Son firavun kleopatra'nın güzellik sırrı neydi

+ Yorum Gönder
Örgü Dantel ve Takılar Bölümünden Son firavun kleopatra'nın güzellik sırrı neydi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fashion
    Bayan Üye
    Reklam

    Son firavun kleopatra'nın güzellik sırrı neydi

    Reklam



    Son firavun kleopatra'nın güzellik sırrı neydi

    Forum Alev
    Kleopatra'nın Güzellik Sırrı

    Kleopatra'nın sırrı...

    Günümüz kozmetik sanayiinin temeli ilkçağlarda atıldı. Eskiden erkeklerin makyaja çok önem verdiğini belirten bilim adamları, Kleopatra'nın, güzelliğini idrarla karıştırdığı Nil çamuruna borçlu olduğunu söylüyor

    ANTALYA - Kozmetoloji, günümüzde olduğu gibi tarihöncesi devirlerde de insanların tutkusuydu. Tıp, kimya, eczacılık ve güzel sanatlar gibi dallarının ortak uğraşı bu bilim dalı, ilkçağlarda etnografik etkenleri de yansıtarak, günümüzdeki
    imaj çalışmalarının temelini oluşturdu.
    Çukurova Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dekanı ve Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlter Uzel, etnolojide geçici veya kalıcı kozmetik işlemlerin aileye ait kolektif seremoniyi yansıttığını söylüyor. Bu süslemelerin o topluluktaki inancı simgelediğini belirten Uzel, dönemin kozmetik maddeleriyle kozmetik tıbbın temelinin atıldığını dile getiriyor.
    Araştırmalara göre, kadın, Paleolitik çağdan beri güzellik için çeşitli yöntemlere başvuruyor. Doğadan elde ettiği aşı boyasını toz haline getirerek, yüzlerini sarıya boyayan kadınlar, ilk pudrayı böyle elde ediyordu.
    Kadınların 6 bin yıl öncesinde süslenmeye başladıklarını söyleyen Prof. Dr. Uzel, süs merakının önce erkeklerle başladığını tahmin ediyor: "O dönemde erkek, yaşam kavgasını, göz alıcı giysiler ve takılarla rakiplerini sindirmek ve korkutmak suretiyle sürdürebilmekteydi. Bu nedenle erkeklerde süslenme eylemi kadınlardan daha önce başladı."
    Eski çağlarda insan güzellik aracı olarak ilk önce kıyafet değişikliğini denemiş. Maskeler kötü ruhları uzaklaştırmak için kullanılmış.
    Yüzünü boyayarak, düşmanlarını korkutmayı ve ilahlara yakınlaşarak şeflik otoritesini artırmayı düşünen ilkel insan, kıyafet değişikliğinin yanı sıra doğadan elde ettiği çeşitli boyalarla da süslenmiş.
    Kozmetolojinin başlangıcında ağaçlardan sızan ve havayla temas edince donan 'mürrüsafi' adlı bir tür reçine kullanılmış. Isıtıldığında kuvvetli koku yayan bu maddenin, dua eden rahiplerin ve halkın dini duygularını güçlendirdiğine inanılırmış.
    Çeşitli yağlar ve merhemlerin en erken örneklerinin Mısır'da görüldüğünü belirten Uzel, bu merhemleri önceleri asillerle zenginlerin, kendileri ve ölüleri için kullandıklarını belirtiyor. Merhemlerin bir özelliği daha var; o da Afrika'nın yakıcı güneşinden korunmak!
    İnsanlar, derilerinin yumuşaklığını kokulu yağlar ve masajlarla korumuş. Derinin, doğal yağını kaybetmesi halinde ise sığır, keçi, koyun ve kazdan elde edilen yağlara başvurulmuş. Zor elde edilen badem ve susam yağları da o dönemler hayli revaçtaymış.

    Mısır'da merhem grevi
    Mısır'da 19. Sülale, Firavun 1. Seti (1312-1298) döneminde alışkanlık halini alan ve zorunlu ihtiyaç olarak görülen yağlar, her gün askerlere belli bir miktarda dağıtılırmış. Hatta insanlık tarihinin ilk grevlerinden biri, M.Ö. 1167 yılında Mısır'da kozmetik yüzünden gerçekleşmiş. Teb şehrinde büyük bir tapınağı inşa eden işçiler, güneş ışınlarına karşı kendilerini koruyacak merhemlerin dağıtılmaması nedeniyle greve gitmiş.
    Güneş ışınlarına karşı koruyucu etkisi olan yağların yanında, saçların çıkması için yılan yağı ve canlanması için de hintyağı tercih edilirken, sadece Mısırlılarda değil, diğer uygarlıklarda da parfüm ve yağ kullanımı yaygınmış. Prof. Dr. Uzel, göz, kaş ve kirpik bakımının da ilkçağlarda başladığını, göz kapaklarını koyu renge boyayan ilk insanların, bu sayede göz hastalıklarından da korunmayı amaçladıklarını vurguluyor: "Bu hijyenik maddeler oldukça pahalı olsa da, antikçağın Mısırlı kadını, baygın bakışlı, çekici gözlere sahip olmakla daha etkin ve yaratıcı olacağını fark etmişti. Başları üzerine kokulu balmumundan yapılmış konik başlıklar koyup dolaşıyor ve birçok çileye de katlanmak zorunda kalıyorlardı. Çünkü bu başlıklar güneş altında eriyip elbiselerin kirlenmesine neden oluyordu."

    Kleopatra'nın sırrı
    Kleopatra'nın, formülü kendisine ait olan özel bir krem kullandığını belirten Uzel, Kleopatra'nın saçlarına şekil vermek için Nil Nehri'nin çamuruyla birlikte özel kamışlar kullandığını söylüyor. Uzel, "Hazırladığı güzellik maskesi idrarla karıştırılmış Nil çamuru ihtiva ediyordu. Epilasyon için sünger taşı kullanıyor, omuzlarını parlatmak için de toz haline getirilmiş sedef ve kaymak taşını tercih ediyordu. Kleopatra'nın Roma'yı ayağa kaldıran 'Kifi' formülünün farklı tarifleri vardı. Ploutarkhos'a göre bu formülde, bal, şarap, kına, üzüm, mürrüsafi, gül ağacı, horozgözü bitkisi, safran, kuzu kulağı, ardıç üzümü, kakule ve sümbül bulunuyordu" diyor. (aa)




    Kleopatra takıları

    Kleopatra takıları.JPG

    Kleopatra takıları1.jpg



  2. 2
    EFRUMİE
    Bayan Üye

    Cevap: Son firavun kleopatra'nın güzellik sırrı neydi

    Reklam



    Güzel ve asil kadınlardan biri olarak kabul edilen kleopatra, kullandığı takılar cilt ve yüz güzelliğinin çok iyi olduğu tespit edilmiş ve bunu masajlara ve doğal yağlara borçlu olduğu ortaya çıkarılmıştır.







+ Yorum Gönder
Kleopatra,  kleopatranın güzellik sırları,  firavun kremi,  kleopatra güzellik sırları,  kleopatranin guzellik sirlari
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi