İşsizlik nasıl önlenir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden İşsizlik nasıl önlenir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: işsizlik nasıl önlenir



    işsizlik nasıl önlenir ile bilgi

    Yerel seçimlerden hemen sonra Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) tarafından gerçekleştirilen araştırma, vatandaşlar arasında, hükümetten memnuniyetten ekonomik beklentilere kadar birçok alanda yüksek düzeyde bir iyimserlik yaşandığını ortaya koyarken, son yıllarda ilk kez işsizlik en önemli sorun olarak ön plana çıkıyor.


    Geçen hafta açıklanan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’nin 4 bin 872 firma arasında gerçekleştirdiği “Ekonomik Barometre Anketi” sonuçları da aynı tehlikeyi işaret etmektedir. Ankete göre firmaların 2004 yılı beklentileri; ciroların ve kârlılığın artacağı, yatırımlarda ciddi kıpırdanma yaşanacağı; 2004 yılına yönelik beklentiler olumlu, güven duygusu yüksek olmakla beraber, istihdam artışı konusunda aynı iyimserlik söz konusu olmamaktadır.

    Aynı sonucu İstanbul Sanayi Odası’nın “Türkiye Ekonomisi 2004” raporunda da bulmak mümkün. Sanayiciler, 2004 yılını Türkiye için son yılların en olumlu yıllarından biri olmaya aday görüyor. Raporda; geçen yıllarda yaşanan kayıpların önemli ölçüde telafi edildiği, ekonomide iyileşmenin yaşandığı vurgulanıyor. Ancak bu raporda da istihdam konusunun önemi ve kaygılar dile getiriliyor.

    Dünya raporu

    Konu ile ilgili en can alıcı tespit Dünya Bankası raporundadır. Dünya Bankası’nın Türkiye’de yoksulluk üzerine yaptırdığı çalışmanın bir parçası olarak, işsizlik ve istihdam üzerine hazırlattığı projede önemli tehlike sinyalleri bulunmaktadır. Proje kapsamında yayınlanan ön rapora göre, Türkiye’de yaşanan işsizliğin “çok tehlikeli” olarak adlandırılan “eğitimli genç nüfusun” iş bulamaması olarak hızla yükseldiği vurgulanmıştır. Rapora göre, şu anda Türkiye’deki 20-24 yaş arasındaki gençlerden lise mezunlarının % 45’i, üniversite mezunlarının da % 31’i iş bulamamaktadır. Aslında her vesile ile fark edilen ve çıplak gözle gözlemlenen bu sorun, farklı kurumların yaptıkları çalışmaların neticesinde teyit edilmektedir. İşsizlik sorunu, Türkiye’nin önünde duran ve toplumsal barışı tehdit eden önemli ve kronik bir sorundur. Ancak görünen odur ki, bu konu hak ettiği ölçüde gündeme oturmamıştır. İşsizlik sorunu ihmal edilemeyecek kadar önemli bir sorundur. Konu ile ilgili acil eylem planı hazırlanmadığı ve hayata geçirilmediği sürece, sorun adeta çığ etkisinin yaşanması gibi şiddetle büyümektedir.

    Bürokrasi engeli

    İşsizlik ile ilgili teorik tartışmalara girmeden yapılacak ilk tespit; işsizliğin giderilmesi için zorunlu reçetenin, ekonomik büyümenin sağlanması, yani yatırımların canlandırılması olduğu gerçeğidir. Gerçi son dönemde ekonomik büyümenin istihdama yansımadığı şeklinde argümanlar öne sürülse de, yatırımın olmadığı bir ülkede işsizlikle mücadelenin mümkün olmadığı bilinmektedir. Türkiye’de hâlâ mevzuat ve bürokrasiden kaynaklanan engeller devam etmekte, başta enerji ve istihdam maliyetleri olmak üzere, dünyanın en pahalı girdi maliyetleri ile üretilmeye ve ihracat yapılmaya gayret edilmektedir. Başta hukuk ve mevzuat reformu olmak üzere, kamu yönetiminde keyfiliğin terk edilerek, kural hakimiyeti anlayışı yerleşmediği sürece ve en az bunlar kadar önemli olan kamu sektörünün israf ve verimsiz yapısı giderilmeyip, vergi ve sosyal güvenlik primlerinin artırılmasıyla sorunlar çözümlenmeye çalışıldıkça, yatırım iklimi arzu edilen seviyeye ulaşmayacaktır. Bu olumsuz koşullar devam ettiği sürece, ekonomik büyüme istihdama yansımayacaktır.

    İşsizlik konusunda öncelikle yatırım ortamının iyileştirilmesi, yatırımların önündeki bürokratik engellerin kaldırılması şart olmakla beraber asıl can alıcı iki unsur, yabancı sermayenin Türkiye’ye çekilmesi ve reel faiz oranlarının düşürülmesidir. Yabancı sermaye ile ilgili siyasi ve ekonomik istikrar argümanları önemli ölçüde sağlanmış olmakla beraber, güven ortamının yabancı yatırımcılar açısından yeterince sağlandığını iddia etmek mümkün değildir. Aynı şekilde yüksek faizlerin yatırımları caydırıcı özelliği inkar edilemez. Enflasyonla beraber faiz oranları düşmüştür; ancak unutulmamalıdır ki, halen faiz oranları nerede ise enflasyonun iki katı kadardır. Faiz oranlarının düşmesi için mutlaka kamu açıklarının düşürülmesi, başka bir ifade ile mali disiplinden taviz verilmemesi gerekmektedir.

    Türkiye’de işsizlerin eğitim durumu birbiri ile çelişen bir konum arz etmektedir. Bir yandan eğitimsizlerin büyük bir kısmı işsiz iken, diğer yandan eğitimli olanların da önemli bir bölümü işsizdir. Bu paradoksal durum, en ince detaylara kadar tasarlanmış bir istihdam politikası uygulamasını ve işsizlik konusunda palyatif bir çözümün imkansızlığını göstermektedir. Eğitimsiz işgücü, ciddi bir çalışma ile ihtiyaç duyulan sektörler göz önüne alınarak eğitilmeli ve meslek sahibi yapılmalıdır. Eğitimli işsizliğin varlığı; eğitim-istihdam ilişkisinin planlanmadığının göstergesidir. Planlamadaki bu ihmal ortadan kaldırılmalı, bu konuda gerekirse radikal kararlar almaktan kaçınılmamalıdır. Ayrıca eğitimli işgücü demek, bireyin tekrar ve sürekli eğitime tabi olmaması anlamına gelmez. Tam aksine; eğitim, yeniden eğitim, yaşam boyu eğitim ve işe uyum eğitimleri süreklilik arz etmelidir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi