Dostluk ile ilgili Tiyatro Metinleri

+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Tiyatro Bölümünden Dostluk ile ilgili Tiyatro Metinleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi
    Reklam

    Dostluk ile ilgili Tiyatro Metinleri

    Reklam




  2. 2
    Hakan
    Administratör

    Cevap: Dostluk Ile Ilgili Tiyatro Metinleri

    Reklam



    Dostluk Hakkında Tiyatro Metini

    KARDEŞÇE YAŞAMAK

    (Rol Sırasına Göre)

    ANLATICI

    MUHTAR HAMZA

    KEL RÜŞTÜ

    BEKİR ÇAVUŞ

    MUSTAFA

    SELÇUK

    HASAN

    MAHMUT

    ÖMER

    SONER

    TANER

    İDRİS

    GÜLÜZAR

    NURİYE

    ALİ

    MESUT

    GAZİ DEDE

    HAYRİYE

    ELİF .

    AYŞE

    İHTİYARLAR.

    ADAMLAR ....

    ANLATICI- Güzel Anadolu’muzun şirin bir yerinde, birbirine komşu iki köy varmış. Bu köylerden birine, “AKPINAR”, diğerine “YEŞİLBAYIR” derlermiş. Bu iki köyün sınırını, “Gökçedere” dedikleri bir derecik ayırırmış. Yaz ve kış suyun eksik olmadığı Gökçedere, her iki köyün tarlalarını sularmış. Kuşların, kuzuların suyundan içtiği bu derecik, rastladığı her çiçeğe, Akpınar ve Yeşilbayır köyünün dostluğunu fısıldarmış. Günlerden bir gün, Akpınar köyünün muhtarı, yanına iki arkadaşını alarak tarlaları gezmeye çıkmış.



    TABLO 1

    (Perde yavaş yavaş açıldığında, dağların eteğine kurulmuş, uzaktan şirin bir köy görülür. Köyün üç yanı yeşil bahçelerle çevrilmiştir. Kavak ağaçlarının gizlemeye çalıştığı toprak damlı köy evleri uzaktan farkedilemez. Çatısı kiremitlerle kaplı köy ilkokulu ve ağaçların (bilgi yelpazesi.net) arasından yükselen beyaz minare köye bir başka güzellik katmaktadır. Bahçelerin altında kalan büyük arazi, yeşil ekin tarlaları ile kaplıdır. Tarlaların ortasında baştan aşağı kıvrım kıvrım inen dere yatağı vardır.
    SAHNE 1

    MUHTAR HAMZA
    – BEKİR ÇAVUŞ – KEL RÜŞTÜ

    MUHTAR HAMZA – (Sağdan girer. Yorgun haldedir.) Yahu Bekir Çavuş, kaç saattir dolaşır dururuz. Şurada biraz dinlensek derim.

    BEKİR ÇAVUŞ – (Kel Rüştü ile birlikte girerler.) Olur muhtar. Oturup dinlenelim. Ben de çok yoruldum. Ne de olsa ihtiyarlıyoruz artık. (Birlikte yere oturup bağdaş kurarlar. Kel Rüştü cebinden çıkardığı sigara paketini muhtara uzatır.)

    KEL RÜŞTÜ – Buyur ağam, sigara yak.

    BEKİR ÇAVUŞ – (Rüştü’ye dönerek.) Sen eskiden bu kadar içmezdin Rüştü. Bu ne haldir. Sigaranın ardı arkası kesilmiyor. (Muhtara dönerek) Bırak muhtar, içme terli terli.

    MUHTAR HAMZA – Canım da istedi ama, neyse biraz dinlenelim. Sonra yakarım.

    BEKİR ÇAVUŞ – Bırak şu zıkkımı içmeyi muhtar. Gelirken yokuşta tıkanıverdim. Sağlığa çok zararlıymış.

    MUHTAR HAMZA – Kaç defa bırakmaya karar verdim ama yine başladım. İnsan alışmaya görsün. Alıştı mı bırakmak zor oluyor.

    KEL RÜŞTÜ – (Gülerek) Boş ver ağam. Atın ölümü arpadan olsun. Sigara benim en iyi dostumdur.

    BEKİR ÇAVUŞ – (Tebessümle) Sen öyle zannet. Sen sigaraya dostum diyorsun ama, bakalım o da sana aynı şeyi söylüyor mu? Şunu hiç unutma; dostu olmayanlar sigarayı dost edinir.

    (Rüştü, sigara dumanı ile sık sık öksürürken, muhtar elini alnına koyup uzakları seyreder.)

    MUHTAR HAMZA – (İşaret ederek) Bekir Çavuş, karşıdaki Yeşilbayır köyünün tarlalarına baksana. Ekinleri ne kadar da güzel yeşermiş.

    BEKİR ÇAVUŞ – (Uzaklara bakarak) Evet muhtar. Onların ekinleri her sene bizimkinden iyi olur.

    MUHTAR HAMZA - Toprak aynı toprak, su aynı su, bu farklılıklar nedendir dersin Bekir Çavuş?

    KEL RÜŞTÜ – (Bilgiçlik taslayarak) Öyle deme Bekir Emmi. Toprak aynı toprak ama, su aynı su değil.

    MUHTAR HAMZA – Ne demek istiyorsun Rüştü?

    KEL RÜŞTÜ
    – Ağam, demek istediğim şu: Yeşilbayırlılar Gökçedere’nin suyunu bizden fazla kullanıyorlar.

    BEKİR ÇAVUŞ - Nasıl yani? Anlamadım.

    KEL RÜŞTÜ - Bakın anlatayım: Gökçedere’nin suyunu üç gün biz, üç gün de onlar kullanmıyor mu?

    MUHTAR HAMZA - Evet öyle.

    KEL RÜŞTÜ - Öyle ama, öyle olmuyor işte. Biz üç gün tarlalarımızı sularken, onlar altı gün suluyorlar.

    BEKİR ÇAVUŞ – (Gülerek) Nasıl olur Rüştü, yoksa bir hafta dokuz güne mi çıktı?

    KEL RÜŞTÜ
    - Gülme Bekir Emmi. Haftanın yedi gün olduğunu ben de biliyorum. Yeşilbayırlılar, tarlalarını suladıkları günün geceleri de Gökçedere’nin suyunu kullanıyorlar.

    MUHTAR HAMZA -
    Nasıl, geceleri de mi çalışıyorlar?

    KEL RÜŞTÜ - Hayır geceleri çalışmıyorlar. Tarlalarının yukarısına bir havuz yapmışlar. Geceleri, Gökçedere’nin suyunu havuza akıtıyorlar. Sabahları havuzun ağzını açıp tarlalara bırakıyorlar.

    BEKİR ÇAVUŞ - Vallahi iyi düşünmüşler. Su boş yere akacağına varsın tarlalarını sulasınlar.

    KEL RÜŞTÜ - İyi ama Bekir Emmi, bizim hakkımızı kullanıyorlar.

    BEKİR ÇAVUŞ - Neden bizim hakkımızı kullansınlar? Gökçedere’nin suyunu gündüz kim kullanırsa gece de kullanabilir.

    MUHTAR HAMZA - Ne dersin Bekir Çavuş, bir havuz da biz mi yapsak?

    BEKİR ÇAVUŞ - Neden olmasın muhtar. Su boş yere akacağına tarlalarımızı sularız.

    MUHTAR HAMZA - Bu fikir kafama yattı. Şu Yeşilbayırlılar akıllı insanlar doğrusu.

    KEL RÜŞTÜ - Hamza Ağa, diyorum ki, neden tarlalarımızı haftada dört gün değil de üç gün suluyoruz?

    MUHTAR HAMZA - Yıllardır hep böyle sürüp gelmiş bu. Dedelerimiz öyle anlaşmışlar. Gökçedere üç gün onlara, üç gün de bizim tarlalarımıza akmış. Bunu nasıl değiştireceğiz.

    KEL RÜŞTÜ - Değiştirsek ne olur?

    BEKİR ÇAVUŞ - Olur mu öyle şey? Yeşilbayırlılar ne der o zaman? Razı olurlar mı hiç?

    KEL RÜŞTÜ
    - İstersek yaparız.

    MUHTAR HAMZA - Nasıl yani, zor mu kullanalım?

    KEL RÜŞTÜ - Hayır zor kullanmaya gerek yok. Hele biz bir deneyelim. Göreceksiniz ses bile çıkaramayacaklar.

    BEKİR ÇAVUŞ - Hiç zannetmem. Yeşilbayırlılar birbirine tutkun insanlardır. Köylerinin halkına tecavüz edilmesine sessiz kalacaklarını sanmıyorum. Bana sorarsanız, böyle bir şeye kalkışmak akılsızlık olur. Muhtar, uyma bu delinin aklına. Durup dururken Yeşilbayırlılar’ı kendimize düşman etmeyelim.

    KEL RÜŞTÜ - (Ayağa kalkar) Göreceksiniz, bize karşı koymak şöyle dursun, ses bile çıkaramayacaklar. Bu işi bana bırakın tereyağından kıl çeker gibi halledeceğim. (Sahnenin önüne doğru yürüyerek) Eğer bu işi halledemezsem, (Bıyıklarını tutarak) gözünüzün önünde bu bıyıklarımı keseceğim.








  3. 3
    Ziyaretçi
    teşekkür ederim ödevim için çok güzel bir tiyatro metni







  4. 4
    Ziyaretçi
    Güzel tiyatro metinleri verdiniz saolun

  5. 5
    Ziyaretçi
    güzel din dersi için lazım olcak

+ Yorum Gönder
dostluk ile ilgili tiyatro metinleri,  dostluk ile ilgili tiyatro,  arkadaşlık ile ilgili tiyatro metinleri,  dostlukla ilgili tiyatro yazılar,  dostluk ile ilgili tiyatro skeçleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi