendi çabasıyla burayı müstakil bir hale getirmiştir.Tekiş ve adamları Mesut’u bu kalede kuşattılar.Serahs kalesi, bu baskı sonucun da düşmek üzereydi ki bu sırada Nizamülmülk’ün yazısını taklit ederek Mesut b. Yahız ‘a bir mektup gönderdiler.Bu

    mektup’ta Nizamülmülk’ün ağzından ‘’Rey’den yarın sana doğru geliyorum.’’şeklinde yazılmıştır. Bunlar güvendikleri bir casusu çağırdılar ve bol miktarda para vererek Tekiş’in tarafına gönderdiler.Casus yakalanıp Tekiş’in yanına götürüldü, dövülüp ölümle tehdit edildiği zaman mektubu çıkarıp onlara teslim etti. Kendisin Sultan Melikşah ile Nizamülmülk’ün yanından ayrıldığını ve Melikşah’ın askerlerinin gelmekte olduğunu söyledi.Tekiş ve adamları bu mektup’u okuyup casusun sözlerine uyarak hemen yola çıktılar.Onlar, çadır vb. ağırlık yapan eşyalarını bırakarak hemen Serahi önlerinden ayrıldılar.Tekiş, önce Merv’e girmek istemişse de şehir halkı kapıları kapatarak savaştılar.Bunun üzerine O, Venec kalesine çekilmek zorunda kaldı.Bu olayalar karşısında Sultan Melikşah, beraberinde, Artuk, Bozan, Porsuk, Kumaş ve Ayaz gibi ileri gelen emirleri ile Musul’dan süratle ayrılarak harekete geçmiş, önce Rey’e daha sonra da Nişabur’a ulaşmıştır.Sultan Melikşah daha sonra Tekiş’i yakalamak için ordusuyla ilerledi ve Emir Bozan komutasındaki Sultanın öncüleri Serahs’a gelmiştir.Burada Mesut b. Yahız ile Bozan ve Porsuk’un askerleri birleşerek Tekiş’i izlediler.Sonunda Tekiş, sığınmış olduğu Venec kalesinden zorla indirildi(2 Ekim 1085).10 Ardından gözlerine mil çekilerek Damegan’daki Firuzkuh kalesine gönderildi.Böylece kendisine fetihler sırasında engel olan önemli bir rakibini ortadan kaldırıyordu.





    Melikşah Devrinde Karahanlılarla ilişkileri



    Sultan Melikşah, batıda olduğu kadar doğuda da Selçuklu Devleti’nin topraklarını genişletiyordu.Doğudaki Karahanlılar üzerine yapılan seferlerin dış görünüşü, Batı Karahanlı hükümdarları Ahmed Han’ın halkı ile arasındaki geçimsizlik,hakının Sultan Melikşah’ı ülkeye davetine yol açmıştır.Sultan Melikşah’ın asıl amacı bütün İslam ülkelerini nüfuzu altına almaktır. Bu fırsatı kaçırmak istemeyen Melikşah,(1088-1089) yılı başlarında sefere çıkarak Buhara’yı aldı; daha sonra Semerkand’ı işgal etti.Ahmed Han, Melikşah’a karşı güç yetirmeye çalışmışsa da şehir, Selçuklu ordusu tarafından ele geçirilmiş ve Ahmed Han’da esir edilerek İsfahan’a götürülmüştür.Böylece Batı Karahanlı Devleti; Selçuklulara bağlanmış oldu.Sultan Melikşah, Semerkand’dan Özkend’e kadar ilerleyerek Doğu Karahanlı hükümdarı









    10- SEVİM,Ali-MERÇİL,Erdoğan,’’Selçuklu Devletleri Tarihi Siyaset,Teşkilat ve Kültür’’,TTK,Ankara,1995.



    el-Hasan b. Süleyman’ı da hakimiyetini tanımak zorunda bıramıştır.Sultan Melikşah, her iki Karahanlı Devletini hakimiyetine aldıktan sonra 1090 yılında İsfahan’a döndü.Fakat, aynı yıl içerisinde Karahanlı ordusunda önemli bir yeri olan Çiğililer’in sebep olduğu isyan , Sultan Melikşah’ı ikinci defa sefere mecbur etti. Melikşah, bu seferi sonucunda yeniden Karahanlı ülkelerini itaati altına almıştır.



    Melikşah’ın Bağdad’ı İkinci Ziyareti



    Sultan Melikşah, 1091’de Bağdad’ı ikinci kez ziyaret etmiştir.Bu ziyaret sırasında birçok Türk beyini yanına çağırarak onlarla yeni yapacağı fetihleri görüşmüştür.Bu sırada Sa’dü’d-Devle; Gevherayin idaresinde, kumandanlardan Turşek ve Yarınkuş Yemen ve Adnen’in fethi ile görevlendirildi. Emir Turşek, önce Hicaz’a geldi; sonra güneye inerek Yemen Kıtasına akınlara başlamışsa da bir hafta gibi kısa bir süre içerisinde çiçek hastalığına yakalanarak ölmüştür.Yerine geçen Yarın kuş, hızla Yemen ve Adnen bölgesini Selçuklu toprakları içerisine katmıştır.



    Batıniler ile Mücadeleler



    Sultan Melikşah devrinin önemli sorunlarından biri de Selçuklu imparatorluğu içerisinde Batıni faaliyet merkezlerinin ortaya çıkmasıdır.Batıniler’den Hasan-ı Sabbah, gizli olarak yürüttüğü faaliyetler sonucunda Kazum yakınlarındaki Elburz dağlarında Alamut kalesini ele geçirmiştir(4 Eylül 1090).Sultan Melikşah, Alamut ve Kuhistandaki Batıniler karşı Yoruntaş, ve Kızılsarıg gibi kumandanlarını göndermiştir. Ancak, bu sıralarda Sultan Melikşah’ın vefat etmesi nedeniyle Batıniler karşı sürdürülen harekat durdurulmuştur(1092).





    Melikşah ile Nizamülmülk Arasındaki Gerginlik ve Vezirinin Ölümü



    Sultan Melikşah ile veziri Nizamülmülk’ün zamanla arası açılmıştır.Bunun çeşitli sebepleri vardır.Sultan Melikşah’ın eşi Terken Hatun, dört yaşındaki oğlu Mahmud'u velihad yapmak istiyor, Nizamülmülk ise velihad olan Berkyaruk’u destekliyordu.Tabi bu durum; Terken Hatun’un onun alehinde çalışmasına yol açmıştır.Ayrıca Nizamülmülk’ün oğulları, torunları, ve damatları devletin birçok kademelerinde görev almışlar, taşkınlıklar yaparak Sultan Melikşah ‘ın adamlarına tecavüzlerde bulunmuşlardır. Nizamülmülk’ün yerine göz dikenler mesela; Terken Hatun’un veziri Tacül-mülk Ebu’l-Ganaim de anlaşmazsızlığa yol açacak tahrikler yapmaktaydı.Batınileri sürekli olarak izlemesi , Hasan Sabbah ve adamlarının da ona kin beslemelerine sebep olmuştur.Sultan Melikşah, ikinci defa Bağdad’a giderken Nizamülmülk’de onu takip etti ve bu yolculuk sırasında Nihavend yakınlarındaki Suhne mevkisinde Nizamülmülk, bir Batınili fedayi tarafından katledilmiştir.(14 Ekim 1092).11











    11-GÜZEL,Hasan Celal-BİRİNCİ,Ali,’’Genel Türk Tarihi’’,cilt 3,Yeni Türkiye Yayınları,Ankara,2002.















    .



    Melikşah’ın Ölümü ve Şahsiyeti



    Sultan Melikşah, Bağdad’da iken torunu Ca’fer’i Halifelik velihadı ilan etmek istemiş, bu sebeple de Halife Muktedi ile arası açılmıştır.Sultan Melikşah da bu yüzden Halife Muktedi’den acele Bağdad’ı terk etmesini emretmiştir.Ancak Bu emri uygulamaya geçmeden evvel; Sultan Melikşah, zehirlenerek öldürüldü(19 Kasım 1092). 12 Bu zehirlenme olayında; Halifeden intikam almak isteyen Nizamülmülk’ün taraftarlarından ve oğlunu sultan yapmak isteyen Terken Hatun’dan şüphelenilmiştir.Sultan Melikşah, otuz sekiz yaşındayken ölmüş ve geride Kaşgar’dan Boğaziçine ;Kafkaslar’dan Yemen ve Adnen ‘e kadar uzanan büyük bir imparatorluk bırakmıştır.



    Sultan Melikşah, 6 Ağustos 1055’te doğmuştur.Büyük Selçuklu Devleti’nin topraklarını en geniş hale getirdiği için kendisine ‘’Ebu’l-Feth’’ (fetihlerin babası yada pek çok fetih yapan)lakabı verildi.Sahip olduğu bazı üstün hususiyetler sebebiyle özel bir eğitim ve öğrenim gösterilerek yetiştirilmiştir.1064-1065 Gürcistan seferinde bulunarak küçük yaşlardan itibaren devlet idaresi ve orduyu sevk etme becerisi kazandı.



    Sultan Melikşah, Türk-İslam hükümdarları arasında asırlarca azametin ve adaletin bir örneği olarak övülmüş ve O, da babası gibi ’’Adil Sultan’’ lakabıyla anılmıştır.Sultan Melikşah’ın adaleti, din ve mezhep farkı gözetmeden bütün halkına şefkatli davranması Müslüman ve hristiyan kaynaklarında da dile getirilmiştir.Melikşah’da bütün Selçuklu hükümdarları ve beyleri gibi İran edebiyatını şiirini severdi.Ayrıca, alim ve şairleri de himaye edip onları korumuş ve desteklemiştir.Eski Türklerde dini kökenli olan sürgün avlarına Melikşah’da çok düşkündü.Sultan Melikşah, her avladığı hayvan sayısı kadar da sadaka verirdi.13







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi