Şirince-Selçuk/İzmir, Şirince Hakkında, Bilgi, Resimleri

+ Yorum Gönder
Tatil Mekanları ve Türkiye Tatil Yerleri Bölümünden Şirince-Selçuk/İzmir, Şirince Hakkında, Bilgi, Resimleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Sevinç
    Bayan Üye
    Reklam

    Şirince-Selçuk/İzmir, Şirince Hakkında, Bilgi, Resimleri

    Reklam



    Şirince-Selçuk/İzmir, Şirince Hakkında, Bilgi, Resimleri

    Forum Alev
    Şirince köyünün eski kaynaklarda “Dağdaki Efes” adı ile anılması bu köyün köklü bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir.
    Bir görüşe göre tarihi M.S. V. Yüzyıla kadar inen Şirince (eski adıyla KIRKICA) köyü, Küçük Menderes nehrinin getirdiği alüvyon ve taşkınlar nedeniyle yaşanmaz hale gelen bölgenin terk edilmesiyle kurulmuş bir yerleşmedir.

    Bir başka kaynakta ise Şirince'nin kuruluşu beylikler dönemine rastlar. Derebeyin yanında çalışan köylülerden bir grup azad edilmelerini ve kendilerine bugünkü ŞİRİNCE köyü ve çevresinin verilmesini dilerler. Bunun üzerine bey sorar; yerleşeceğiniz yer güzel mi? Yanıt ÇİRKİNCE’dir. Bey de “ öyleyse köyünüzün adı ÇİRKİNCE olsun “ der ve azad edilen köylüler tarafından şirince kurulur. Şirince (KIRKICA) XIX.yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu yönetimi altında rum nufustan oluşmuş, 1800 haneli bir köydür. Resmi konuşma dili Türkçedir. Dağlık bölgede yerleşilmiş olmanın verdiği avantajla, hükümete vergi ödeyerek ve kendi içlerinde kurdukları düzenle, kapalı bir köy hüviyetinde yaşamını sürdürmektedir.
    1910 yıllarına kadar oldukça sakin geçen hayatları Yunanistandan sürülmüş göçmenlerin kışkırtmalarıyla hareketlenmeye başlar.Balkan savaşı sırasında da Osmanlılara karşı zaman zaman direnişlerde bulunur.
    Nihayet 1914 yılında 1.dünya savaşı tüm şiddetiyle Anadoluda kendini gösterir. Osmanlı hükümeti Şirince'nin gençlerini “Amele Taburu” denilen özel çalışma birliklerine kaydeder. Ancak taburdan kaçanlarda dağlarda çetecilik yaparak, ya da Yunanistan’a sığınarak direnişte bulunurlar. 1918 yılında anlaşma yapılmasıyla Kırkıcalılardan sağ kalanlar köylerine dönerler.
    15 Mayıs 1919 da Yunanistan işgal amacıyla İzmir’e çıkartma yapar. Şirince (KIRKICA)ya girdiklerinde büyük coşkuyla karşılanırlar. O sırada Kırkıca Osmanlı uyruğundadır. Fakat halkı kendini Yunanlı kabul ederek gönüllü olarak yunan ordusuna yazılmak üzere İzmir’e gider. Urla, Kokluca, Bornova ve Kuşadasından gelerek toplanan gönüllü askerlerin başına yunanlı subaylar verilerek bağımsız adaylar kurulur.Amaç diğer müttefikleriyle birlikte Anadoluyu paylaşmaktır.ve bu konuda sevr antlaşması onlar için en büyük güvencedir.
    Ancak Türk Kurtuluş savaşını noktalayan 22 Ağustos 1922 Büyük Taarruz zaferi ve hemen ardından 9 Eylül 1922 de İzmir’in düşmandan kurtarılmasından sonra daha önce bu yörede yaşayan Rum köylülerinin çoğu Yunanistan’a göç ederler.
    Böylece Kırkıca birkaç yaşlısı dışında,ıssız bir köy hüviyetine girer. Nihayet 1924 göçmen mübadelesi ile Yunanistan’dan (Selanik, Provusta, Kavale v.b.) gelenlerin buraya yerleştirilmeleriyle köy yeniden canlanmaya başlar ve zamanla bugünkü duruma gelir.


    İzmir’in Efes harabeleriyle ünlü Selçuk ilçesinin 8 km. doğusunda üzüm bağları, şeftali bahçeleri ve zeytinliklerle çevrili bir yamaçta yer alan Şirince’de 1993 yılından bu yana bir yaşam klasiği var: ŞİRİNCE EVLERİ...
    Her köşesinde 19. yüzyıl Anadolu yaşam kültüründen bir hatıra bulacağınız ŞİRİNCE EVLERİ yöre mimarisine sadık kalınarak ve çağdaş gereksinimler dikkate alınarak restore edilen iki eski Rum evinden oluşuyor.







  2. 2
    Sevinç
    Bayan Üye

    --->: Şirince-Selçuk/İzmir, Şirince Hakkında, Bilgi, Resimleri

    Reklam



    Hediyelik eşyalar çarşısı
    Şirince’de köy kadınları el emeği göz nuru dantelleri, sehpa örtülerini, yazma, yün eldiven, çorap gibi elişlerini hem evlerinde, hemde köy meydanında kurdukları çarşıda turistlerin beğenisine sunuyorlar. Yakınlarınıza ve sevdiklerinize mutlaka birşeyler alabileceğiniz bu çarşıda, isimli bir de butik bulunuyor. Türkiye’nin dört bir yanında el tezgahlarında dokunan saf yün ve ipek şallar, fularlar, örtüler ve özel tasarım ipek kırlent, şömentabla, masa örtüsü, yatak örtüsü, koltuk şalı gibi ev dekorasyon ürünlerinden oluşan zenginBüyütmek için tıklayınız kolleksiyon ve cazip fiyatlarıyla ismi daha şimdiden Türkiye sınırları ötesinde Amerika’da ve Avrupa’da anılır olmuş.
    Çarşının diğer bölümlerinde deri masklar, butikler ve bibloların satıldığı çeşitli dükkanlar da yer alıyor. Şirince’deki geziniz boyunca 100 yılı geçkin yaşıyla çınar altındaki çay bahçesinde soluklanabilir, tarihi kahvelerde ailece oturabilirsiniz. Fakat dinlenme yerlerinin içinde ilginç bir mekan daha var; Şirince Şarap Evi. Şirince’nin çevresi, üzüm bağlarıyla dolu. Ve yıllardır herkes kendi şarabını üretiyor. Bu gelenek öyle eski ki, Şirinceli yaşlılar Rumlar’dan kalma fıçılar içinde buldukları şarabı mayalanmış külçe gibi, bıçakla kesilebilecek kıvamda olduğunu anlatıyorlar. Köyde çarşı içinde bulunan şarap evi, ilginç dekoruyla yerli ve yabancı tüm turistlerin ailece oturabildikleri bir yer. Hemde öyle bir yerki oturunca canınız bir daha kalkmak istemiyor.
    Şarap evi, Fatoş ve Kadir Yıldırır ailesinin işletmesi. Fakat sanki evlerine konuk olmuşçasına ilgi görüyor ve ağırlanıyorsunuz. Ahşap dekorlu iç bölümde, üst katta veya dükkanın önünde fıçı üstü taş masalarda beyaz, roze veya kırmızı Şirince şaraplarından bir kadeh tadabiliyor, isterseniz şişeyle satın alabiliyorsunuz. Tercihiniz yemek yemekse, yerinde bir karar verdiniz demektir. Zaten Şirince’yi ziyaret edenler de öyle yapıyor. İlk kadehin ardından ikram edilen, üzerine biraz kırmızı pul biber ve kekik dökülmüş has zeytinyağındaki yeşil zeytin, yöresel bir tat. Köyün yeşil zeytin çeşitleri, çürütme, baskı zeytin ve kırma zeytin olmak üzere üçe ayrılıyor. Diğer mezeler ise beyaz köy peyniri ve söğüşler olarak sıralanıyor. Ve sıra yörenin ünlü, lezzetli çöp kebabına geliyor. Kekik yada kimyonla da tatlandırabileceğiniz bu kebabın yanında, odun fırınında pişirilmiş ekmeğin tadına doyum olmuyor.
    Eğer hemen direksiyon başına geçmeyecekseniz bir başka seçenek de sıcak kırmızı şarap. İçine tarçın, karanfil ve şeker atılıp kaynatılan şarap hem yerli hemde yabancı turistler tarafından çok beğeniliyor.
    Peki bukadar şirin ve güzel bir köyde hiç mi göze batan bir şey yok? Ne yazıkki var… Mimari dokunun içine sızmaya çalışan bazı beton canavarlar, ahşap binalar içinde göze çöp gibi batıyor.
    Şirinceden dönerken yol üzerinde sağ tepede “Sütini Mağarası” ve su kemerleri kalıntısı görülebilir.
    Şirince gezinizde kaşık kaşık yapımı ile uğraşan bazı kişiler görürseniz büyük ustalıkla kısa sürede yaptıkları kaşıklardan mutlaka almalısınız. Zira bir tabak kuru fasulyeyi satın aldığınız bu yaprak kadar ince tahta kaşıkla yemenin zevkine ve tadına doyamayacaksınız.
    NASIL GİDİLİR?
    İstanbul’dan çıkanlar için birçok seçenek var. Uçakla gidenler, Adnan Menderes Havaalanı’nda inip önce Selçuk’a, sonra da Şirince’ye ulaşabilirler. Vapur yolculuğu ile önce İzmir’e, sonra otobüsle Selçuk’a, daha sonra da saat başı kalkıp kişi başına 750 lira ödenen minibüslerle Şirince’ye gidebilirsiniz. Otobüs yolculuğunu seçenler, Kuşadası otobüs seferlerini kullanabilirler. Eğer kendi aracınızla gidecekseniz, şu yolu izlemelisiniz:
    Çamlıca gişelerden Bayramoğlu sapağına kadar otoyolu kullananlar önce Eskihisar İskelesi’ne, dolunca kalkan ve yaklaşık 40 dadika süren bir yolculukla Topçular-Yalova yoluna çıkabiliyorlar. Tek ve çift şeritleri belli olmayan yolun, kazaya davet çıkaran noktaları da var. Yalova rampasından Bursa çevre yolu ve 30 km. çıkışına kadar tek yön çalışmaları devam ediyor. Balıkesir çevre yolu ve 3 milyon lira ödenerek geçilen Aydın otoyolu ise bir harika. Bu yol 12 km. sonra sona eriyor ve artık Selçuk’a girmiş bulunuyorsunuz. Girişteki benzin istasyonunun karşısından 8 km’lik rampa ve bir kaç viraj sonrası Şirince köyüne ulaşıyorsunuz. Çevre gezilerine meraklıysanız, bölgeye gitmişken Çamlık’ta buharlı tren gezisini, Açıkhava Müzesi’ni, Meryemana, Yediuyurlar, Efes Ören yeri, Saint Jean Kilisesi, Selçuk Kalesi, İsabey Camii, Artemis Tapınağı ve Selçuk Müzesi’ni gezebilirsiniz.
    NE YENİR?
    Selçuk ve çevresi çöp kebabı ile ünlüdür. Şirince’de de birçok restoran ve gözleme yapan bahçeler bulunuyor. Şirince’ye gelen turistlerin soluklandığı bu restoran ve bahçelerde peynirli-kıymalı gözleme ve ayranın yanısıra, Şirince’nin ünlü ev şaraplarını da tadabilirsiniz. Şirince’de çöp kebabı yemek için; “Ocakbaşı”, “Grup Restoran” ve “Şirince Sultanhan” adında üç seçeneğiniz var. Otoparkın karşısındaki “Köy Restoran”da ise çöp şişler, az pişmiş (çiğ) olarak geliyor. Köy meydanında kurulan tezgahlardan, yöresel taze meyvalardan ve zeytin çeşitlerinden satın alabilirsiniz. Şirince Artemis Restoran ise gerek dekoru, gerek manzarası ve zengin mönüsüyle gelmeye değer güzellikler segiliyor.
    NEREDE KALINIR?
    Şirince’deki konaklama tesisleri içinde orijinal evlerin restorasyonu ve dekoruyla ilgi çeken iki pansiyon bulunuyor. Tecrübeli turizmci Ahmet Koçak tarafından işletilen tesisler, antika eşyalarla özenle döşenmiş “Hotel Şirince Evleri” adıyla hizmet veriyor.
    Konaklamak için Tel No-0-232- 898 30 99′a rezervasyon yapabilirsiniz.
    Efes harabeleriyle ünlü Selçuk’un 8 km. doğusunda üzüm bağları, şeftali bahçeleri ve zeytinliklerle çevrili bir yamaçta yer alan Şirince’de 1993 yılından bu yana bir yaşam klasiği var: HOTEL ŞİRİNCE EVLERİ. Her köşesinde 19. yüzyıl Anadolu yaşam kültüründen bir hatıra bulacağınız HOTEL ŞİRİNCE EVLERİ, yöre mimarisine sadık kalınarak restore edilmiş iki eski Rum evinden oluşuyor: Taşra konakları geleneğini günümüze taşıyan ve iki ayrı yatak odasında dört kişi ağırlayabilen ALTINYAPRAK ve müstakil banyo-wc’li, yazın serin, kışın sıcak hava ile klimatize edilmiş dört yatak odası bulunan KARADUT. Dilerseniz şömineli “Taşra Odası” ya da köy ve orman manzaralı “Gelin Odası”. Alt kattaki “Sarı Oda”da günün ilk ışıklarıyla gözlerinizi tomurcuk güllere açacaksınız. “Kırmızı Oda”nın ahşap sıcaklığı çift kişilik yatağı örten atlas saten yorganın erguvan romantizmini bütünlercesine mağrur…
    ALTINYAPRAK’ın büyük bir mandalina ağacıyla gölgelenen bahçesi Nisan ve Mayıs aylarında kartopu çiçekleri ve leylaklarla bezenmekte, yazın rengarenk güllere ev sahipliği yapmakta. KARADUT’un bahçesindeki dut ve şeftali ağaçları ve asmalar size meyvayı dalından toplama keyfini sunuyor.Bahçeye hakim sessizliği bozan tek şey içinde bir de Afrodit heykelinin bulunduğu antik görünümlü şelaleden düşen su sesleri. Sıcak Ege güneşini gün boyu ağırlayan bu şirin bahçede bir öğle üzeri gölgede kitabınızla başbaşa kalabileceğiniz bir asma çardağı mevcut.”Hoşgeldiniz içeceği”nizi günbatımında köye hakim panoramik terasta yudumluyorsunuz.Aynı yerde sunulan zengin sabah kahvaltısı muhteşem manzarayla görsel bir şölene dönüşüyor.







  3. 3
    Sevinç
    Bayan Üye












  4. 4
    sagocu_kız
    Bayan Üye
    İzmir (Şirince)

    Resimler ve Bilgiler için teşekkürler...

+ Yorum Gönder
üzüm bahçesi
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi