Özbekistan'da Aral Gölü Konferansı

+ Yorum Gönder
Tarihimiz ve Türk Tarihi Bölümünden Özbekistan'da Aral Gölü Konferansı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Özbekistan'da Aral Gölü Konferansı

    Reklam



    Özbekistan'da Aral Gölü Konferansı

    Forum Alev
    Özbekistan'da Aral Gölü Konferansı

    Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te düzenlenen uluslararası konferansta, Orta Asya'da ciddi ekolojik sorunlara yol açan ve kuruma tehdidiyle karşı karşıya bulunan Aral Gölü ele alınıyor.
    Taşkent'te düzenlenen konferansa katılan, farklı ülkelerden gelen yaklaşık 200 bilim adamı ve çevre uzmanı, Aral Gölü'nün suyunun azalmasının yarattığı ve yaratacağı tehlikeleri tartışıyor.
    Dün Aral Gölü havzasında incelemelerde bulunan katılımcılar, bugün konferansta alınabilecek önlemleri de görüşüyor.

    Bu arada, Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, gönderdiği mesajda, Aral Gölü probleminin 1960'lı yıllarda başladığını, o dönemde yeni tarım alanlarının açılmasının, sulanan tarım alanlarının belirgin ölçüde artmasının ve bu çerçevede bölge çapında sulama inşaatları ve barajların yapılmasının, ayrıca bölgeye hakim olan sürekli kuraklığın dünyadaki en güzel su havzalarından biri olan Aral Gölü'nü kurutmaya başladığını kaydetti.

    Gölün son 50 yılda büyük ölçüde su kaybettiğini vurgulayan Kerimov, Aral Gölü etrafındaki tarım alanlarının hızla çölleştiğini, bu durumdan Kazakistan'ın Kızılorda, Türkmenistan'ın Daşhavuz, Özbekistan'ın Harezm, Nevai, Buhara vilayetleri ile Karakalpakistan'da yaşayanların, bölgenin flora ve faunasının olumsuz etkilendiğini belirtti.

    Bölgedeki su kaynaklarının verimli kullanılması gerektiğini ve ırmakların bölgedeki 6 ülkede yaşayan 50 milyon insanı ilgilendirdiği ifade eden Kerimov, Mart 1993'te Orta Asya ülkeleri devlet başkanlarının Aral Gölü probleminin ortak çözümüyle ilgili anlaşma imzaladığı hatırlattı ve o dönemden bu yana bölge ülkelerinin uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde, Aral Gölü havzasında meydana gelen ekolojik ve sosyo-ekonomik sorunların çözümü ve bölgedeki durumun iyileştirilmesine yönelik çaba harcadığını kaydetti.

    -ARAL GÖLÜ PROBLEMİ-

    Özbekistan ile Kazakistan arasında yer alan Aral Gölü'nün su hacmi son 50 yılda 1183 kilometre küpten 115 kilometre küpe düşerken, gölün suları 100-150 kilometre çekildi, su seviyesi ise 53,4 metreden 30,72 metreye indi.
    Aral Gölü'nün kuruyan kısmı 4 milyon hektarlık bir alanı oluşturuyor. Aral Gölü'nün kuruyan alanlarında kalan tuz rüzgarla çevreye yayılarak, insan sağlığının yanı sıra çevreye ve tarım alanlarına ciddi zarar veriyor.

    1950'li yıllarda Aral Gölü'nde 20'den fazla balık çeşidi bulunurken, gölün kuruması ve sularının tuzlanmasından dolayı günümüzde gölde sadece "Aral Kolyuçkası" adıyla bir balık çeşidi yaşıyor.





  2. 2
    Fatal
    Özel Üye

    --->: Özbekistan'da Aral Gölü Konferansı

    Reklam



    Özbekistan Aral Gölü

    1985 Aral Gölü
    Aral gölü Kazakistan - Karakalpakistan (Özbekistan) sınırları içinde olan göldür.
    Aral Gölü'nde çağımızın en büyük çevre felaketi yaşanmaktadır. Amuderya ve Siriderya nehirleri Sovyetler Birliği'nin hatalı tarım alanları sulama politikası sebebiyle 1960'lı yıllardan beri gölü yeterince besleyememektedir. Sıcaklarında etkisiyle kuruyan göl alanı %80 oranında küçülmüştür. Göl suları 150 km içeri çekilmiş durumdadır.
    Gölün küçülmesiyle birlikte suyunun tuz oranı artması da ilerlemektedir. Bu tuzlanmadan dolayı birçok balık türlerinin nesli tükenmiştir. Aral gölünün balıkçılarının ticari durumunu tekrar düzeltmek icin Hollandalı bir bilimcinin ilginç fikri üzerine Aral gölüne tuzlu su balık türleri yerleştirilmiştir. Şu an Aral balıkçilarının bazıları örneğin Kalkan balıgı avıyla geçinmektedir.



    2005 Aral Gölü


    Batı Türkistan’da Özbekistan ile Kazakistan arasındaki gölûn büyük kısmı Özbekistan’a dahildir. Asya’nın ikinci, dünyanın dördüncü büyük gölüdür. Yüzölçümü 64.500 kilometrekare ile 68.700 kilometrekare arasında değişir. Büyüklük sırasına göre; Hazar, Superior (Kuzey Amerika), Viktorya (Afrika) göllerinden sonra gelir.
    Jeolojik “Diluvyal devirde” Aral Gölünün yüzeyi daha yüksekte olup güney tarafından Hazar Denizi (gölü) ile bağlantısı vardı. Karakum, Kızılkum ve Üstyurt çölleriyle çevrilidir. Gölün bulunduğu bölgede yazları çok sıcak geçen kurak bir iklim hüküm sürer. Akarsuların göle su taşımalarına rağmen buharlaşma, gelen sudan daha fazladır. Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.
    En derin yeri 68 metrelik bir çukurdur. Geri kalan kısmının derinliği 20 metreyi geçmez. Gölün denizden yüksekliği 48, Hazar denizinden yüksekliği 78 metredir. Genişliği 228 ve uzunluğu 420 kilometredir. Tuzluluk derecesi düşüktür (% 0,0103).
    Gölün batı kıyıları dik, doğu ve güney kıyıları düz ve yassı, kuzey kıyıları girintili çıkıntılıdır. Aral Gölüne Amuderya ve Siriderya nehirleri dökülür. Ayrıca etrafındaki yüksek dağların su kaynakları ile beslenir. Etrafı çöl olduğundan göl kenarında şehir yoktur. Göle Taşkent-Orenburg demiryolu yakındır.
    Aral Gölünde irili ufaklı pekçok ada ve adacıklar vardır. Bol mikdarda balık bulunur. Bilhassa sazan balığı bakımından çok zengindir. “Hazar’ı Aral’a Birleştirme Projesi” üzerinde çalışılmaktadır. Bu projeye göre, Obi ırmağının suları Aral’a akıtılarak, Aral Gölü ile Hazar Denizi bir kanalla birleştirilmek istenmektedir.
    Aral Gölü etrafında nüfus kesafeti (yoğunluğu) azdır. Bunlar da Aral gölünde balıkçılıkla uğraşanlardır. Amuderya ve Siriderya nehirleri aşırı derecede alüvyon taşıdıklarından göl dolmakta ve küçülmektedir. Karadeniz-Hazar Denizi ve Aral Gölü birbirine yakın ve aynı çizgi üzerindedirler. Aral Gölü çevresi beş bin senelik bir devrede Türkler için mühim bir yerleşim merkezi olmuştur.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi