Sezai KArakoç Şiirleri 2

+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Sezai KArakoç Şiirleri 2 ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Reklam

    Sezai KArakoç Şiirleri 2

    Reklam



    Sezai KArakoç Şiirleri 2

    Forum Alev
    Leyla'nın Bir Işığa Dönüşmesi


    Mecnun'la aynı anda mı
    Biraz önce mi biraz sonra mı
    En yeşil vahalar bereketinde
    Bir ışığa dönüştü Leyla Ece
    Evden yükselen bir ışık sütunu
    Yükselip tuttu ışık olan Mecnun'u
    Gördü herkes gökte yarıştı iki ışık
    Birbirine kavuştu iki ışık


    Sezai Karakoç




  2. 2
    YapRock
    Forumun Herşeyi

    --->: Sezai KArakoç Şiirleri 2

    Reklam



    Mecnun, Mum ve Pervane
    Bir gece Mecnun'un yaktığı
    Bir mumun etrafında
    Dönüyordu
    Zavallı incecik bir pervane
    Mumsa devrilmek istiyordu
    Pervane yerine
    Mecnun'un üstüne üstüne
    Sevgili mum
    Dedi Mecnun
    Sevdim seni
    Acıdığın için pervaneye
    Bende önerirdim
    Kader izin verseydi
    Beni yakmanı
    Onun yerine
    Ama acele etme vakit var
    Sayılıdır saatler dakikalar
    Azrail bile senden sabırlıdır
    Burada sencileyin benim de işim var
    Ben herkes için
    Değişik ve ayrı dozda
    Soyut bir otobiyografyayım
    Herkesin yaşadığı bir iç tarih
    Hekesin yüreğinden geçen bir coğrafya
    Gidip gidip varacakları
    Fakat ulaşamayacakları
    Bir panorama
    Kaderin zaman zaman
    Kabaran kanlara uyguladığı
    Nirengi noktaları batmış
    Beyaz bir karanlığa batmış
    Mutsuzca mutlu bir topoğrafya

    Sonra gece bitti mum söndü
    Bu söyleşilerle tan atarken
    Pervane Mecnun'a
    Mecnun pervaneye döndü


    Sezai Karakoç








  3. 3
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    İNCİ DAKİKALARI


    Sen bana yeni yılsın her dakika

    Her dakika bir yaşıma daha giriyorum

    Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni
    Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın
    Ben bin parçaya bölündüm her parçasında
    Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın
    Çalkantısız Üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın
    Erkek ağlar mı diyeceksin
    Hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı
    Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum
    Bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında
    Daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden
    Ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey
    Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya
    Çürük ve havada asılı tahtalar üstünde
    Hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya
    Sen benim ağlamamı erkekliğime
    Uyanan ölmeyen yenilenen
    Azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan
    Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say

    Bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu
    Gizli heybelere binbir gece eşyası doldurduğuma say

    Ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam
    Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım
    Bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım
    Şehrin ölümünü yanlış anlama
    Gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar
    Ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar

    Senin odan gün ışığı en güzel müzik bana
    Farklılıklar odası
    Giden tren buharları içinde örümcek ağı
    Sen güzel örümcek ağı yaşamakla yaşamamak
    Doğduğumuz şüpheyle öldüğümüz şüphe arasına gerilmiş
    Garip bulut farklı müzik güzel örümcek ağı

    Ben bir yabancı buğunun kokusunu alıyorum
    Bu kokuyu alıyorsam onulmaz kıskançlık yaramdandır
    Benim garipliğime bakma benim kıskançlığıma bakma benim
    İncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum
    Bu inciler denizlerin en karanlık noktalarında bile yoktur
    Benim ak ve kara kayalar içinde bulduğum inciler
    Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur
    Oldukları yerde bile

    Sezai Karakoç







  4. 4
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Çocukluğumuz

    Annemin bana öğrettiği ilk kelime
    Allah, şahdamarımdan yakın bana benim içimde

    Annem bana gülü şöyle öğretti
    Gül, Onun, o sonsuz iyilik güneşinin teriydi

    Annem gizli gizli ağlardı dilinde Yunus
    Ağaçlar ağlardı, gök koyulaşırdı, güneş ve ay mahpus

    Babamın uzun kış geceleri hazırladığı cenklerde
    Binmiş gelirdi Ali bir kırata

    Ali ve at, gelip kurtarırdı bizi darağacından
    Asyada, Afrikada, geçmişte gelecekte

    Biz o atın tozuna kapanır ağlardık
    Güneş kaçardı, ay düşerdi, yıldızlar büyürdü

    Çocuklarla oynarken paylaşamazdık Ali rolünü
    Ali güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahraman

    Ali olmak bir hedef her çocukta

    Babam lambanın ışığında okurdu
    Kaleler kuşatırdık, bir mümin ölse ağlardık
    Fetihlerde bayram yapardık
    İslam bir sevinçti kaplardı içimizi

    Peygamberin günümüzde küçük sahabileri biz çocuklardık
    Bediri, Hayberi, Mekkeyi özlerdik, sabaha kadar uyumazdık

    Mekkenin derin kuyulardan iniltisi gelirdi

    Kediler mangalın altında uyurdu
    Biz küllenmiş ekmekler yerdik razı
    İnanmış adamların övüncüyle
    Sabırla beklerdik geceleri

    Şimdi hiçbirinden eser yok
    Gitti o geceler o cenk kitapları
    Dağıldı kalelerin önündeki askerler
    Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi


    Sezai Karakoç


  5. 5
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    BAHÇE GÖRMÜŞ ÇOCUKLARIN ŞİİRİ

    İlkin sakin kiraz bahçeleridir andığım eski günlerden
    Şehrin çocuklara mahsus kaydıraklardan olduğu
    Fi tarihinde kutsal sözleri kale almadıkları için
    Harap bırakılmışlar tabiatüstü güçlerle

    Bir kere elime aldım mı çocukluğumu
    Üstüne kerametler yazılı derilerde
    Geleceği bildiren derilerde
    Başlar yeni bir mantığın bağbozumu

    Paganini bakışıyla ölümü inkar eden
    Anneleri şaşırtan çocukları büyüleyen
    Sevimli kahinlikleriyle fakirleri sevindiren
    Ve siz ey çingene kadınları

    O yıllar savaş yıllarıydı geceleri karartma
    Gündüzleri fırın önlerinde birikirdi halk
    Biz çocuklara büyükler arasındaki fark
    Bir yanda şehir bir yanda kiraz bahçeleri
    S.Karakoç


  6. 6
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    RÜZGÂR

    Uçurtmamı rüzgâr yırttı dostlarım!

    Gelin duvağından kopan bir rüzgâr...
    Bu rüzgâr yüzünden bulutlar yarım;
    Bu rüzgâr yüzünden bana olanlar...

    O ceviz dalları, o asma, o dut,
    Gül gül, mektup mektup büyüyen umut...
    Yangından yangına arda kalmış tut.
    Muhabbet sürermiş bir rüzgâr kadar.
    sezai karakoç

  7. 7
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    EY SEVGİLİ


    Senin kalbinden sürgün oldum ilkin

    Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süregi

    Bütün törenlerin sölenlerin ayinlerin yortularin disinda

    Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim

    Af dilemeye geldim affa layikolmasam da

    Uzatma dünya sürgünümü benim



    Aşkın bu en onulmazından koparıp

    Bir tuz bulutu gibi

    Savuran yüregime

    Ah uzatma dünya sürgünümü benim

    Nice yoruldugum ayakabilarimdan degil

    Ayaklarimdan belli



    Lambalar egri

    Aynalar akrep melegi

    Zaman çarpilmis atin son hayali

    Ev miras degil mirasin hayaleti

    Ey gönlümün dogurdugu

    Büyüttügü emzirdigi

    Kus tüyünden

    Ve kus südünden

    Geceler ve gündüzlerde

    Insanliga anit gibi yükselttigi

    Sevgili

    En sevgili

    Ey sevgili

    Uzatma dünya sürgünüm benim



    Bütün siirlerde söyledigim sensin

    Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin

    Seni saklamak için görüntülerinden faydalandim Salome'nin Belkis'in

    Bosunaydi saklamaya çalismam öylesine asikarsin bellisin

    Kuslar uçar senin gönlünü taklit için

    Ellerinden devsirir bahar çiçeklerini

    Deniz gözlerinden alir sonsuzlugun haberini

    Ey gönüllerin en yumusagi en derini

    Sevgili

    En sevgili

    Ey sevgili

    Uzatma dünya sürgünümü benim



    Yillar geçti sapan ölümsüz iz birakti toprakta

    Yildizlara uzaniphep seni sordum gece yarilarinda

    Çati katlarinda bodrum katlarinda

    Gölgendi gecemi aydinlatan essiz lamba

    Hep Kanlica'da Emirgan'da

    Kandilli'nin kursuni safaklarinda

    Seninle söylesip durdum bir ömrün baharinda yazinda

    simdi onun birdenbire gelen sonbaharinda

    Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim

    Af dilemeye geldim affa layik olmasam da

    Ey çagdas Kudüs (Meryem)

    Ey sirrini gönlünde tasiyan Misir (Züleyha)

    Ey ipeklere yumusaklik bagislayan merhametin kalbi

    Sevgili

    En sevgili

    Ey sevgili

    Uzatma dünya sürgünümü benim



    Daglarin yikilisini gördüm bir Venüs bardaginda

    Köle gibi satildim pazarlar pazarinda

    Günesin sarardigini gördüm Konstantin duvarinda

    Senin hayallerinle yandim düslerin civarinda

    Gölgendi yansiyip duran bengisu pinarinda

    Ölüm düsüncesinin beni sardigi su anda

    Verilmemis hesaplarin korkusuyla

    Sana geldim ayaklarina kapanmaya geldim

    Af dilemeye geldim affa layik olmasam da

    Sevgili

    En sevgili

    Ey sevgili

    Uzatma dünya sürgünüm benim



    Ülkendeki kuslardan ne haber vardir

    Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardir

    Ask celladindan ne çikar madem ki yar vardir

    Yoktanda vardan da ötede bir Var vardir

    Hep suç bende degil beni yakip yikan bir nazar vardir

    O sarkiya özenip söylenecek misralar vardir

    Sakin kader deme kaderin üstünde bir kader vardir

    Ne yapsalar bos göklerden gelen bir karar vardir

    Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardir

    Yanmissam külümden yapilan bir hisar vardir

    Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardir

    Sirlarin sirrina ermek için sende anahtar vardir

    Gögsünde sürgününü geri çagiran bir damar vardir

    Senden umut kesmem kalbinde merhamet adli bir çinar vardir

    Sevgili

    En sevgili

    Ey sevgili

  8. 8
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    KÜÇÜK NA'T

    Göz seni görmeli, ağız seni söylemeli

    Hafıza seni anmak ödevinde mi

    Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli

    Sen eskimoların ısınması sevgililer mahşeri





    Aklım yeni bir akıldır çiçeklerden

    Mantığım mantığın üstünde yeni

    İçimde Nuh'un en yeni tufanı

    Dünyaya ayak basıyorum yeniden



    Göz seni görmeli ağız seni söylemeli

    Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli



    Yüzlerce yıl geçiyor belki bir bulut geçiyor

    Ben yeni doğmuş bir çocuk gibi

    Herkesin konuştuğu dilden mahrum

    Ama yepyeni bir dil konuşmanın sevinci



    Bütün deniz kıyılarında seni anmalı

    Sen buzulların erimesi eskimoların ısınması


  9. 9
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Liliyar
    Bu kuklaların kukla olmadığı besbelli
    Ne söyledilerse tıpıtıpına gerçek besbelli
    Altın saçlarını yana atışı yok mu Lilinin
    Lilinin yağdan kıl çekercesine inanışı
    Lilinin yağdan kıl çekercesine yaşayışı yok mu
    Kuklalar titremesin ne yapsın
    Adam konuşmasını bilmezse ne yapsın
    Kuklaların kukla olmadığı besbelli
    Lilinin çekip gideceği besbelli
    Lilinin dönüp geleceği besbelli

    Ekmek ha bakkalın olmuş ha Cabaret de Paris'nin
    Sen herhangi bir ekmek yiyeceksin işte Lili
    Ekmek ne kadar Allahınsa Lili de o kadar Allahın Lili
    Yüzün ruhun kadar aydınlık ya Lili
    Gönlün soğuk sular güzel aynalar gibi ya Lili
    Anladın ya kutunun içinden çıkan mendil
    Olamaz Üsküdardan geçeriken bulduğun mendil

    -Bizi bırakıp nereye gidiyorsun Lili
    Demek bizi bırakıp gidiyorsun Lili
    Sen daima güzeller güzelini bulursun Lili
    Sen istesen de taş yürekli olamazsın
    Sen daima güzeller güzeli olursun Lili
    Demek gideceksin arkana dönüp bakmayacaksın
    Hangi kuş hangi şafakta ölecek görmeyeceksin
    Öyleyse al bu kürkü bu veda kürkünü Lili
    Tüyleri şiirler olan bu mahcup kürkü
    Sen daima Sultanlar Sultanı olursun Lili
    Demek sen gidiyorsun Lili
    Bizi öpmeden mi gideceksin Lili

    Lilinin güneşin altında duruşu yok mu
    Perdeleri sıyırıp çirkin adamı burnundan yakalayışı yok mu
    Eline bavulunu alışı yollara koyuluşu yok mu
    Çirkin adamın güzel adam oluşu yok mu
    Yaklaşıp onu saçlarından yakalayışı
    Uzaklaşıp yollarda yol oluşu yok mu
    Lilinin bir tavşan gibi koşuşu
    Keklik gibi dönüp bakışı ve yıldırım gibi koşuşu yok mu
    Adam da tam o zaman kapıdan çıkmaz mı dışarı
    Lilinin adamın boynuna çocukça ve çılgınca atılışı yok mu

    Ben konuşmasını bilmem Lili...


    sezai karakoç

  10. 10
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    DENİZİN KENTİNİ YAKTIM

    Denizin kentini yaktım

    Vızıldayıp duran kafamın ortasında
    Denizin kentini yaktım
    Hurma şırıltılarıyla

    Denizin kentini yaktım
    Beni çocukluğumdan koparan
    Denizin kentini yaktım
    Bir kent kadın kabuklarından

    Denizin kentini yaktım
    Miras kalmış bir alevle
    Denizin kentini yaktım
    Veli ağaçlarla kalbi atan mermerle

    Tanrıyı anarak kalbi atan
    Cami sütunları boğdu
    Sararmış gözyaşlarıyla
    Kararmış denizin kentini

    İstanbul ey sevgili şehir
    Dön dön karadan gelen sesime
    Son veren zaman yatırında
    Denizden getirilen biçimine

    SEZAİ KARAKOÇ

+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi