Kapı ile ilgili atasözleri ve deyimler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Kapı ile ilgili atasözleri ve deyimler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Kapı ile ilgili atasözleri ve deyimler





  2. 2
    İlk Yolcu
    Bayan Üye





    Cevap: kapı ile ilgili atasözleri ve deyimler

    Atasözleri

    Kapını iyi kapa komşunu hırsız etme.
    Altın Kapılının ağaç Kapılıya işi düşer.
    Borçtan korkan Kapısını büyük açmaz (küçük açar)
    Çalma elin Kapısını, çalarlar Kapını.
    Deveci ile konuşan (görüşen) Kapısını büyük açar (açmalı)
    Mart kapıdan baktırır, kazma-kürek yaktırır
    Acemi katır kapı önünde yük indirir.

    Deyimler
    •(Bir şeyden) Kapı açmak: (deyiminin anlamı) 1. Bir şeyin sözünü etmek. 2. Fiyat vermek.
    •Kapı ağzı: 1. Kapı yanı. 2. İpucu.
    •Kapı almak (yapmak): Tavla oyununda bir hanede iki pul toplamak.
    •Kapı baca açık: Korunmasız (yer).
    •Kapı dışarı etmek: Kovmak, dışarı atmak.
    •Kapı duvar: Çalındığı halde açılmayan kapı.
    •Kapı gibi: İri vücutlu, iri yarı kimse.
    •Kapı kadar: Eni ve uzunluğu çok olan.
    •Kapı kapamaca: Evde kimse kalmamak üzere.
    •Kapı kapı dolaşmak: 1. Her yere uğramak, ev ev gezmek. 2. Her devlet dairesine başvurmak.
    •Kapı (bir) komşu: Bitişikte oturan komşu.
    •Kapı mandalı: İşe karıştırılmayan, kendisine önem verilmeyen kimse.
    •Kapı tutmak: İşe yada hizmete girmek.
    •Kapı yapmak: 1. Bir şey istemek yada söylemek 2. Ev gezmesi yapmak. 3. Tavla oyununda bir haneye üst üste iki pul koymak.
    •Kapı yoldaşı: Aynı hizmette bulunan hizmet arkadaşlarının birbirine göre durumu.
    •Kapıdan çevirmek: Bir kimseyi kabul etmemek, içeri almamak.
    •Kapıdan kovsan (kovulsa) bacadan girer (düşer): Yüzsüz olduğu için kovulsa da yine gelir.
    •Kapının ipini çekip gitmek: Evden çıkıp bir daha uğramamak.
    •(Şu kadar) Kapının pinini çekmek: O kadar eve yada yere uğramak.
    •(Birinin) Kapısı açık: Konuksever.
    •Kapısı açık sofrası meydanda: Kimseden gizlisi olmayan, konuksever, misafirperver.
    •Kapısı olmak: ... kadar para gerektirmek.
    •(Birisinin) Kapısına düşmek: Muhtaç olmak.
    •Kapısına kilit vurmak: Bir yerin çalışmasına son vermek.
    •Kapısında büyümek: Bir kimsenin yanında büyüyüp yetişmiş olmak.
    •(Birinin) Kapısını aşındırmak: Onun yanına sık sık gitmek.
    •(Birinin) Kapısını çalmak: (Birine) Başvurmak.
    •Kapısını yapmak → Kapı yapmak.
    •Kapısının köpeği olmak: Birine köle gibi bağlı olmak.
    •Kapıya bacaya çıkmamak: Evden dışarı çıkmamak.
    •Kapıya dayanmak: 1. Gelip çatmak. 2. Bir şey elde etmek için bir yeri zorlamak. 3. Kapıya yanaşmak.
    •Kapıyı açmak: 1. Başlamak. 2. Bir işte başkalarına örmek olmak üzere ilk hareketi yapmak.
    •Kapıyı büyük açmak: Çok masraflı bir işe girişmek yada hesapsız harcamak.
    •Kapıyı dışarıdan kapa! Defol git.
    •Kapıyı kırıp odun etmek: Çok sıkışık bir durumdan kurtulmak için en değerli malını feda etmek.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi