Nasrettin Hocanın Kişiliği Nasıldır

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Nasrettin Hocanın Kişiliği Nasıldır ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Nasrettin Hocanın Kişiliği Nasıldır





  2. 2
    EFSER
    Bayan Üye





    Cevap: Nasrettin Hocanın Kişiliği

    -Nasreddin Hoca bilgin ve bilge kişiliğe sahiptir. Zamanın bütün dini ve müspet ilimlerinden haberdardır. Ünlü bilginlerden ders alarak kendini yetiştirmiştir.
    -Hoca aynı zamanda bir cemiyet insanıdır. Ömrü medrese veya dergahta ders alıp vermekle sınırlı kalmamış her zaman hayatın ve olayların içinde olmuş Hocalık ve bilgelik görevini her kesim insan arasında sürdürmüştür..Hoca’yı bu yüzden camide dergahta kahvedemisafirlikte devlet adamlarının yanında tarlada bahçede görmek sürekli mümkündür.
    -Hoca olayların kahramanı olmadığı zamanlarda bile toplumsal yapıyı çok iyi tanıyangözlemleyen bir tutum içerisindedir. Çünkü gözlem tarafsız olma sorunları doğru tesbit edebilme haklıyı haksızı ayırabilme konusunda gerekli bir yöntemdir.
    -Halk ve yöneticilerin üzerinde çok önemli bir saygınlığı vardır. Çok sevilip sayılmakta ve her zaman her konuda kendisine danışılmaktadır. Bu anlamda o hem öğretmen hem eğitmen hem de danışman konumundadır.
    -Onun yaşadığı toplumda ve sonraki asırlarda bu kadar hüsn-ü kabul görmesi bu bilgeliğinibilginliğini eğiticiliğini tatlı dil ve güler yüzle üstelik zekice yapmasıdır. Bu tavrı da kişilik özelliği kadar yine inançlarıyla ilgilidir. Öncelikle bu bir islâmi davranıştır. Asık suratlılıkdinden onay alamaz. Öte yandan Hoca pek çok ekonomik ve sosyal sıkıntının yaşandığı bir toplumun insanıdır. Böyle bir insani yapıyı ancak düşünmeyi gülmeyle birlikte ele alarak aydınlatmak sıkıntılarını gidermek olanlar üzerinde düşünmeye sevk etmek mümkün olabilirdi.
    -Nüktecilik hazır cevaplılık onun en önemli özelliğidir. Fakat onu komik bir adam olarak görmek eksik değil yanlış bir tutum olur. Çünkü güldürebilmek önce düşünmeyi ve düşündürebilmeyi gerektirir. Onun bir fıkrasını okurken yahut dinlerken her ne kadar ilk tepkimiz tebessüm olsa bile bunu mutlaka tefekkür takip eder.
    -Hoca’da düşünmek çok önemli bir özelliktir. Öyle ki bu düşünceyi hayat ölüm kader kaza gibi metafizik konular üzerinde de gerçekleştirir. Mesela “kabak” fıkrası bunun çarpıcı bir örneğidir. Bilindiği gibi Hoca bir gün bostana gider. Burada büyük bir ceviz ağacı vardır. Dinlenmek üzere altına oturur. . Kocaman ağaçta küçücük cevizler…
    -Hoca buna anlam veremez. Öte yandan gözleri bostandadır. Burada bal kabakları vardır. Onlar ise yerdedir. Küçük bir bitkinin ürünü olarak yetişmektedirler. Der ki: “Bu işte bir terslik var kocaman bir ağacın üzerinde küçücük bir ceviz; küçücük bir nebatın üzerinde kocaman kabak. Bu olacak şey değil!...”
    -Bu esnada kafasına ağaçtan bir ceviz düşer. Canını acıtır. Hoca bu can acısıyla Ellerini açıp Allah’a şöyle seslenir: “Allahım! Sen ne kadar büyüksün!...Sen yine bildiğin gibi yap. Eğer sen benim düşündüğüm gibi yapsaydın şimdi benim halim ne olurdu.”der. Bu fıkraHoca’nın düşünme sınırlarının ve olaylardan nasıl bilgelik dersleri çıkardığının küçük bir örneğidir.
    -Hoca’nın halkı güldürmesi asla bir dalkavukluk biçimini almaz. Bu yüzden onu “komedyen” sınıfında düşünmek mümkün değildir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi