Pamuktan neler olur

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Pamuktan neler olur ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Pamuktan neler olur





  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: pamuktan neler olur

    pamuktan neler olur


    Tarım sektöründe önemli bir kesim geçimini pamuktan sağlarken pamuğa dayalı sektörler olan dokuma, iplik ve yağ sanayilerinde hammadde kaynağı durumundadır. Pamuk; tarımı ve sanayisi ile geniş bir iş alanı sağlarken lifi ile tekstil sanayisine, çiğiti ile yağ sanayisine, küspesi ile hayvancılık sektörüne, ihracatı ile dış ticaretimize çok önemli katkıları olan endüstriyel bir ürünümüzdür.

    Pamuk Taksonomisi, Bitki Özelikleri, Toprak İsteği, Ekim, Bakım ve Gübreleme

    Hem lifi hem de yağı için yetiştirilen pamuğun lifleri sanayiinin temel hammaddesidir. Malvaceae familyasından Gossypium cinsine ait 20 tür vardır.

    Bunun dört tanesi kültür türü olup, ikisi yeni dünya, ikisi eski dünya pamuğu olur.
    1. Eski Dünya Pamukları (Gossypium herbaceum ve Gossypium arboreum)
    Dünyada ilk kültüre alınan pamuklardır. Her iki türde diploid olup, 2n = 26 kromozomludur. Lifleri kısa (18 – 23 mm) ve kalın, kozaları kapalı, verimleri düşük, daha çok dolgunluk ve kaba iplik dokuma amacı ile kullanılırlar. Soğuğa dayanıklı olmaları nedeniyle elverişsiz iklim koşullarına sahip bölgelerde yeni dünya pamuklarının yerine tercih edilmektedir. Ancak lif uzunlukları kısa olduğu için dokuma kalitesi iyi değildir.


    2. Yeni Dünya Pamukları (Gossypium hirsitum ve Gossypium barbadense)
    Her iki türde tetraploid olup, 2n = 52 kromozomludur. Açık kozalıdırlar. Üzerinde tarımı en fazla yapılan pamuk türü olup, Amerikan “Upland” pamuk çeşitleri bu grupta yer alır. Sıcak ve sulama imkanı bol olan bölgelerde yetiştirilmektedir. Tekstilde çok ince iplik ve dokumalar hariç normal kalite için uygundur.
    Güney Doğu Anadolu’da 289.000 hektar, Ege’de 256.000 hektar, Çukurova’da 170.000 hektar ve Antalya’da 18.000 hektar pamuk ekim alanı vardır. En yüksek lif verimi 117 kg/da ile Ege Bölgesi’nden, en düşük lif verimi 102,7 kg/ha ile Çukurova Bölgesi’nden alınır.
    Dünya pamuk lifi üretiminde yedinci sırada olmamıza rağmen gelişen dokuma sanayiimizin talep ettiği miktarı karşılamada yetersiz kalmadığı için her yıl pamuk lifi ithal etmek zorunda kalmaktayız.
    Pamuk bitkisi tek yıllık, kazık köklü, sap üzerinde almaşıklı olarak dizilmiş 3 – 5 parçalı yaprakları olan bir bitkidir. Ana ve yan dallarda her yaprak koltuğunda 2 tip tomurcuk çıkar. Tam ortadan çıkan merkezi tomurcuk odun dalı, yandan çıkan lateral tomurcuk ise, meyve dalı meydana getirir. Meyve dalları ana sapa dik olacak şekilde zikzaklı gelişirler, her birinin üzerinde 1 – 8 adet arası çiçek oluşur. Çiçek tomurcuğuna tarak denir ve her bir tarağın dışında 3 adet üçgen şeklinde çanak yaprak, bunların altında gerçek çanak yaprağı bulunur. Ayrıca 5 adet taç yaprak, 40 –50 adet erkek organ ve 3 – 5 karpelli (6 – 10 gözlü) yumurtalık vardır. Her bir göz bir tohum oluşturur. Bin tane ağırlığı ortalama 80 –125 gr kadardır. Pamuk kendine döllenen (outogam) bir bitki olmasına karşın, rüzgar ve böcek yoğunluğuna göre yabancıda tozlaşabilir.


    Türkiye’de her yıl pamuk ekimi yapılan bölgelerde yaygın olarak aynı tarlada sürekli pamuk yetiştirilmekte, çok az pamuk – buğday – pamuk ekim nöbeti uygulanmaktadır. Pamuk; havalanması, drenajı iyi olan 6,5 – 7,5 ph’ya sahip tınlı, tınlı – kum ve killi – tınlı olan alüviyal topraklarda iyi yetişebilmektedir.
    En iyi pamuk ekimi kombine mibzerlerle yapılır. Pamuk tohumları ekildikten sonra gelen yağışlarla toprak kaymak tutmuş ise tabakası kırılmalıdır. Pamuk yetiştiriciliğinde en ekonomik gübreleme, dekara 8 kg saf N, 5 kg saf, P2O5 ve 4,5 kg saf K2O verilmelidir. Belli başlı pamuk hastalıkları olarak fide hastalıkları ile solgunluk hastalığı, köşeli yaprak leke hastalığı başta gelir. Pamuk zararlıları ise beyaz sinek, yaprak biti, kırmızı örümcek, yaprak piresi ve yaprak kurdudur.


    PAMUĞUN KULLANILDIĞI ALANLAR
    İplikçilikteki klasik kullanışı dışında pamuğun kimya sanayisinde, yağ sanayisinde ve suni tekstil maddeleri yapımında geniş bir kullanım alanı vardır. Bunun sebebi saf bir selüloz kaynağı olmasıdır. Ayrıca taranmış halde hidrofil pamuk olarak tedavi maksadıyla da kullanılır. Pamuğun küspesi ise hayvan besiciliğinde kullanılmaktadır. Görüldüğü üzere pamuk ihracatı ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır.


    LİF BİTKİSİ OLARAK PAMUK
    Pamuk çok önemli bir lif bitkisidir. Pamuk lifi, pamuk mahsulünün ekonomik değerinin % 85’ini teşkil etmektedir. Pamuk lifi tekstil sanayisinde hammadde olarak kullanıldığı için büyük önem taşımaktadır. Sentetik ve rejenere lif üretimindeki artışlar nedeniyle toplam lif üretimindeki payı oluşmaktaysa da, pamuk lifi özelliklerinde yapay lif elde edilemediğinden vazgeçilemez bir lif bitkisi olan pamuk ekonomik olarak Türkiye’de ve dünyada ki önemini korumaktadır. Lif karakterlerine göre pamuklar dört grup altında toplanırlar.


    1) Kısa Lifli : Bu pamuklar kısa ve kalın olduklarından kaba mamullerin yapımında kullanılır. Dünya toplam pamuk üretiminde % 5 – 10’unu kapsar.
    2) Orta Lifli : Dünya üretiminin % 80 – 85’ni kapsar.
    3) Uzun Lifli : Dünya üretim miktarları yaklaşık 1,8 Milyon tondur. Ancak ülkemizde pek kullanılmamaktadır.
    4) Çok Uzun Lifli : tekstil endüstrisinde ince mamullerin yapımında kullanılır. Ancak yetiştirilmesi için özel iklim şartlarına ihtiyaç vardır. Ülkemizde pamuk pazarlamasında sadece lif derecesi dikkate alınmaktadır.


    TÜRKİYE’DE PAMUK ÜRETİMİ
    Türkiye’de pamuk üretimine baktığımızda beşer yıllık dilimler dikkate alındığında, sürekli bir artış trendi göze çarpmaktadır. Şu anda dünya üretim sıralamasında altıncı sırada yer alan Türkiye pamuk üretiminin nereden nereye deldiğini daha iyi göstermektedir. Üretimdeki bu artışla beraber sevindirici diğer bir husus birim alandan elde edilen veriminde artış göstermesidir. Üretimde ve verimde gösterilen bu başarı ve gelişme tohum ıslahı, gübre kullanımı, sulama, hastalık ve zararlılarda mücadele ve yetiştirme tekniklerindeki gelişmelerden kaynaklanmıştır.


    TÜRKİYE PAMUK ÜRETİM BÖLGELERİ
    1. Ege Bölgesi : Gediz, Büyük – Küçük Menderes ve batı Akdeniz Havzaları
    2. Çukurova Bölgesi : Seyhan, Ceyhan, Asi havzaları
    3. Antalya Bölgesi : Antalya, Finike, Kalkan, Serik, Manavgat ve Alanya Ovaları
    4. Diğer Bölgeler : Güney Doğu, Meriç, Susurluk; Aras, Dicle, Fırat havzaları
    Ege Bölgesinde Üretim : Yurdumuzda en kaliteli diyebileceğimiz pamuk bu bölgemizde üretilmektedir. Bölge pamuğuna olan yurt içi ve yurt dışı talepte bunu doğrulamaktadır.
    Çukurova Bölgesinde Üretim : Çukurova bölgesinde üretim son yıllarda etkili olan hastalık ve zararlıların etkisiyle, bu bölgemizde pamuk ekiminin ekonomik olmaktan çıkması nedeniyle düşmüştür. Bu bölgede olaydan en fazla etkilenen ilimiz pamuk depolarından biri olan Adana ili olmuştur.


    TÜRKİYE PAMUK TÜKETİMİ
    Nüfus artışıyla birlikte günün şartlarına göre değişkenlik arz eden tüketim miktarları yıldan yıla sürekli artış göstermektedir. Bir endüstri bitkisi olan pamuk dokuma, tekstil ve yağ sanayisinin hammaddesidir. Özellikle ülkemizde bu alandaki fabrikaların artışıyla pamuk tüketimi artmaktadır.


    TÜRKİYE PAMUK İHRACAT ve İTHALAT DEĞERLERİ
    Yıllara göre ihracat ve ithalat rakamlarımız incelendiğinde, karşılaşılan ilk önemli nokta yıllara göre çok büyük dalgalanımların görülmesidir.
    Pamuk ihracatının getirisi kilogramda 1 $ iken, pamuk ipliğinin 3 $ pamuklu konfeksiyon ürünlerinin ise 20 $’dır. Türkiye ihracat gelirlerini artırabilmek için pamuk gibi hammadde değil, pamuğun işlenmiş ürünlerinin ihracatına önem vermelidir.
    Hem ihracattaki hem de ithalattaki bu dalgalanmalar uygulanmakta da ekonomik politikalardan kaynaklanmaktadır. Devlet tarafından saptanan fiyatlarla dünya fiyatları arasındaki uyumsuzluk zaman zaman önemli ölçüde pamuk hammaddesinin ihraç edilmesine, bazı yıllarda ise milyonlarca dolar ödenerek pamuk ithal edilmesine sebebiyet vermektedir.


    PAMUK SANAYİ
    Pamuk, dokuma, tekstil ve yağ sanayiinin hammaddesidir. Türkiye’nin ekonomisine ihracatı ile büyük katkı sağlayan pamuk bu sanayi kollarında hammadde olarak kullanılmasıyla da büyük önem taşımaktadır.


    A. PAMUKLU DOKUMA SANAYİ
    Türk tekstil sanayi Cumhuriyetin kurulmasından hemen sonra faaliyete başlamış, ilk aşamada Sümerbank tarafından dokuma ve eğirme alanlarında yatırımlar yapılmıştır. Türkiye 1920’li – 30’lu yıllarda yeterli işletme kapasitesine sahip olmadığı için hem pamuk ihraç edip hem de işlenmiş ürün ithal eden bir ülke konumunda idi. Özellikle 1950’li yıllarda önemli aşama kaydeden Türk Tekstil Endüstrisi kendi pamuğun büyük ölçüde işleme kapasitesine sahip olarak dünya pazarlarında güçlü bir ülke konumuna gelmiştir. Dışa açılma savaşı veren Türk sanayisinin en önemli ve en sektörlerinden birisi tekstil sektörüdür. Pamukta hammadde bu sektörün temel taşı özelliği korumaktadır. Bu açıdan devletin pamuk üretimine ve üreticisine özel önem vermesi gerekmektedir.


    B. PAMUK İPLİĞİ SANAYİ
    Pamuk ipliği sanayi hem bez, havlu, örgü ve halı dokumacılığında kullanılmaktadır. Yurt içi pamuk üretim, maliyet ve satış fiyatlarının yüksekliği bazı ülkelerin kota uygulaması gibi nedenler pamuk ipliği ihracatının azalmasına neden olmaktadır. Pamuk ipliği yapılmasının en önemli nedeni ise, iplik fiyatlarının yurt dışı pazarlarda, yurt içine oranla daha düşük olmasında ve yurt içi fiyatların dış fiyatlarla dengelenmek istemesinden kaynaklanmaktadır. Geçmiş yıllardaki ham pamuk ihracatı yerini son yıllarda iplik, bez ve konfeksiyon ihracatına bırakmıştır.


    C. PAMUK YAĞI SANAYİ ve ÇİĞİT
    Bitkisel yağ üretimimizde önemli payı olan ürünlerden birisi de pamuk tohumunun çekirdeği olan çiğittir. Çiğit pamuğun yan ürünü olması sebebiyle üreticiye ek gelir sağladığından üreticinin ekim tercihini pamuk yönünde kullanmasına da olumlu yönde etki etmektedir. Pamuk tohumunda % 18 – 20 oranında yağ elde edilmekte olup pamuk bitkisi ağırlık olarak liften çok çiğit vermektedir. Pamuk tohumundan yağ çıkarıldıktan sonra geriye kalan proteine zengin küspe hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir. Pamuk yağı ihracatımızın büyük kısmı İsrail’e olup, ithalatın büyük kısmı ise ABD’den yapılmaktadır.

    YILLARA GÖRE TÜRKİYE PAMUK ÜRETİM ve VERİM DURUMLARI
    YILLAR ÜRETİM (ton) VERİM (kg/ha)
    1980 500.000 744
    1985 518.000 785
    1990 654.000 1,021
    1995 837.114 1,129
    2001 1.909.000 280,7
    (pamuk çiğiti)
    2001 876.000 (pamuk lifi)

    TÜRKİYE’DE PAMUĞA AYRILAN EKİM ALANLARI (Hektar)
    YILLAR EKİM ALANLARI
    1980 671.700
    1985 660.000
    1990 641.253
    1995 741.402
    2001 680.000

    2001 YILI DÜNYA PAMUK ÜRETİMİ
    Pamuk Ekim Alanı 33.978.922 ha
    Pamuk Verimi 175,7 kg/ha
    Pamuk Üretimi 59.726.120 ton

    TÜRKİYE’DE PAMUK TÜKETİMİ
    YILLAR TÜKETİM (ton)
    1990 540
    1995 1.000.000
    2001 1.415.269

    2000 YILI TÜRKİYE İTHALAT ve İHRACAT DEĞERLERİ
    İthalat 566.784 ton
    İthalata Ödenen Döviz 676.575.000 bin $
    İhracat 27.515 ton
    İhracattan elde edilen gelir 36.270.000 bin $


    TEKSTİL ENDÜSTRİSİ VE TÜRKİYE’DE PAMUK TÜKETİMİ
    Tekstil İhracatı
    Türkiye dünya çapındaki pamuk endüstrisinde önemli bir güçtür. Çin, Amerika, Hindistan, Pakistan ve Özbekistan’dan sonra pamuk tiftiği üretiminde altıncı sıradadır. Bu altı ülke 1996-1997 yılları pamuk üretiminin %76’sını karşılamıştır.
    Türkiye tarımında pamuk önemli bir üründür. Üretim değeri açısından ekin endüstrisinde liderlik konumundadır (1996’da Amerika’da toplam tarla ürünlerinin %11 yada 1.3 milyar $ ‘ı kadardır).
    Türkiye’nin pamuk tüketimi tekstil ihracatı ile yürütülür. GNP’nin %7’si ve endüstri işçiliğinin %28’inin de katılmasıyla tekstil Türkiye ekonomisinin anahtar sektörü haline gelmiştir. Bu sektör yüksek dinamiklidir ki firmaların %93’ü özelleştirilmiştir. Ayrıca tekstil ihracatları oldukça önemli yabancı gelir kaynaklarıdır.
    1980-1998 periyodu üretim, tekstil ihracatı ve giyimde hızlı bir gelişime tanıklık etmiştir. 1980 ve 1990 yılları arasında iplik ve dokuma üretimi iki katına, giysi üretimi dört katına çıkmıştır.
    Bu büyümenin altında yatan faktörler arasında önceki ithalat stratejilerin yerine gelişen ihracat ve liberal ekonomiyi amaçlamış yapısal reform serileri vardır. Eğirme, dokuma ve giyim endüstrilerinin modernleştirilmesinde özel sektörün sürekli yatırımları katkıda bulunmuştur.


    Pamuğun Fabrika Kullanımı
    Türkiye tekstil üretiminin önemli bir bölümü pamuktan sağlanmaktadır. Toplam eğirme kapasitesi yaklaşık olarak 1.4 milyon ton olarak tahmin ediliyor ki bunun yaklaşık 1.1 milyon tonu pamuktan, geri kalanı da sentetikten sağlanır.
    Tekstil üretimindeki gelişmenin bir sonucu olarak yirmi yıldan fazla bir süredir pamuğun fabrikalardaki kullanımı güçlü bir artış göstermektedir. 1990’dan 1997’ye kadar pamuğun fabrika kullanımı yıllık %10.4 oranına yükselmiş v e1.1 milyon tona ulaşarak yedi yıl içinde bu oranı ikiye katlamıştır. Tekstil endüstrisi yerel pazarlarda pamuğun bulunabilirliğinden yararlanmaktadır. Seksenlerin ortalarına kadar tekstil endüstrisi talepleri tamamen yerel üretimle karşılanmıştır.


    Son Tüketim
    Pamuğun toplam lif kullanımdaki payı %50.8’dir ki bu da dünya ortalaması olan %43’ten daha yüksek bir rakamdır. Bu rakamın 2005 yılına kadar yaklaşık olarak aynı kalacağı tasarlanmaktadır 2005 yılında pamuğun son tüketiminin yıllık %1 oranında büyüme göstereceği tahmin edilmektedir.


    PAMUK ÜRETİMİ
    Türkiye’de pamuk ekimi genellikle Mart ve Mayıs ayları ortalarında yapılır. Hasat ise çoğunlukla Ağustos ortalarında başlar ve Kasım’a kadar devam eder. Türkiye’deki pamuk ekiminin büyük bir kısmı üç ana bölgede yapılır: Ege Bölgesi, Güneydoğu ve Çukurova. Pamuğun küçük bir kısmı da Antalya ve Antakya’da yetiştirilir. Ege Bölgesi’nde yetiştirilen pamuğun genellikle en yüksek kalitede olduğu düşünülür ve yerel tekstil endüstrisinde tercih edilir.
    Geçen otuz yıldaki üretim kazancı büyük ölçüde artan ürünlerin bir sonucudur. Türkiye’nin doğusunda sulanmış pamuk üretiminin yaygınlaşması ortalama ulusal hasılat kazancının büyüklüğüne bağlıdır. Ulusal üretimdeki tüm gelişmelerin de gözönüne alınmasıyla bu bölgedeki üretim seksenlerin başında sıfır iken doksanların ortalarına kadar 300 bin tona yükselmiştir. 1980’den 1997’ye kadar pamuğun verimi yaklaşık %60 oranında artmıştır. Ayrıca buna paralel olarak fabrika kullanımı da %300’ün üzerine çıkmıştır. Yerel üretimdeki artış tekstil imalatı sektöründeki artan talebi tam olarak karşılayacak ölçüde yeterli değildir. Bunun sonucu olarak da ithalatta artış gerçekleşmektedir.
    Temel Eksiklik ve Yeterlilikler
    Özellikle yarı garantili Pazar sağlayan tekstil endüstrisinden artan taleplerle Türkiye pamuk üretimi birçok avantaj sağlamıştır. Gelişen diğer bir faktör ise Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) altında Güney doğudaki geniş alanların sulanabilme elverişliliğidir. Bu alanlar orta pamuk tarımı için güçlü bir potansiyeldir.. devlet, üretici fiyatlarına yaptığı dikkate değer destekle pamuk üretimi için elverişli bir ortam sağlamayı başarmıştır. Yarı resmi olan tarım ürünleri satış kooperatifi devlet tarafından belirlenen fiyatlarla kendi üye çiftçileri tarafından üretilen pamukları satın alır. Uluslar arası pamuk fiyatları Türkiye üretim maliyetinin altına düştüğünde hükümet üreticilerine prim verebilir.
    Yukarıdaki avantajlara rağmen Türkiye’deki pamuk üretimi günümüzde birçok kısıtlama ile yüz yüzedir. Hasat nedeniyle giderek artan yüksek işçilik maliyetin sonucu olarak, çiftlik işçiliğindeki kısıtlamanın büyümesi en büyük problemdir ki toplam üretim maliyetinin %40’ı olduğu tahmin edilmektedir. Pamuk üretiminin diğer ürünlerden daha yoğun oluşu gibi yüksek sermaye maliyeti de başka bir engeldir. Bu çalışanların el işçiliğinden makine hasadına geçişine de engel olmaktadır. Diğer bir kısıtlama da yüksek enflasyon oranlarıdır. Sonuç olarak tekstil firmalarının maliyeti düşürmek amacıyla pamuğu sentetik liflerle karıştırmaları başka bir problem olacak gibi görünmektedir.


    TÜRK TEKSTİL VE PAMUK ENDÜSTRİSİNE BAKIŞ
    Türkiye’nin pamuk üretimi ve ticaretinden beklentileri büyük ölçüde gelecek tekstil üretimine bağlıdır. Genellikle yüksek maliyetli lifler tekstil sektöründe karşılaşılan zorluklara yenilerini eklemektedir. Yüksek enflasyon oranları ve nispeten yükselen işçilik ve sermaye maliyetleri de tekstil endüstrisini etkilemektedir.
    Ancak genel yavaşlama sürekli olacak gibi görünmektedir. Rekabetçi Türk Giyim sektörü geçen 15 yıldan fazla zamandır yapılan yenileme çabaları ve önemli yatırımlar sayesinde aynı kalmayı başarmıştır. Gümrük Birliği ve Avrupa Birliği Türk tekstiline 370 milyonluk tüketici pazarına giriş imkanı sağlamıştır. Çünkü Türkiye tekstil ticaretinde Avrupa Birliği üyesi gibi muamele görmekte ve Avrupa Birliği üyelerine yapılacak tekstil ihracatları da hiçbir şekilde sınırlanmamaktadır.
    Eğer kalite ilerletme ve yenileme çabaları sürerse Türkiye’nin net pamuk ihracatının 2005’e kadar yıllık %5 oranında büyüme göstereceği ve fabrika kullanımının 1.25 milyon tona ulaşılacağı bekleniyor. Anahtar soru pamuğa karşı artan talebin gelecekte büyüyecek olan yerel üretimi yada artacak olan ithalatları karşılayıp karşılayamayacağıdır.
    Pamuk üretimi Güneydoğu Anadolu’da da yaygınlaşmaktadır ve Güneydoğu Anadolu Projesi’nin bir sonucu olarak da daha da ilerlemesi beklenmektedir. Kent ve kırsal kesim geliştirme projesi Türkiye’nin güney doğusundaki tüm yaşam standartlarını geliştirmeyi amaçlar. Ancak GAP’ın tamamlanma adımları ilk planlandığında daha yavaş olursa pamuk üretimindeki artış tekstil endüstrisindeki ihtiyacı karşılamak için yeterli olmayacaktır. Bu durumda Türkiye uzun süre boyuncu pamuk tiftiği ithalatçısı kalacaktır.
    Ayrıca pamuktan giysi iplik vb şeyler üretilir.
    Morfoloji [değiştir]

    Pamuk bitkisi kök, sap, yaprak, çiçek ve tohumdan oluşmaktadır. Tür ve varyetesine göre 60-120 cm, ağaç halinde olanlar ise 5-6 m boylanabilir. Pamuk 30-100 cm derine, 50-80 cm yanlarına uzanan kazık köke sahiptir. Toprak yüzeyinin 8-10 cm altında ilk yan kökler meydana gelir Bunlar yatay olarak büyürler. Yan köklerin sayıları 3-4 tanedir. Her biri tekrar dallanarak etrafa yayılır. Epidermis hücrelerinin dışa doğru uzaması ile sayısız emici tüyler meydana gelir. Genel olarak kök toprakta dik olarak ya da bir süre sonra zigzag çizerek devam eder. Uygun koşullarda kök uzunluğu 1.5 m ye kadar ulaşabilir.
    Afrika’da, çok yıllık ağaç şeklinde olan pamuk çeşitleri de vardır. Pamuk gövdeleri dik, dallanmış ve çok tüylüdür. Yapraklar uzun saplı, parçalı ve tabanı kalp şeklindedir. Çiçekler saplı ve yaprakların koltuğunda tek tek bulunur. Dış çanak yaprakları üç parçalı, taç yaprakları ise beş serbest parçalıdır. Meyve, olgunlukta açılan veya kapalı kalan, 3-5 gözlü bir kapsüldür. Bu kapsüle koza da denir. Her gözde siyahımsı renkli, oval şekilli ve üzeri uzun, sık ve beyaz renkli tüylerle örtülü 5-10 tohum bulunur. Pamuk tohumu, etrafındaki bu tüy veya liflerle beraber `kütlü` adını alır.
    Tarih ve etimoloji [değiştir]

    Arkeolojik kanıtlar gerek Hindistan gerek Güney Amerika'da birbirinden bağımsız olarak 6000 ila 7000 yıl önce pamuğun değişik türlerinin tarımının yapıldığı ve giyimde kullanıldığını göstermektedir. Eski dünyaya pamuk Hindistan'daki Harappa uygarlığından gelmiştir. Mezopotamya'dan da Eski Mısır'a geçmiştir.)
    Pamuğun Arapça'daki ismi olan kutun ('al kutun') İngilizce'ye cotton, İspanyolca'ya algodón olarak geçmiştir. Pamuk için Türkiye'de yerel olarak üreticilerin kullandığı 'pambuk','bambuk' adının da, bugün kuzey Suriye'de yer alan Manbij şehrinin (Hierapolis Bambyce ya da Bambyke) başka dillerdeki değişik söylenişinden geldiği muhtemeldir. (Arnold Toynbee, Turkey: A Past and a Future, dipnot.50)
    Pamuk, alüvyonlu ve kuvvetli toprakları sever. Derin sürülmüş ve iyi gübrelenmiş topraklara ekilir. Ekim; sıcak bölgelerde şubat, soğuk bölgelerde mart-nisan aylarında yapılır. Ağustos ve eylülde hasat edilir. Pamuk için en büyük tehlike yağmurlardır. Yağmurlar, verimin ve kalitenin düşmesine sebep olur.
    Türkiye’de M.Ö. 330 yılına dek geriye giden uzun bir tarihçesi olmasına karşın asıl gelişmesini 11. yüzyılda Selçuklu Türkleri, 14. Yüzyılda Osmanlı Türkleri zamanında olmuştur. Türkiye Cumhuriyetin ilanından sonra ise pamuk tarımına büyük önem verilmiştir.
    Pamuk çeşitleri [değiştir]

    Türkiye'de yetiştirilen pamukların tamamı orta lifli pamuklar olup birçok çeşidi kullanılmaktadır. Yaygın olanları; akala, Stoneville 453, Carolina Quin, Çukurova 1518, Sayar 314, Nazilli 84, Nazilli 87, Maraş/Erşan 92,Ege 7913 Carmen,Flora,Celia,Candia,Julia,Beyaz Altın 119, BA308,Diamond çeşididir.
    Pamuk - Pamuk Nedir - Pamuk Yetiştiriciliği

    PAMUK, lifleri için yetiştirilen değerli bir tarım bitkisidir. Dokuma sanayisinin en önemli hammaddelerinden biri olan pamuk lifleri, ucuzluğunun yanı sıra kolayca eğirile bilen doğal bir büküme sahip olması, dokun*madan önce özel bir işlem gerektirmemesi, yıkanmaya karşı dayanıklılığı ve yünden daha sağlam olması gibi üstün niteliklerinden ötürü gerek kumaş, gerek öbür dokumaların üreti*minde yaygın olarak kullanılır. Her ne kadar günümüzde, naylon, reyon ve polyester gibi yapay lifler dokumacılık alanında önemli bir yer tutuyorsa da, dünyada hâlâ milyonlarca insan geçimini pamuk tarımından ya da pa*mukla ilgili bir işten sağlamaktadır. Pamuk çok eskiçağlardan beri bilinen ve yetiştirilen bir bitkidir. Bugün Pakistan sınır*ları içinde yer alan, İÖ 3000'den kalma, tarihi Mohencodaro kenti kalıntılarında bükülmüş pamuk iplikleri bulunmuştur. İÖ 1500'de yazılmış bir Hindu ilahisinde de pamuktan söz edilir. Eski Yunanlı tarihçi ve gezgin Herodot yaklaşık İÖ 450'de yazdığı yapıtlarında Hintli kadınların pamuk liflerini tohumlarından ayırdıktan sonra eğirerek bunlardan tezgâh*larda bez dokuduklarını anlatır. Ortaçağa kadar pamuğu tanımayan Avrupalılar pamu*ğu ilk gördüklerinde bunun bir tür yün olduğunu sandılar. Afrikalılar ise pamuk tarı*mını ve pamuktan iplik yapımını Hindistan'la ticaret yapan Araplar'dan öğrendiler.
    İspanyol kâşif Kristof Kolomb 1492'de Batı Hint Adaları'nı keşfettiği zaman adalarda pamuk yetiştiriliyordu. Daha sonraları ise Meksika'ya giden Hernán Cortés ve Peru'ya çıkan Francisco Pizarro gibi bazı gezginler de buralarda halkın pamuk ipliğinden bez doku*duklarını gördü.

    Amerika'nın keşfiyle birlikte Yenidünya'ya gelen Avrupalı göçmenler de kısa bir süre sonra pamuk yetiştirmeye başladılar. Giderek artan pamuk üretimine karşılık, liflerin to*humlardan ayrılması işleminin hâlâ elle yapılı*yor olması pamuğun işlenip satılmasını çok yavaşlatıyordu. Sonunda, 1793'te Eli Whitney adında bir Amerikalı mühendis "çırçır" denen bir makine geliştirerek pamuk liflerinin elle ayıklanmasına son verdi. Bu makinenin üst kısmından, ayıklanacak tohumlu pamuklar doldurulur ve yandaki çıkrık kolu çevrilerek üzerinde sıra sıra met@l dişler bulunan bir ağaç silindir döndürülürdü. Bu dişler karşıla*rındaki bir yüzeyde bulunan oluklardan döne*rek geçerken pamuk liflerini de kaparak çeker, bu arada tohumlar oluklardan daha büyük olduğundan üstte kalır, böylece lifler*den ayrılmış olurdu. Tek bir kişinin çalıştırdı*ğı bu makineyle 50-60 işçinin elle yapabileceği iş kolayca yapılabiliyordu. Whitney'in çırçır makinesi sayesinde pamuk üretiminin hızla artması, elde edilen pamuğu eğirmek ve dokuyabilmek için daha hızlı ve daha nitelikli tezgâhlara gereksinim doğurdu; bu alandaki yenilikler ve buluşlarla pamuklu dokuma sanayisi dünyanın en büyük sanayi dalların*dan biri durumuna geldi. Pamuklu dokuma sanayisi 18. yüzyılda İngiltere'de gerçekleşen Sanayi Devrimi'nin öncü sanayi kollarındandı.

    Günümüzde dünyada pamuk en çok SSCB'de üretilir. Onu Çin, ABD, Hindistan, Brezilya ve Pakistan izler. Mısır ve Meksika gibi sıcak ülkeler ile Türkiye ve bazı Ortado*ğu ülkeleri de öbür önemli üreticilerdir.


    Türkiye'de ilk kez 19. yüzyıl başlarında Çukurova bölgesinde ilkel yöntemlerle başla*yan pamuk üretimi 1833'te Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa' nın Çukurova yöresini ele geçirmesiyle geliş*meye başladı. 1864'te Fransızlar'ca kurulan ilk çırçır fabrikasını İngilizler'in Adana, Mer*sin ve Tarsus'ta kurdukları öbür fabrikalar izledi ve daha sonra başka pamuk işleme tesisleri kuruldu. Bunun doğal sonucu olarak gittikçe artan pamuk ekim alanları 1920'lerin sonunda yaklaşık 100 bin hektara ulaştı. Toplam pamuk ekim alanlarının yaklaşık 600 bin hektarı bulduğu günümüz Türkiye'sinde bu alanların yüzde 57'si Akdeniz, yüzde 36'sı Ege, yüzde 4'ü ise Güneydoğu Anadolu bölgelerine dağılmıştır. Akdeniz Bölgesi'nde Adana, İçel, Hatay, Antalya, Kahramanma*raş ve Gaziantep; Ege Bölgesi'nde İzmir, Aydın, Manisa ve Muğla; Güneydoğu Ana*dolu Bölgesi'nde Diyarbakır, Şanlıurfa, Mar*din ve Adıyaman pamuk tarımının en yaygın olduğu yörelerdir. Türkiye'de toplam saf pa*muk üretimi 500 bin ton dolayındadır.

    Pamuğun Özellikleri, Ekimi ve İşlenmesi

    Pamuğun, ebegümecigiller familyasının Gossypium cinsinde yer alan birçok türü vardır. Anayurdu Güney Afrika, Endonezya ve And Dağları olan bu türlerin yabanilerinin, yani doğada kendiliğinden yetişenlerinin çokyıllık olmasına karşılık, tarımı yapılanlar biryıllık bitkilerdir. Yetiştirilen çeşide, toprak ve iklim koşullarına bağlı olarak boylan 1-2 metre arasında değişir. Pamuk bitkilerinin asma yaprağı gibi dilimli yaprakları ve beyaz, sarı ya da morumsu pembe iri çiçekleri vardır. Bazı türlerde taçyaprakların dibi mor lekeli*dir. Taçyapraklar döküldükten sonra gelişme*ye başlayan pamuk meyveleri birkaç sert kapakçığın bitişerek kapanmasından oluşan bir kılıf biçimindedir. "Koza" denen bu mey*velerin içinde üzeri sanmsı beyaz liflerle kaplı tohumlar (çiğit) bulunur. Koza olgunlaşıp çatladığında içindeki lif yığını ortaya çıkar. Bu yüzden de, kozaların hepsinin birden çatladığı dönemlerde pamuk tarlaları karşı*dan kar yığınlarını andırır. Bu tohumlu lif yumaklarına "kütlü" denir.

    Pamuk ekimi zaman açısından çeşitli bölge*lere göre değişiklik gösterirse de, genellikle ortalama sıcaklığın 15°C olduğu mart-nisan aylarında yapılır. Ekildiğinde az ama sık yağışlı bir dönem gerekir. Buna karşılık hasat döneminde kesinlikle yağış istenmez. Çünkü yağmurlarla ıslanan ürün kirlenip lekelenir.
    Pamuk ekildikten bir süre sonra, yani pamuk bitkileri yeni gelişmeye başlarken birbirine yakın olanlar sökülerek seyreltilir, böylece geride kalanların topraktan yeterince besin alarak daha iyi gelişmesi sağlanır. Ayrı*ca, tarla yabancı otlardan arındırılır, hastalık ve zararlı böceklere karşı ilaçlama yapılır. Pamukta büyük zararlara yol açan böceklerin başında pamuk hortumluböceği ve pamuk yaprakkurdu gelir.
    Genellikle yaz sonuna ya da sonbahara rastlayan pamuk hasadı elle ya da makinelerle yapılır. Örneğin, ülkemizde pamuk hasadında makine kullanılmaz, onun yerine insan gü*cünden yararlanılır. Oldukça özen ve dikkat gerektiren hasat işlemi sırasında, kütlüler yaprak, çöp, koza kabuğu gibi bitki artıkları ile karıştırılmadan toplanır ve henüz olgunlaş*mamış kozalar daha sonra toplanmak üzere örselenmeden bırakılır.

    Toplanan pamuklar taşıtlara yüklenip ya*kındaki çırçır fabrikalarına taşınır. Burada makinelerin yardımıyla çırçırlanarak tohum*lardan ayrılan lifler temizlenip kurutulduktan sonra preslerde sıkıştırılarak, yaklaşık 220 kilogramlık büyük balyalar haline getirilir ve satışa sunulur. İplik fabrikalarında balyalar açılır, pamuk lifleri temizlenip kabartılarak eğirilir ve ipliğe dönüştürülür.
    II. Dünya Savaşı'na kadar pamuklu doku*ma üretiminde dünyada ilk sırayı olan İngilte*re günümüzde yerini Japonya'ya bırakmıştır. Tayvan ve Hong Kong gibi öbür bazı Uzakdo*ğu ülkelerinde de pamuklu dokuma sanayisi çok hızlı bir gelişme göstermiştir. ABD, Almanya Federal Cumhuriyeti, SSCB, Fran*sa, Hollanda ve Hindistan ise öbür önemli üreticilerdir.

    Ülkemizde ise, cumhuriyetin ilk yıllarında nerdeyse tek ve en önemli kuruluşlardan biri olan Milli Mensucat Fabrikası'nı daha sonra Sümerbank'ın kurduğu dokuma fabrikaları izledi. Günümüzde, özel ya da devlet tarafın*dan işletilen çok sayıdaki pamuklu dokuma fabrikası, başta Akdeniz Bölgesi olmak üzere Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde toplanmıştır.

    Pamuklu dokumalar tezgâhtan çıkmış ham haliyle de değerlendirilmekle birlikte, daha çok, beyazlığını lekeleyen katışkıları gider*mek için ağartılarak ya da çeşitli boyama işlemlerinden geçirilip renkli dokumalar hali*ne dönüştürülerek kullanılır. Pamuk ya eğiril-meden önce, yani lif halindeyken ya eğirilip ipliğe dönüştürüldükten sonra ya da dokun*duktan sonra boyanır. Ayrıca, düz kumaş üzerine çok renkli desenler basılarak "basma" tipi kumaşlar elde edilir. Genellikle, kırışma*ması ya da parlak bir görünüm kazanması için pamuklu dokumalara yapay lifler de katılır.

    Pamuk yalnızca dokumacılıkta değil başka pek çok alanda da kullanılan değerli bir sanayi bitkisidir. İplik yapımına elverişli uzun lifler ayrıldıktan sonra tohumların üzerinde çok kısa lifler kalır. Bu kalıntılar özel makine*lerle temizlenerek "linter pamuğu" adıyla satışa sunulur. Linter pamuğu koltuk, yatak, yorgan ve yastık dolgusu olarak kullanıldığı gibi, aynı zamanda değerli bir selüloz kayna*ğıdır. Yapay ipek (reyon), selofan, patlayıcı madde, cila ve plastik üretiminde selüloz kullanılır

    Pamuk tohumlarından ise yağ çıkarılır. Bu yağ temizlenip kokusu giderildikten sonra ya sıvı halde ya da margarine dönüştürülerek yemeklik yağ olarak kullanılır. Ayrıca mum, sabun ve yer muşambası üretiminde yararla*nılır. Tohumların yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin küspe ise hayvan yemi ya da gübre olarak değerlendirilir







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi