Nurullah Genç Şiirleri 6

+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Nurullah Genç Şiirleri 6 ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Reklam

    Nurullah Genç Şiirleri 6

    Reklam



    Nurullah Genç Şiirleri 6

    Forum Alev
    HERŞEY YANIP GÜL OLDU

    Kalbimizden aleme bakan göz kör olunca

    Kalmadı bizden başka düşman dünyada bize
    Malazgirtte açan gül Balkanlarda solunca
    Yedi başlı ejderha yürüdü bahçemize

    denizde cehennemin dişleri parlıyordu
    Cennet gülümsüyordu sevda tepelerinde
    Bombaya karşı dua, ufuklar ağlıyordu
    Yanardağlar öfkeyle kaynıyordu derinde

    Gelibolu siyah bir pelerin giydi yine
    Seddülbahir yanarken sahiller çalkalandı
    Sanki bütün melekler katılmıştı ayine
    Namazgah tabyasında tekbirler dalgalandı

    Gemiler ecel kusan birer ejderdi suda
    Karabasan mermiler eritti dağı, taşı
    Ne hülyalara daldı, ne bekledi pusuda
    Deniz canavarını vurdu Seyit Onbaşı

    Karanlık taşıyordu gemiler; hayal sarı
    Hürriyet paramparça Ege'den Marmara'ya
    Gökyüzünü terk etti denizin son kuşları
    Haçlılar gün doğmadan ayak bastı karaya

    Kırmızı bir kaktüstü Arıburnu'nda hüzün
    Güvercinler binlerce akbabayla savaştı
    Kanlısırt kefeniydi Anzak'ın İngiliz'in
    Yakarış çağlayanı yüce dağları aştı

    Avcılar koşuyordu cepheye genç kızlardan
    Yeryüzü yanıyordu ufuklar kan kırmızı
    Her gece bin bir çiçek kokusu yıldızlardan
    Sabır taşı üstünde her gün civandı sızı

    Top sesleri, karanlık, uğultu ve ıstırap
    Her mermi binlerce ok, her çelik binlerce yay
    Yalnız umut dipdiri; ten viran; mevzi harap
    Toprağa gömülüyor Elli Yedinci Alay

    Anafartalar'da ruh maveraya müptela
    Ten acının en ağır yükünü çeken hamal
    Akın akın cepheyi titretiyordu bela
    Kaşlarını çatmıştı Yarbay Mustafa Kemal

    Mehmetçikte efkarlı bir laleydi umutlar
    Sırtında yaralanmış bir Anzak'ı taşıyor
    Alnından vuruluncaağlıyordu bulutlar
    Bir düşman, bir şehidin kollarında yaşıyor

    Conk Bayırı kan gölü; kıpkırmızı Kumkale
    Diren be Yahya Çavuş, tarih olsun izlerin
    Güneşi görmeyenler şaşırıyor bu hale
    Aytepe'de düşman kahrediyor gözlerin

    Toprağın altı ölüm, toprağın üstü volkan
    Hayat can çekişiyor yüzeyde ve derinde
    Böylesine bir sele dönmedi dünyada kan
    Cesetler çarpışıyor Kirte mevzilerinde

    Günler bitkindi, aylar yüzyıl oldu peşpeşe
    Çaresiz kaldı sevda hattına takılanlar
    Gönüller ocak oldu bu devasa ateşe
    Yılmadı çiğnenenler vurulup yakılanlar

    Zafer hala parlayan yıldızların elinde
    İstihzayla gelenler boynu bükük döndüler
    Yalnız yenilgi kaldı devlerin hayalinde
    Eriyen mumlar gibi birer birer söndüler

    Bir damla gözyaşında taşlar bile boğuldu
    Hala soruyor akıl: Bunun esrarı nedir
    Su ve Kan mahşerinde herşey yanıp gül oldu
    Çanakkale şimdi bir sevdalı Türkiye'dir

    Nurullah Genç



  2. 2
    YapRock
    Forumun Herşeyi

    --->: Nurullah Genç Şiirleri 6

    Reklam



    karayel esiyordu bir rüyanın yerinde
    herşey yanıp gül oldu su ve kan mahşerinde

    macera kıtasından kopup geldi cisimler
    sömürge adasında parçalandı resimler
    hüsran ki, vehimlerden türeyip lanetlendi
    Anadolu bin farklı ruhuyla kenetlendi
    çiçek tozunda kırdı dikenleri tevekkül
    puslu bir kan masalı şimdi kıvılcım ve kül
    gölgesine takılıp düşen ısırganların
    yaprağında bulutun izi kalır mı yarın
    yenilgiler saati hangi menzilden geçer
    dolunay şerbetini masivada kim içer
    SEHER VAKTİ GİDENLER EVLERİNE DÖNER Mİ
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    gül gemisi tufanda yelken açmaz sevdasız
    kurban vaktiyse, gelir İsmailler pervasız
    ağıtlar tayfun olur denizde ve karada
    bir yangınsa yaşamak, İbrahimler orada
    sular yarılacaksa, asadır şimdi yürek
    her fedai bir eyyup sabrıyla bekleyerek
    siperine bir anıt gibi diker ruhunu
    kara delikler bile görür semadan onu
    bir muammadır ölüm aşkın kitabesinde
    hala bir temenni var kayaların sesinde
    yorgun iniltileri çoğaltan yaslı rüzgar
    cefakar meczupların sırlarını mı arar
    TOPRAĞINA YENİDEN KAN KUŞLARI KONAR MI
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    arzın rahminde sonsuz bir baharın izleri
    samanyolundan yaren kılıyor denizleri
    her taşından nice bin yıldız yapmalı gökler
    menzillerinde leylak toplamalı bebekler
    sis dağılınca kement çözüldü; şarap ölü
    bu yere bahtı kara yoksullar da gömülü
    nevcivanlar ömrünü akıtmış toprağına
    şehit kokusu sinmiş bahçesine bağına
    oysa biz nankörlüğüne bahaneyiz evlerde
    acze meydan okuyan mecnunlar şimdi nerde
    onların bir anını hangi tarih anlatır
    hazan hala vefakar mevzileri ağlatır
    HATIRALARDAN YAĞAN GÜL YAĞMURU DİNER Mİ
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    ecel hıyabanında düş ve suret; ten ve sur
    burda her türlü acı bir nefeste bulunur
    kırılma noktası yok direnen mefkurenin
    ey savaş, kimler anlar gizli ahını senin
    menkıbe olmalısın acıların ye'sine
    yoksa kalbin aheste yürür kan kasesine
    biz ki, en sabıkalı gövdesiyiz mahremin
    ne yükseldik göklere ne de yarından emin
    ketum bir karanlıkta tutunmuşuz her ize
    malihulya lekesi düşmüş ellerimize
    ipek avuçlarımız sukut-ı hayal dolu
    bilir miyiz nereye gider Kur'an'ın yolu
    BİR ORDU BİR NEFERİN İMANINI YENER Mİ
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    mahrumiyet, bahadır yüreklerden utanır
    ağaçkakanlar bile burda hüsranı tanır
    her manzara billur bir duvak, hicranlı diyar
    bir vuslat ki, şarkılar bile dingin, bahtiyar
    tahammül, son burcunda parlıyor endazenin
    deruni mevzilerde bir dilaver nazenin
    harabat ehli bilmez nereden gelir haber
    kavrulmuş kan kokusu her yerde misk ü amber
    gökyüzü hala mahpus tutarken kurşunları
    hangi karine söyler kainata bunları
    hükümran her musibet selam yurdunda biter
    bir kıyamet ki, yandı gulyabani yandı ter
    CANSİPERANE BU AŞK EFSUN MUDUR, HÜNER Mİ
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    Nurullah Genç....devamı var...







  3. 3
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    bu savaştı, ölümün doruklarını aşan
    bu savştı, sarhoşun gözlerinde kamaşan

    yolculuk tükenmeden vuruldu yolda seyyah
    tarumar oldu arya, coştu sultanıyegah
    ısmarlanmış yiğitler heykeli darmadağın
    mezarıdır bu savaş ilme, irfana çağın
    kurmak gerekti arzın endamını yeniden
    yurda beyaz bir çehre vermeli gitti giden
    ey mağrur gülümseyiş, direnme artık eğil
    bu savaş haç ehlinin mertlik savaşı değil
    BİTTİĞİNDE GÖĞÜSTÜ, YUMRUKTU, CANDI MERMİ
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    savrulan yaprağıyız kurt kapanı bir güzün
    oyasında şirpençe bulmuşuz gönlümüzün
    katre düşmemiş safa ülkemize Boğaz'dan
    ömrü manzum sanmışız histen, hayalden, hazdan
    fincanlarda arayıp kaderin gizemini
    mneccime mumyaya bağlamışız yemini
    öfkenin payandası mihmandır evimize
    o muhteşem mirasın aynası kırgın bize
    yaldızlı yanılgılar otağını kurmuşuz
    itilaf kapısında köle gibi durmuşuz
    biz hangi sergüzeştin mahkumuyuz söyleyin
    kalır mı işaretler orda sonsuza değin
    KENDİ DEFİNESİNE DÜŞMAN YÜREK, YANAR MI
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    destanları inleten özge destanmış meğer
    yıllardır kuytularda tutuşup yanmış meğer
    şehidin gül karası oğulları kızları
    görmemişer ateşte parlayan yıldızları
    oysa her karışına kardelenler dökmeli
    bigane yüreklere abideler dikmeli
    tekbir sesi geliyor toprağında derinden
    göçmen kuşlar kederle uçuyor üzerinden
    bu savaş bir millete hüznün armağanıdır
    sevdasını cephane yapanların şanıdır
    kim bilir kaçıncı kez yere inmiş melekler
    bu benzersiz dergahı şimdi hangi ruh bekler
    GÜNEŞ Mİ AYDINLATIR ALEMLERİ, FENER Mİ
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    onlar kahramanlardı, ay yüzlü yiğitlerdi
    tunç bilekli gaziler, gül kokan şehitlerdi
    zamanın en cengaver, en devşirme gününde
    dağlar gibi durdular esaretin önünde
    yurdun ufuklarında gün mutlu, gece mutlu
    bir zafer ki, eriyen taşlar bile umutlu
    bir kan defilesinde yemyeşildi mevsimler
    felekleri kuşatıp devran oldu isimler
    rüyaları küçüldü fiyakalı erlerin
    papatyaları hala kanıyor siperlerin
    ey semazen, dönmenin zamanıdır bu yerde
    ayetler hafızını arıyor tepelerde
    GÜN GELİR DE MEVZİLER ESRARINI SUNAR MI
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    Nurullah Genç...son bendi can alıcı sona sakladım...







  4. 4
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Ey hoyrat bir kavgada yar kapısı bulanlar
    Ey hayal cümbüşünü karanlıktan alanlar

    Ey bahriyeli umut, piyadeler buyruğu
    Ey zehirli sularda nergis arayan kuğu
    Bedbaht emek, baykuşa yuva kuran sermaye
    Kime verildiğinden habersiz dertli paye
    Ey mana evreninde boynuma ilmek olan
    Ey gayesi tepinmek, tıkınmak, gülmek olan
    Ey ibrişim tutkular zindanına girenler
    ey düşmana en mahrem sırlarını verenler
    BU DESTANIN BAYRAĞI GÖNDERİNDEN İNER Mİ
    ÇANAKKALE KUTLU BİR MEŞALEDİR SÖNER Mİ

    SÖNMEYECEK; KARANLIK BİLMESE DE NİYEDİR
    BU EFLATUN HÜZÜN GÜLLER MAHZUN DİYEDİR
    DÜNYAYI YENENLERİN YENİLDİĞİ, O EŞSİZ
    ÇANAKKALE ŞİMDİ BİR SEVDALI TÜRKİYE'DİR

    Nurullah Genç...Bu şiir " çanakkale/herşey yanıp gül oldu " adlı şiir kitabından alınmıştır..

  5. 5
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    YALNIZSIN

    Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü

    Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü


    Görürsün hasretiyle sabah ezgilerinin

    Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin



    Kuşlar öter, uçuşur yeşil dallara konar

    Umutlar yaprak yaprak alevlenir de yanar



    Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan

    İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan



    Rüzgar okşamaktayken anne gibi tenini

    Gecenin kolları sessizce yakalar seni



    Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını

    Anlarsın yalnızlığı ve yalnız kaldığını...



    Nurullah Genç


  6. 6
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    YİNE KENDİSİNE



    aldırma, kaldığıma tenhâda böyle sessiz

    derdime vâkıf olan simurg bile çâresiz

    asırlar taşıyacak alnında mühür gibi

    yurdunda en karanlık zindan bile hür gibi

    mağmada yeşerecek sevdayı bulan tohum

    güneşin filizidir toprak altında ruhum

    bulutları sükûna kavuşturan bu iklim

    ölüleri umutla buluşturan bu iklim

    üç mevsimi alacak acılar beldesinden

    mavi kuşlar uçacak zamanın ötesinden

    esrik bir mezarlıktan geçince yollarınız

    kemiklerin diline düşecek halleriniz

    üç boyutlu bir yağmur yağacak üstünüze

    tabutlar ağlayacak sizin de bahtınıza

    kâinat bu ebedî destanı konuşunca

    her kurşun bir yürekte lâleye dönüşünce

    rengini kalbimin renginden alacak gülüm

    bu sevda kitabında sultan olacak gülüm

    beni anlamasalar, deseler de: Masalcı!

    yiğitlerin rüyası yetim kalır mı, Balcı

    gülüme kavuşmadan ölsemde kuytularda

    biliyorum, bu rüya büyüyecek sularda


  7. 7
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    BİLEYDİM LAYIK OLMADIĞINI

    bileydim lâyık olmadığını

    yürür müydüm yollarında


    sen birazı tereddüt
    birazı kan ve gurur
    acılarla beslenen bir zakkum çiçeğisin

    oysa hep ışıl ışıl
    hep rengârenk göründün bulutların ardında
    anlayamadım
    yeşil sadece zehir dumanlı gözlerinde
    özlem sadece tûfan

    her akşam kefen giydi yüreğim kollarında
    her gece bir giyotin
    rüyalarım hıçkırık
    kâbuslarım ölümdü
    ellerin yavaş yavaş beni bataklığına
    beni isyana gömdü

    şimdi kopardım urganlarını
    dostluğum da sensiz, düşmanlığım da
    ırmak ikiyüzlü akar mı sandın
    güneş karanlıktan korkar mı sandın
    git, seninle gitsin pişmanlığım da

    bileydim lâyık olmadığını
    yürürmüydüm yollarında



    Nurullah Genç


  8. 8
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    İNTİZAR GAZELİ

    Vahyin aydınlığında handan eyle yar beni
    Hükmün ile dîdar-ı cemîline sar beni

    Sevdam arzuhalimdir, iner kirpiklerimden
    Mümeyyiz eyle, dil-hun düşmeden uyar beni

    Kaygı ağından aczin kurtulayım, ey Vekil
    Dava için revanım; beklesin bahar beni

    Menfîdir, uzak kalsın tenakuz eğilimi
    Davayı istemezsem ruhum, kim duyar beni

    Meşakkat, ulağıdır kün adına dünyanın
    Darıbekadır ihya; menzilden kurtar beni

    Meğer ufak adamın hasadıymış gururum
    Hayr istemezse ruhum, efendim atar beni

    Ermeliyim vedanın yeryüzü zirvesine
    Vedud'a eğilmezsem, labirent yutar beni

    Arasat, irkildiğim düşün gerçekliğidir
    Haşir ibdaya rücü günüdür, tutar beni

    Zerafetinden artık öteyim görüntünün
    Harameyn için Rabbim, eyle bergüzar beni

    Belki ayrıldığınım sonrasında fenadan
    Tarih, ıstılahıyla nev-zemîn yazar beni

    Virdine alıştığım andan beri... Hüsna'nın
    Layemüt isteğiyle sardı ah ü zar beni

    Mecnun ürpertisiyle tevbe eşiğindeyim
    Ayetinde lütfundur; incitmez nazar beni

    Batın ey, ruhsatınla rıdvanına gideyim
    Semendere çevirir yoksa intizar beni

    Taşıyorum ehlibeyt vamıkını içimde
    Vecd ateşidir bağrım; söndürmez Hazar beni

    Müracaattır ümidim nedametle affına
    Tatmazsam eğer, karsız iletir mezar beni

    Ahengiyle donanmak gerekiyor Furkan'ın
    Fedakarsam, ülfete vesîle kılar beni

    Rüzgar alıp götürse nefsanî illetimi
    Uyku felaketinden alsa korkular beni

    Malikül-Mülk, sağımdan uzatılsa defterim
    Altından nehir akan köşke koysalar beni

    Zül-Celal-i Ve'l-îkram, sen ol deyince olur
    Münker-Nekir sualsiz mü’min saysalar beni

    Madem utanıyorum kem yüzümle gelmeye
    Secde ile tenimden yıkasa sular beni



    Bergüzar: Armağan
    Darıbeka: Ahiret yurdu
    Didar: Yüz, çehre
    Dilhun: Gönül kanı, aşk acısı
    Handan: Şen, neşeli
    Hazar: Hazar Denizi
    İntizâr: Beddua, ah etme
    Kün: Allah’ın (cc) ‘ol’ emri
    Lâyemut: Ölümsüz
    Meşakkat: Güçlük, zorluk
    Mümeyyiz: İyiyi, kötüyü, doğru ve yanlışı ayıran, seçen.
    Nedamet: Pişmanlık
    Revan: Giden, yürüyen
    Semender: Sürünen, sürüngen
    Tenakuz: Anlam aykırılığı, çelişme, çelişki
    Ülfet: Tanışıklık, yakınlık
    Vamık: Seven. Âşık, sevdalı
    Vedud: Esma’ül-Hüsnâ’dan, Seven ve sevilmeye layık olan (Allah) anlamında

    NURULLAH GENÇ

  9. 9
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    İlacımı Özün Say

    bir akşam sensizliğim eriyip aktı bende
    gözlerinin cemresi karanfildir bedende
    kirpiklerin kuşattı bütün mevsimlerimi
    şimdi varsın; sızın var duranda, yürüyende
    kollarım gül kokulu bir baharı sarıyor
    acılar ki, önümde diz çöküp yalvarıyor
    ayrılık yapayalnız bir ülkedir evrende
    hüzün, terk edilmişlik duygusuyla çaresiz
    şimdi varsın; hayatım sende, ölümüm sende

    şimdi varsın; sokaklar daha bir sıcak bana
    nereye git gidersen; orası ocak bana
    bazen bir papatyanın beyaz yapraklarından
    bazen bir dolunayın çehresinden bak bana
    şimdi varsın; ruhumu okşuyor soframda su
    ardımda ne yalnızlık, ne de ölüm korkusu
    hayatın hiç sönmeyen kandilini yak bana
    o eski fırtınalar şimdi sabâ rüzgarı
    hüzün benden habersiz, kuşkular ırak bana
    ey benim aynalarda gülümseyen çokluğum
    nar tadında umutlar taşıyan çocukluğum
    gözlerinin ışığı yayıldı mahzenime
    ey benim can sarayım, ey benim eşsiz kuğum
    asil tebessümünü düşürdün izlerime
    müpteladır gemiler benim denizlerime
    gülümsedin; kalmadı kederim, burukluğum
    çehresinde hâtıran büyüyor bebeklerin
    gizemine âşina varlığım ve yokluğum

    lügatini yeniden yazıyorum sevdanın
    binlerce çiçek açtı kollarımda yorgunluk
    gündönümü ruhuma ayarlandı yeniden
    bir çerağdır, yanıyor gittiğin her bahçede
    şimdi parmaklarının ucundadır baharım
    kutlu bir ülke verdin hayatıma özünden
    denizlerde sen varsın; ırmaklarda ben varım

    yaprak yine hüzünle düştü ayaklarıma
    ağaçlardan boşandı hayatımın acısı
    anlamadım: Bu gökler benim göklerim değil
    bilemedim: Bu toprak canımda akkor gibi
    tutuştum hiç kimsenin yanmadığı yerde ben
    meğer ömür vermişim bu belalı derde ben
    sen geldin; avuçlarım suyla doldu ansızın
    sen geldin; evrenimi kuşattı sevda sızın

    ders almayı bilmedim yüreğimden; yorgunum
    ne sana, ne kendime, ben dünyaya kırgınım
    dikenler saplanmıştı çocukluk günlerime
    gençliğim bir ejderha pençelerine mahkum
    kırk yaşımda, bin yılın ıstırabıyla yandım
    uyudum, o bembeyaz ellerinde uyandım
    sen geldin; birbirinden ayrıldı renk ve acı
    sen geldin; yine vurdu yüzüme aşk utancı

    lâyıktır, her lokmayı yedirseler zehirden
    lâyıktır, karlı dağlar çökse başıma birden
    akıl, sanki içimde bana düşman bir gemi
    kahrın karanlığına gömdü şehlâ gölgemi
    göremedim; gönlümden ufkuma sızdı keder
    en muamma çöllerde ararken yitiğimi
    geldin; altın harflerle yazıldı günün adı
    geldin; ruhuma meftûn âvâreler ağladı

    ders almayı bilmedim hayattan; bir gün ölüm
    öğretir o tekrarı olmayan dersi bana
    nasıl da uçtu ömrüm renklerin boşluğuna
    dal kırıldı; kökleri çürüdü servilerin
    duyamadım gövdenin o esrarlı sesini
    karayel bir yanımdan esip durdu öteye
    sen geldin; yağmur yağdı içime; bahar geldi
    sen geldin; yıllar yılı beklediğim yâr geldi

    şimdi varsın, yıldızlar bana bakar derinden
    bozkırlarda, çöllerde çiçeklenir ellerin
    şimdi varsın, gecenin kan akar gözlerinden
    ışıldayan çehresi karardı güzellerin
    öteyi görmeyenler bilemez, kimle geldin
    sen benim kendi ruhum, kendi özümle geldin
    şimdi varsın, varımı varlığında sakladın
    dayanılmaz yüreğin esrarlı bir bahçedir
    şimdi varsın, içimde ebedi konakladın
    zariftir bakışların, bal renklidir, incedir
    sensizlik geçmişini anıyor; şimdi varsın
    burçlarımda lâmbalar yanıyor; şimdi varsın

    Nurullah Genç



  10. 10
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    SÜKUT-U HAYAL

    Böyle mi olacaktı türkülerin son hâli
    ezgilerden sorulur küfürlerin vebâli

    ayna kırıldı; hasret divanında gül soldu
    papatya uçarı bir zakkum oldu
    kuğu gölün en susuz noktasında boğuldu
    ivedî bir kavgadır tenhâ da ömür
    direniyorum
    direniyorum ki, aşk yenilmesin
    zenginlere, cinayet erbâbına

    böyle mi olacaktı mutluluğun son hâli
    kahkahadan sorulur hıçkırığın vebâli

    bir milat öncesi kalıntı gibi
    zulme açılıyor gizli kapılar
    sanki bütün yüzler çalıntı gibi
    çocuklarda bile kan kokusu var
    hayat bir dramdan alıntı gibi
    tabut kırılıyor; ağlıyor mezar
    aşk elden gidiyor; durmamalıyım
    yosunlu hayaller kurmamalıyım
    ölümün ardına düşüp gün boyu
    kırmızı camlara vurmamalıyım

    böyle mi olacaktı değirmenin son hâli
    bereketten sorulur kuraklığın vebâli

    güya bütün umutlar ülkeme dolacaktı
    güya ülkem göklerin yolunu bulacaktı
    neden hafif tartıyor yüreğimi terâzi
    intizarın mavi dengelerini
    yıkıyor sonunda leylâ
    direnmeliyim
    direnmeliyim ki, aşk yenilmesin
    yoksullara, kürek mahkumlarına


+ Yorum Gönder
nurullah genç çanakkale şiiri,  nurullah genç herşey yanıp gül oldu,  nurullah genç her şey yanıp gül oldu şiir,  nurullah genç çanakkale şiirleri,  Çanakkale şiir top sesleri karanlık uğurtu ve ıstırap her mermi binlerce ok her celik binlerce yay
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi