Hayvan ama karizma da onda!

+ Yorum Gönder
Tanıtım ve Tam Çözüm ve İncelemeler Bölümünden Hayvan ama karizma da onda! ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    InKusTe
    Usta Üye
    Reklam

    Hayvan ama karizma da onda!

    Reklam



    Hayvan ama karizma da onda!

    Forum Alev
    Geçtiğimiz on yıla baktığımızda çizgi roman denilince en çok akla gelen karakterlerden birisi de Wolverine'dir. Genelde süper kahramanlar, kıyafetleri ya da sembolleri sayesinde tanınırlar. Superman'in, kalkan içindeki S'si, Batman'in yarasa kostümü, Spider-Man'in kırmızı mavi kıyafeti, Punisher'ın kuru kafası bu liste böyle gider. Ancak Wolverine, sürekli aynı stilde saçları, kılları, beyaz atleti, künyesi, ağzından hiç düşürmediği puroları ve pençeleriyle tanınıyor. Peki gerçek hayata böyle vahşi karakterler hiç sevilmezken Wolverine'e niye bu kadar sempati besliyoruz; çünkü o hepimizin içinde gizlediği vahşiliği simgeliyor. Wolverine vahşiliğini gizlemiyor tersine bunu insanlara yardım etmek için kullanıyor. Birçoğumuzun hiç istemediği kötü durumlara düşüyor. Ancak pençeleri sayesinde bu durumlardan kurtulup, toplumun nefret ettiği serseri insanlara dersini veriyor. Bu asi ve vahşi kahraman başta insanları ürkütse, hatta biraz antipati uyandırsa da daha sonra yakından tanındıkça daha da çok seviliyor. Çünkü tüm bu vahşiliğin altında bir maganda değil, hayatı boyunca zorluklar yaşamış altın kalpli bir adam yatıyor. Önümüzdeki günlerde, gösterime girecek olan X-Men Origins: Wolverine (X-Men Başlangıç Wolverine) filminden önce karakteri merak edenler ve daha yakından tanımak isteyenler için ufak bir araştırma hazırladım. İşte Maço ve kıllı dostumuzun hayat hikâyesi�




    Origin dönemi

    Birçoğumuz onu Wolverine ya da Logan olarak tanıyor. Ancak karakterin Wolverine olmadan önce de yaklaşık 200 yıllık bir geçmişi vardı. Logan mutasyonu sonucu, hızlı iyileşme yeteneğine sahip, bu yüzden sürekli 30 yaşlarında gözükse de aslında karakter 250-300 yaşları arasında. Bu onu neredeyse ölümsüz kılıyor. Wolverine'in karizmasının bir parçası geçmişini hatırlamamasında yatıyordu. Gizemli ve vahşi olan bu karakter bir türlü hatırlayamadığı geçmişiyle 20 yıl boyunca çizgi romanlarda boy gösterdi. Karakterin Samuray eğitimi aldığı ve İkinci Dünya Savaşına katıldığı biliniyordu. Ayrıca bir deney sonrası Weapon X adlı bir silaha da dönüşmüştü. Ancak bu hayvanın altındaki gerçek kişilik çizgi roman fanatikleri tarafından hep merak edildi. Marvel ise yaklaşık 20 yıl boyunca bu gizemi sakladı, ufak bilgi kırıntılarıyla ise çizgi roman fanatiklerini daha da çılgın hale getirdi. Wolverine'in geçmişi hakkında en ufak bilgi kırıntısını veren sayılar her zaman en çok satanlar listesine girdi. En sonunda 90'lı yıllarda karakterin hikâyesi tekrar düzenlenip geçmişi anlatılmaya başlandı. Origin adlı mini seride karakterin çocukluğunu gördük. Wolverine 1800'li yılların başında Alberta Kanada'da zengin bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelmişti. Esas adı James Hawlett'dı. Zayıf, çabuk hastalanan ve bakıma muhtaç bir çocuktu. Bu yüzden ailesi onunla sürekli ilgilenmesi için bir bakıcı tuttu. En yakın arkadaşları bakıcısı Rose ve bahçıvanlarının çocuğu Dog'du. Bahçıvanları Thomas Logan işe yaramaz ve sürekli içen biriydi. Sağa sola küfür edip tüm gün çocuğunu dövüyordu. Küçük James ise kimseye zararı olmayan savunmasız bir çocuktu. Bu yüzden birkaç kez Dog'dan dayak yediği bile olmuştu. Dog ve James de Rose'a aşıktı. Ancak Dog, Rose'u taciz etmeye başladı. Bunu gören James bakıcısını ve aşkını korumak için Dog�a saldırdı, ancak o güne kadar en ufak ağır bir iş yapmayan James'in, malikanenin tüm ağır işlerini yapan Dog'a karşı hiç şansı yoktu. Bu olayın duyulması Hawlett ailesini çılgına çevirdi, Logan ve Dog dayak yiyip malikaneden atıldı. Ancak Logan'ın bu konuda farklı düşünceleri vardı. Yine kör kütük sarhoş olup geceleyin oğluyla birlikte malikaneyi bastı. İntikam ateşiyle kavrulan bahçıvan, korumaları öldürdü ve Rose'u esir alıp malikanenin içine kadar girdi. Baba oğlun amacı Elizabeth Howlett'ı yani Wolverine'in annesini alıkoymaktı. Tabii ki John Howlett eşinin kaçırılmasına engel olmaya çalıştı. Yaşanan tartışma sonucunda, John Howlett vurularak öldürüldü. Tüm bu sesleri duyan küçük James karşılaştığı manzara sonucunda deliye dönmüştü. Ailesini korumak için bahçıvanla oğluna saldırdı, zayıf James o anda içindeki hayvanı uyandırdı. Böylece mutasyonu da başlamış oldu, ellerinden çıkan kemik pençelerle bahçıvan Logan'ı öldürdü, Dog'un ise yüzünü parçaladı. Bu Wolverine tarihi için önemli bir andı. Hem bir kahraman doğarken hem de yıllardır Weapon X deneyi sonucu ortaya çıktığı sanılan pençelerin, aslında Wolverine'in doğal mutasyonunun bir parçası olduğu da öğrenilmiş oldu. Ayrıca Wolverine'in gerçek babasının, kendi elleriyle öldürdüğü bahçıvan Logan olduğu da ortaya çıktı. Annesi bu trajedi üzerine o gece intihar etti.



  2. 2
    InKusTe
    Usta Üye

    --->: Hayvan ama karizma da onda!

    Reklam



    Bundan sonra James Howlett'ın hayatında hiçbir şey aynı olmadı. Dedesi tarafından evden kovulan James ve Rose hayatta kalmak için maden işçilerinin yanına sığındılar. Yaşadığı olay yüzünden James travma yaşıyordu ve hiçbir şey konuşmuyordu. Ancak Wolverine'in iyileşme özelliği sadece vücutla sınırlı değildi aynı zamanda psikolojik olarak da onu iyileştirebiliyordu. Normal bir insanda iyileşmesi yıllar sürecek bu psikolojik travma, Wolverine'in iyileşme hızında birkaç gün içerisinde geçti. Madencilerin yanında James, tanınmamak için Logan ismini kullanmaya başladı. Burada hayat zordu. Zayıf bir çocuk olan James giderek vahşileşmeye güçlenmeye başladı. Cesareti sayesinde kısa sürede maden işçileri arasında yer edindi. Gündüzleri sıkı çalışan neşeli bir çocukken geceleri ise, içindeki hayvanı ortaya çıkartıp ormanda çıplak elleriyle geyik avlıyordu. Avladığı hayvanları ise gizlice fakir ailelere veriyordu. Bu orman maceraları sırasında bir gün aç bir kurt sürüsüyle karşılaştı. Wolverine bastırdığı vahşi yanını serbest bıraktı ve kurtların liderine meydan okudu. Onunla savaştıktan sonra, kurtların liderini yendi. Kurtlar ondan korkmaya ve saygı duymaya başladı. İleriki zamanlarda, insanlardan bunaldığında kurtlarla yaşamaya ve onların yanında huzur bulmaya başladı�




    Maden işletmesinin sahibi Smitty, genç James için ikinci bir baba figürü olmuştu. Smitty eski bir denizciydi, iri güçlü bir adamdı ve dünyayı dolaşmıştı. Wolverine'e farklı ülkelerden aldığı kitapları hediye ediyordu. Ona maceralarını anlatıyordu. Smitty sürekli Bub (Ahbap) diye konuşuyordu, Wolverine çizgi romanlarını okuyanlar bu lafı Logan'ın da sürekli kullandığını bilirler. Genç James, Smitty'in anlattığı Samuray hikayelerini ve onların yaşam tarzından çok etkilendi. Artık 20'li yaşlarına basmış olan James, maden işçilerinin en büyük eğlencesi olan kafes dövüşlerine katılmaya başladı. Onun için eğlenceli ve getirisi boldu. Kısa boylu, çevik ve kıllı olduğu için maden işçileri onu Wolverine adlı hayvana benzetiyorlardı. Kısa süre sonra dövüşler sırasındaki lakabı bu oldu. Genç Wolverine'in artık kendine güveni tamdı, Rose'a yıllardır beslediği aşkını açıklamak istiyordu. Ancak Smitty'in Rose ile evleneceğini öğrendi. Wolverine için bir şok oldu bu. İlk kez bir kadın yüzünden kalbi kırılıyordu ve karakterin 200 yılık yaşam süresi boyunca son da olmayacaktı. Smitty, Rose ile evlenip James'i de yanına alarak başka bir ülkede aile kurmak istiyordu. Bu yüzden yeterli parayı kazanmak için kafes dövüşlerine katıldı. Wolverine her ne kadar, Rose'a aşık olsa da onu hepimize sevdiren karizmatik ve rahat davranışları sayesinde, Smitty ile yaptığı maçta bilerek yenildi. Bu üç karakter yeni bir hayat kuracakken, Wolverine'in üvey kardeşi Dog�un intikam için maden kampını basması her şeyi değiştirdi. Wolverine ve Dog ölümüne dövüşmeye başladılar. James herkesten gizlediği sırrını yani pençelerini bu dövüş sırasında ortaya çıkarttı. Kavgayı ayırmak isteyen Rose'u gözü dönmüş Wolverine kazayla öldürdü. Bu olay üzerine James vahşi doğaya kaçtı ve uzun süre bir hayvan gibi yaşamaya başladı. Rose her ne kadar tek maceralık bir karakter olsa da, Wolverine'in kişiliğinde çok önemli bir yer tutuyor. Karakterin Rose ile başlayan, kızıl saçlı mavi gözlü kadın sevdası, Jean Grey'e kadar devam etti. Karakter hep yanlış kadınlara tutkuyla aşık oldu. Kadınlar da onu sevse de başka birisiyle evli oldukları için Wolverine'in aşkına karşılık vermediler. Onurlu bir adam olarak ise Wolverine platonik aşklar yaşadı�

    Weapon X'in doğuşu

    Karakterin geçmişi daha sonradan yazıldığı için, Origin ile X-Men'e katıldığı süre arasında yaşadığı maceralar konusunda tam bir bilgi yok. Bunlar daha çok Wolverine'in arada hatırladığı ve daha önce bahsettiğim Marvel yazarlarının okuyucuları mutlu etmek için attığı bilgi kırıntıları. Ancak bilinen tek şey varsa, bu iki dönem arasında Wolverine'in tam bir vahşi hayvan olduğu. Uzun süre ormanda vahşi bir yaşam süren James, daha sonra, askere yazılıp Birinci Dünya Savaşına katıldı. Savaş bittikten sonra ise Patch takma adıyla Japonya'ya yerleşip burada Samuray eğitimi almaya başladı. İkinci Dünya Savaşı sırasında tekrar asker olan Logan burada da görev aldı. Kaptan Amerika ve Nick Fury ile asker arkadaşı olan Wolverine, müttefik kuvvetler için casusluk da yaptı. Herkesin askerlik anısı boldur ancak kimse Wolverine'in eline bu konuda su dökemez. Özellikle askerlik arkadaşlarının çizgi roman tarihi için önemi düşünülürse, en kıyak askerliği onun yaşadığı söylenebilir�







  3. 3
    InKusTe
    Usta Üye
    Savaştan sonra Logan, Silver Fox adlı bir kızıl deriliyle evlendi. Birlikte mutlu bir yaşantıları vardı, en sonunda özlemini duyduğu hayata kavuşmuştu. Wolverine'in tam olarak anımsayamadığı anılarına göre daha sonra da onun azılı düşmanı olacak Sabertooth, karısını öldürdü. Artık amaçsız olan James, bir ayyaş olarak yaşamaya başladı. İyileşme yeteneği yüzünden, sarhoş kalmak için sürekli içmek zorundaydı. Devlet için birkaç gizli projeye katıldı ancak hayattaki gerçek yerini bir türlü bulamıyordu. Bu dibe batmış dönemde Profesör Cornelius ona hayatının en ilginç teklifini getirdi. Devlet için gizli bir projede çalışan Profesör, Logan'a bunun bir parçası olursa onu tüm bu acılarından kurtaracağını söyledi. Hafızasının silinmesi karşılığında Logan, Weapon X programına katıldı. Wolverine kod adını aldı ve mutasyonu sayesinde ancak onun katlanabileceği deneylere maruz kaldı. En sonunda iskeletine Adamantium adlı, asla kırılmayan bir çeşit metal enjekte edildi. Wolverine böylece dünyadaki en ölümcül silahlardan birisi oldu. Profesör, hafızası silinmiş silahını geliştirmek için onu sahte anılar verdi. Tam olarak süresini bilmediği bu zaman diliminde Wolverine iyice vahşileşip devlet için öldüren bir katil olmuştu. Bir gün Weapon X tesisinden kaçtı. Yıllar sonra kendisiyle birlikte bu deneye maruz kalmış Sabertooth, Deadpool gibi karakterlerle Weapon X hakkındaki gerçekleri aradı�




    Figüranlıktan başrole

    Sinema dünyasında bazı oyuncular vardır, filmlerdeki rolleri arka plandadır ancak karizmaları ve yetenekleri sayesinde, başrol oyuncusundan bile daha çok ilgi çekerler. Kısa süre sonra bu adamlar kendi başrollerine ulaşırlar. Wolverine, bu olayı çizgi roman dünyasında yaşadı. Karakter aslında 1974 yılında Hulk ile dövüşmesi için yaratılmıştı. Incredible Hulk 180. sayıda ilk Kanadalı süper kahraman başlığıyla tanıtıldı. Bruce Banner kendisi gibi bilim adamı olan bir dostundan yardım almak için Kanada'ya gitmişti. Ancak Wendigo adlı bir yaratık nedeniyle arayışı yarım kaldı. Hulk ve Wendigo kapışırken, Kanada Hükümeti ise bu olayı kullanmak istedi. O sıralar Departman H ile çalışan Wolverine, Hulk ile dövüşmek için görevi verildi. Bu sayıda karakterin adı dışında bildiğimiz Wolverine ile hiçbir ilgisi yok. Kostümü ve pençeleri daha çok kediye benziyor ve bol bol konuşan espri yapan bir karakterdi. Ancak yine de karakter sevildi ve daha sonra ikinci X-Men grubuna Prof. Xaiver tarafından davet edildi. Wolverine Alpha Flight (Alfa Uçuşu)'daki görevini bırakıp X-Men'e katıldı. Bundan sonra ise karakterin bahtı iyice açıldı�

    Wolverine'in görücüye çıktığı bu ilk dönemlerde alıştığımızdan çok farklı bir portre çiziyordu. Konuşması ve hareketleriyle tam bir dağlıydı. Kimsenin sözünü dinlemeden bilmediği her şey hakkında yorum yapıyordu. Herkese kafa tutuyordu, hep bela arayan bir tipi vardı. Ayrıca emir komuta zincirine uymayıp, her kavgaya ilk önce giden o oluyordu. Haliyle ilk dayağı da o yiyip karizmayı çizdiriyordu. Aslında bu tarz hikayelerde süreli karşımıza çıkan kalın kafalı, laf dinlemeyen ve insanı sinir eden bir karakterdi. O sıralar Marvel Girl takma adını kullanan Jean Grey'e aşık olduğu için Logan, X-Men'de kalmaya karar verdi. Yıllar içinde Wolverine, X-Men'in değişmez bir parçası oldu. Ancak Jean'in Cyplops (Scott Summers) ile olan ilişkisi nedeniyle Logan ile Summers'ın arasında efsanevi çatışmalar da başladı. Cyclops X-Men'in gerçek lideriyken; Wolverine de asiliğiyle gayri resmi lideri sayılmaya başlandı. Okuyucular tarafından beklenmedik şekilde sevilen Wolverine karakteri ileriki yıllarda giderek karizmasını toparladı. Yazarlar ona daha önem vermeye başlamışlardı. 80'li yıllarda ise kendi serisine kavuştu. Bu seride Wolverine'in aldığı samuray eğitiminin altı çizildi. Karakterin tek kişilik bir ordu olduğu anlatıldı. Yeni aşk ve arkadaşlık ilişkileriyle karakteri sağlamlaştırıldı. Sonradan en büyük düşmanlarından birisi olacak olan Yuriko Oyama ile karşılaştı. Yuriko'nun babası teknoloji konusunda dâhi bir iş adamıydı. Adamantium iskelet üzerinde çalışırken, öldürülmüştü. Yuriko, Wolverine'in de bu tarz bir iskelete sahip olduğunu öğrenince babasının katili olarak onu suçladı. Birkaç olay yüzünden suç Wolverine'in üzerine kaldı. Yuriko, babasının intikamını almak için kendini yarı robot Lady Deathstrike haline getirdi. Elleri dev pençeler şeklinde olan Lady Death Strike bir nevi Wolverine'in dişi versiyonuydu�







  4. 4
    InKusTe
    Usta Üye
    Kendi sayılarında Wolverine, daha rahat ve kovboy tarzında giyinen bir karakter olarak çizilmeye başlandı. X-Men'de yaşadığı maceralar ve Prof. Xaiver'ın yardımlarıyla Wolverine, vahşi yanlarını bastırmaya başardı. Kısa süre sonra X-Men'deki Kitty Pryde ve Jubilee gibi genç mutantlar için bir ağabey rolü üstlenmeye başladı. Kendisi her türlü belaya giriyordu ama kardeş hatta üvey kızları gibi gördüğü bu karakterlerin başlarını belaya sokmasını istemiyordu. Hatta onlara yardım etmek için elinden geleni yapıyordu. Marvel editörleri bu sayılarda Wolverine'in kişiliğine uyacak düşmanlar da yarattılar. Kısa sonra Sabertooth başta olmak üzere, Lady Deathstrike, Deadpool, Silver Samurai ve Omega Red gibi azılı düşmanlara sahip oldu. Düşmanlarının temel özelliği onun gibi vahşi ve savaş makinesi olmalarıydı. Özellikle Rusların Weapon X'i olarak bilinen Omega Red, Wolverine'i sayısız kez yenerek ne kadar tehlikeli bir düşman olduğunu kanıtladı. Hatta Wolverine'le savaşması için düşmanları onun klon robotunu bile yaptılar. Logan'ın çocuklara olan düşkünlüğü bilindiği için ufak bir kız çocuğu şeklinde ama içi dolu başka bir robot da tasarlandı. 80�li yıllardaki bu seride Wolverine'in askeri geçmişi de ortaya çıktı. Weapon X'e geri dönüp kendiyle ilgili önemli bilgileri öğrendi. Japonya'da Mariko Yashida adlı bir kıza aşık oldu. Ancak Mariko'nun babası Japonya'nın en güçlü mafya ailelerinin birinin başıydı. Kızını ortaklarından biriyle evlendirmek istiyordu. Wolverine Mariko'nun babasına meydan okudu ikili ölümüne bir düelloya tutuştular. Sonuçta Wolverine sevgilisini üzdüğünü fark edip bilerek düelloyu kaybetti. Uzun süren çetrefili maceralar sonucunda ikili bir süreliğine ayrıldılar. Wolverine geçmişini araştırmak için Amerika'ya geri döndü. Geçmişiyle ilgili önemli detaylar öğrendikten sonra Mariko ile evlenmek için Japonya'ya döndü. Ancak Mariko babasının ölümünden sonra suç şebekesinin başına geçmişti. Ülkesindeki en büyük suçlulardan birisi olmuştu. Logan ile tekrar karşılaştıkları zaman Mariko yaptıklarından utandı. Onurunu kurtarmak için ailesinin suçla bağlantılarını keseceğini ve daha sonra Wolverine ile evleneceğini söyledi. Ancak bu o kadar da kolay olmadı. Mariko'nun üvey kardeşi Silver Samurai yönetimi ele geçirmek için ona savaş açtı. Wolverine ve Mariko bir süre bu mafya çatışmasında savaştılar. Sonuçta çatışma barışla sonuçlandı. Ancak Mariko rakip ailenin reisi tarafından zehirlendi. Uzun ve acılı bir ölüm istemeyen Mariko, Wolverine'den hızlı bir ölüm rica etti. Logan ise sevgilisinin son isteğini yerine getirip ona acısız ve hızlı bir ölüm sundu�




    Wolverine'in yeniden doğuşu ve sinema maceraları

    Bu olaydan sonra Wolverine'in artık hepimizin bildiği karakteri de tam olarak yerine oturdu. Özellikle 90'lı yıllarda X-Men'in ekibinin içinde kaybolan bir elemandan çok kendi maceralarını yürüten bir kahraman gibiydi. Sık sık Spider-Man, Daredevil gibi diğer kahramanların maceralarına konuk oluyordu. Yeri geldi mi Punisher ile bile savaşıyordu. Özellikle kendine ait serilerde tam anlamıyla bir şehir kahramanı olmuştu. Canı çok sıkılınca motoruna atlayıp kendini yollara vuruyordu. Bu yolculukları sayesinde çaresiz insanlara yardım edip, başını yeni belalara sokuyordu. Halkın nefret ettiği ve insanlardan zorla para alan mafya liderlerinden, insan kaçakçılarına kadar her türlü suçlu, Wolverine pençelerinde cezasını çekiyordu. Wolverine, giderek popüler kültürün sağlam bir parçası olmaya başlamıştı. Sadece süper kötülerin değil, tecavüzcüler ve seri katillerin de karşısına çıkan bir belaydı. Giderek sarı siyah kostümü yerine, deri ceketle gezen bir karakter olarak ortaya çıkmaya başladı. Ancak karakter birçok yönden Amerikan klişeydi. Üstelik geçmişi bilinmediği için yazarların istediği gibi kullandığı ve okuyucuların sevdiği bu karakter giderek sıradanlaşmaya başlamıştı. Karakter ilerleyeceği son noktaya ulaşmıştı ve artık zorlayarak bile gitmiyordu. Bu yüzden 90'lı yılların ortalarında Marvel yazarları radikal bir karar alarak karakteri geliştirmeye karar verdiler�

  5. 5
    InKusTe
    Usta Üye
    Wolverine filmdekinin aksine Magneto'nun en saygı duyduğu düşmanlarından birisiydi. En güçlü mutantlardan birisi olan Magneto, Wolverine'e duyduğu saygıdan dolayı ona zarar vermiyordu. Ancak Avalon adlı uzay istasyonunda yapılan dövüşte, Wolverine, Magneto'yu yaraladı. Buna çok sinirlenen ve kibirlenen Magneto, güçlerini kullanıp Wolverine'in vücudundaki Adamantium iskeleti sökmeye başladı. Logan canlı canlı parçalanmıştı ama iyileşme gücü sayesinde hala hayataydı. Mutasyonun ona verdiği yeteneklere rağmen Wolverine komaya girdi. Yaşama isteğini kaybeden karakter neredeyse ölecekken, başucunda ağlayan Jean Grey'in sesini duyarak ölümün ucundan döndü. Bu şekilde iyileşme gücü daha hızlı çalışmaya başlayan Wolverine kısa süre sonra eski sağlığına kavuştu. Ancak bu tecrübe iyileşme yeteneklerinin zayıflamasına neden oldu. Eskiden birkaç saniyede vücudundaki kesikler kapanırken artık birkaç saat gerekiyordu. Adamantium iskeleti olmadan kendisi de dahil bir çok kişi onun artık işe yaramayacağını düşünüyordu. Ancak, dövüş antrenmanı sırasında kazayla karakterin pençeleri ortaya çıktı. Yıllardır pençelerin Weapon X deneyi sayesinde ona verildiği sanılıyordu. Ama bu olay sonrası aslında pençelerin mutasyonun parçası olduğu anlaşıldı. Bu olaydan sonra yazımın ilk başında anlattığım Origin adlı mini seriyle karakterin geçmişine de bir nebze ışık tutulmuş oldu. Wolverine bu olay üzerine kendini yollara vurdu. Bir süre kafasını dinleyip geçişi hakkında yine bir şeyler öğrendikten sonra. X-Men'e geri döndü. Kemik pençeleriyle savaşlara katılmaya başladı. Daha sonra Apocalypse tarafından kaçırılan Wolverine, Sabertooth ile dövüşmeye zorlandı. Wolverine eski düşmanını yendi bunun karşılığında Apocalypse ona tekrar Adamantium iskelet yükledi. Wolverine'in beynini yıkayıp Mahşerin Dört Atlısı'ndan birisi haline getirdi. X-Men yardımıyla Wolverine, Apocalpyse'in etkisinden kurtuldu�




    2000'li yıllarla birlikte Wolverine'in sinema macerası da başladı. Brain Singer tarafından, sinemaya aktarılan X-Men filmi gruptaki en popüler karakter olan Wolverine'in üzerine kuruluydu. Ancak Hugh Jackman tarafından canlandırılan karakter tip olarak hiç çizgi romandakine benzemiyordu. Çizgi romanda kısa boylu kıllı ve çok vahşi olan Wolverine, filmde 1.90 boyunda ve daha insaniydi. Bu eksilere rağmen Jackman'ın başarılı oyunculuğu sayesinde, hem karakter hem de Hugh Jackman'ın kendisi tüm dünya tarafından tanınmış oldu. Artık Wolverine, Spider-Man, Superman ve Batman ile birlikte dünyada en çok tanınan çizgi roman karakterlerinden biriydi. Her ne kadar anti kahraman bir yapıya da sahip olsa, insanlar onu çok seviyordu. Hatta bu sevgi bana göre gereğinden bile fazla. Karakter bu sevgi ve ilgi yüzünden çizgi romanlarda da zorunlu bir evrim geçirmek zorunda kaldı. Normalde görev adamı olan Wolverine, filmlerin onun üzerine kurulu senaryosu sayesinde tam bir lider gibi gösterilmeye başlamıştı. 2000'li yıllarda çizgi romanlardaki Wolverine de böyle bir hal aldı. Artık her kavgaya bodoslama dalmak yerine kafasını kullanan, plan ve strateji kuran bir Wolverine vardı. Karakter daha karanlık sürekli homurdanan bir hal aldı. Özellikle Civil War serisinde Wolverine, Marvel karakterleri tarafından saygı duyulan hatta biraz da korkulan bir kişilik oldu. Gelen talep üzerine ilki önümüzdeki günlerde olmak üzere, Wolverine konulu bir film serisi de gösterime girecek. Seri fanlarını ne kadar tatmin eder bilinmez ancak karakterin popülerliği sayesinde iyi bir gişe başarısı elde edeceği kesin. Marvel ise Weapon X ve Oldman Logan adlı yeni iki seriyle, Wolverine'in geçmişine yeni detaylar eklemeye çalışıyor. Geçtiğimiz yıllarda Wolverine, ezeli düşmanı Sabertooth'un kafasını kesip öldürmüştü. Dört bir yandan tüketilen Wolverine karakteri daha uzun yıllar boyunca evrim geçirip, zamana uygun hale gelecek gibi duruyor. Ne de olsa zor yaşlanan ve uzun yaşayan bir karakter ona en uygun olan da bu�

+ Yorum Gönder
cizgiromanda jean Grey
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi