Yavuz Bülent Bakiler Şiirleri

+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Yavuz Bülent Bakiler Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Reklam

    Yavuz Bülent Bakiler Şiirleri

    Reklam



    Yavuz Bülent Bakiler Şiirleri

    Forum Alev
    Seninle bir yagmur basliyor iplik iplik,
    Bir güzellik doguyor yüregime siirden.
    Martilar konuyor omuzlarima,
    Gözlerin Istanbul oluyor birden.
    Aksamlardan, gecelerden, senden uzagim
    Siirlerim rüzgardir uzak daglardan esen
    Durgun sular gibi azalacagim
    Bir gün, birdenbire çikip gelmesen.
    Sarkilarla geleceksin, duygulu, ince
    Yalniz gözlerime bak diyeceksin.
    Ellerim usulca ellerine degince
    Kaybolup gideceksin
    Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
    Bir elim seni silecek.
    Kalbim: Ebemkusagi; günde bin kere
    Senin için yeni bastan can kesilecek.
    Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
    Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
    Ne güzel binecegim vapurlari kaçirmak
    Yapayalniz kalmak iskelelerde.
    Seninle bir yagmur basliyor iplik iplik,
    Bir güzellik doguyor yüregime siirden.
    Martilar konuyor omuzlarima,
    Gözlerin Istanbul oluyor birden.
    .
    Yavuz Bülent Bakiler




  2. 2
    YapRock
    Forumun Herşeyi

    --->: Yavuz Bülent Bakiler Şiirleri

    Reklam



    İSİMSİZ ŞİİR



    Üstüme lapa lapa kar yağıyordu yeniden

    Yeniden yüreğim beyaz bir lale

    Berrak sular, ışıklar, çiçekler, renkler

    Yeniden karşımda birer şelale



    Artık benim için ne ekmek, ne su

    Sağımda, solumda vehim ordusu.

    Ve hep onu, bulamamak korkusu

    Soyundum yeniden büyük melale.



    Bana alev gibi bir şeyler yazdı

    Sanki baştan başa şiirdi, nazdı...

    Kırk yıl bile düşünsem olmazdı

    Gelmezdi bu sevda akla, hayale.



    Bitmiş tükenmiştim, efkarım çoktu

    Salkım söğütlerden bir farkım yoktu

    Yar beni yeni bir yarışa soktu

    Şu halime bir bakın: deli-divane!



    Gönlüm nakış nakış renkli bir kilim

    Bir kınalı-güzel türküdür dilim

    Yeminle anlatsam kim inanır kim

    İçine düştüğüm bu çılgın hale.



    Karışıp gitsem mi ebabillere

    Adını versem mi karanfillere

    Seslenip dursam mı sahillere

    lale! lale! lale!









  3. 3
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    BİR GÜN BAKSAM Kİ GELMİŞSİN

    Bir gün baksam ki gelmişsin..
    Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.
    Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik
    Saçlarında ilkbahar..



    Bir gün baksam ki gelmişsin..
    Gülüşünde taze serin bir rüzgar
    Ellerin yine eskisi kadar güzel
    Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar..



    Bir gün baksam ki gelmişsin..
    Hasretin içimde sonsuzluk kadar.
    Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz.
    Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.



    Bir gün baksam ki gelmişsin..
    Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var.
    Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm
    Benim olmuş dünyalar. . .

    yavuz bülent bakiler








  4. 4
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    YAĞMUR GÜZELİ


    Yağmurlar yağmıyor mu inceden ince
    Rüzgarlar esmiyor mu serince
    Bir sigara yakıyorum efkarlanarak
    Çıkıp karşıma sen geliyorsun
    Saçların ıslanmış oluyor
    “Gel” diyorum duymuyorsun beni bir türlü
    Seni böyle hayal meyal yaşamak çok zor
    Uzanıp tutsam diyorum incecik ellerinden
    Ellerim boşlukta kalıyor.


    Bir gün çıkıp gideceksin
    Sonra arkandan yine ince bir yağmur yağacak
    Cadde cadde,sokak sokak
    Sayıklar gibi dolaşıp seni arayacağım
    Beni bir köşe başında ağlıyor bulacaklar.
    Saklamak zor olacak,çaresiz kalacağım
    Seni sevdiğimi anlayacaklar.
    Üstüme yağmurlar yağacak
    İnce bir dal gibi birden kopup kırılacağım
    Kaldırım taşlarında sıcaklığım kalacak
    Kahrolacağım.

    Bu şiiri yağmur yağarken yazdım
    Ezanlar okunuyordu minarelerden
    Seni düşünmeseydim yağmurlu havalarda
    Sokaklara çıkmayı göze almazdım.

    Yağmurlar yağmıyor mu inceden ince
    Rüzgarlar esmiyor mu serince
    Bir sigara yakıyorum efkarlanarak
    Çıkıp karşıma sen geliyorsun
    Saçların ıslanmış oluyor
    “Gel” diyorum duymuyorsun beni bir türlü
    Seni böyle hayal meyal yaşamak çok zor
    Uzanıp tutsam diyorum incecik ellerinden
    Ellerim boşlukta kalıyor.

    yavuzbülent bakiler


  5. 5
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    KÜREK SESİ


    Tanrı seslenmiş olamaz
    Kuşlar gelmiş olamaz
    Ben olmuş olamam
    Bu çok fazla.

    Neden Tanrı neden kuşlar neden ben
    Hep Tanrı hep kuşlar hep ben
    Uçmaklara uçanlara uçuşa
    Bu çok fazla.

    Kana kan dişlere diş saç saça başa baş
    Tozutmadan ağdalandırarak
    Bu çok fazla.

    Herk edilmişliğin de tebessüme yer açan bir fasıla verdiğini
    biliriz
    Bu çok fazla.


    (Merdivenşiir-12 / Şubat 2007)

  6. 6
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    SEVGİLİME İFTİRA

    Dudaklarından kalkarken boynun kurcalar beni
    bir yanımı kara çıbanlara saldılar, ıslak
    bir yanım hiç aymamıştır, gümeçlerde saklıdır

    ondan ki nefret içinde omzunu okşuyorum
    ama şimdi bana gerçekten zor gelen şey
    bir grevin çocuklara kazınmış izlerini hatırlamak
    sözlerimi etime bastırıyorum
    içimde çalılıkları yaran bir postalın tortusu
    benim bu sası karanlığa zorla, zorlayarak
    tutuşmuş bir gül sıkıştırmak boynumun borcu

    yeter ki
    sağlam senetler verilmiş sanılırken aşkı karartmak için
    sen bir daha beni saçlarınla sıyır
    ağdalanmış sevincimi hışırdat, bunu yapabilirsin
    çünkü bütün bankalar, silâh fabrikaları
    her gün bacaklarımıza sırnaşan kara köpük
    senin sessiz gururunda homurdanan tufanı
    hesab etmiş değil,
    bilmemişler hıncımın yaban otlar suladığını
    çalakalem sevebilmek elimden gelmiyor
    belki evet
    onların mühürlerini kımıldatan barut dumanlarını
    solumaktan
    biraz çopurlanmıştır sesim
    senin göğsünü ağartırken yıpranılacak elbet
    bakışlar tozlanacak, dolukmuş sofalardan
    ezikliğin şehveti yayılınca
    taptaze yaşlanmayı da öğrenmem gerekecek

    iştedir yalanı seyreltiyor uykusuzluklar
    aklımın köşesinden atlılar geçiyor
    değil mi ki beni şımartan gökyüzüdür
    ve ben o tanyerlerinin sulbünden gelmekteyim
    hiçbir dostumu kalebent saymam parmaklıkların ardında
    kan değildir dostlarımın çakşırına bulaşan
    kan değil, mürekkep lekesi, ben bilirim
    çünkü bir gün gerçekten kan aktığında
    ölüm çiçeklerin yırtıcı dülgerliği sanılacaktır
    karaysam şimdi öfkenin payı vardır karalığımda
    aşktandır titrediğim eğer ki titriyorsam
    sözlerim öcalan ağza misvak, iyice anlaşılsın
    bu dağlanmış toprağa süzülen ayaklarımdan
    keşke kan olsa,

    o zaman
    senin çardağına çıkarken
    karıştırırken şarapla kendimi sana
    varsın gün geçtikçe her şeyde biraz kahır
    biraz bakır çalığı olsun lokmamızda
    bana soru sor artık
    beni kurtarma, konuştur
    beni yaz geceleri patlayan sağnaklara bağışla.


  7. 7
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Cebeci İstasyonu ve Sen
    Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü
    İncecikten bir yağmur yağıyordu yollara
    Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi
    Sıcak bir kara sevda
    Yüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu;
    Acımsı, buruk.
    mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içinde
    Sessizliği üstümüzden atamıyorduk
    Bir saçak altında kararsız, yorgun
    Saatlerce duruyorduk
    Kimse görmüyordu bizi

    Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü
    Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi
    Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü
    Bir başka türlüydü bu insanlar
    Sen bir başka türlüydün
    Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi
    Gözlerin gözlerimde erimekteydi
    Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun
    Beni bırakma diyordun

    Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam
    Bir yalnızlık duyuyorduk
    Ağlıyordun, ağlıyordun...

    Cebeci İstasyonunda bir tren
    Nefes nefese soluyordu
    Gerilmiş bir keman teli gibiydik

    Ankara Kalesi'nde bir eski çalar saat
    Bilmem kaça vuruyordu
    Bir yağmur yağıyor inceden ince
    İçimizdeki binbir düşünce
    Harmanlar misali savruluyordu
    Islanmış bir ceylan yavrusu gibi
    Tiril tiril titriyordun
    Gitsek gitsek diyordun.

    Yüreğimin atışından deli gönlümce
    Sırıl sıklam, paramparça, permeperişan
    Türküler söylüyordum
    Ağlıyordun, ağlıyordun...

    Şimdi, şimdi seni düşünüyorum
    Cebeci yollarında rüzgarlar esiyor, serin
    Paramparça düşmüş gönül ufkuma
    İki yıldız gibi gözlerin
    Gel Ey ciğerime saplanan hançer
    Gel ey yüreğime oturmuş kurşun
    Göçmen kuşlar gibi çok uzaklardan
    Gel artık
    Ne olursun

    Yavuz Bülent Bakiler


  8. 8
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Gel
    Nasıl ağlamıştın öyle akşam sokaklarda.
    Birden nasıl büyümüştü içimde yerin?
    Japon türkülerine benziyordu gözlerin
    Sen japon türkülerini bilmezsin...

    Pişman oldum yaptığıma o günden beri
    Gel gitme çocuk!
    Buruk bir acı çöker yüreğime geceleri
    Nereye bu hazin yolculuk

    SEN PİŞMANLIĞI BİLMEZSİN...

    Gözlerin olmasaydı, beni ağlatmasaydı
    Alıp giderdim başımı uzak iklimlere yarın
    Hani bahar gelince pembe güller açar ya
    Senin de öyle mektupların.

    Şarkıların, türkülerin en güzel olduğu yerden
    Ne olursun bir ses getir bana yetecek.
    Seni güzelliğin mi alıp götürdü birden?
    Ama bu yalnızlık beni hep kahredecek.

    Burası İstanbul mu böyle yosun kokulu?
    Gel gitme vakit erken.
    Gel Beyazıt Kulesi'nden türküler söyleyelim.
    İstanbul bu kadar güzelken

    Şimdi Japon türküleri söyleniyor gel!
    Rüzgar gibi uzaklardan, yelken gibi denizlerden
    Gel bırakma sokaklarda böyle yapayalnız beni
    İSTANBUL BU KADAR GÜZELKEN.

    Yavuz Bülent Bakiler


  9. 9
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    SİVAS'TA YOKSUL ÇOCUKLAR

    Sivas'ta Ulu Camii avlusunda çocuklar

    Yalvaran gözlerle etrafa baka baka
    Açıyorlar küçük esmer avuçlarını:
    -Emmilerim sadaka! Emmilerim sadaka!

    Hükümet konağının yanında biri
    Bir kemik kalmış bir deri...
    'Boya cila yimbeş,boya cila yimbeş' diye ağlıyor
    Ve daha fırça bile tutamıyor elleri.

    Garipler Pazarı'nda körpe çocuklar
    Yorgunluktan güzelim yüzleri al al...
    Öldüren bir çığlık dudaklarında:
    -Boş hamal!boş hamal!boş hamal!

    Nane satan su satan yetim çocuklar
    Şarkı söyleyemediler güneşe aya...
    Biliyorum ne masal dinlemeye doydular
    Ne oyun oynamaya...

    Bezirci'de,Yüceyurt'ta Altıntabak'ta...
    Çocuklar var incecik yüzleri nurdan
    Ama toz toprak içinde elleri ayakları
    Oyuncakları çamurdan...

    Ve günahkar çocuklar,suçlu çocuklar
    Mahkeme salonunda bakarım dizi dizi
    Bu suç bizim suçumuz,bu günah bizim
    Affedin bizi.

    Gökteki yıldızlar kadar sayısız
    Ah yurdumun kimsesiz ve yoksul çocukları
    Anladım farkınız yok koparılmış başaktan!
    Alın bu gözleri benden,alın bu yüreği artık
    Utanıyorum yaşamaktan.

  10. 10
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
    Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.

    Martılar konuyor omuzlarıma,
    Gözlerin İstanbul oluyor birden.
    Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım
    Şiirlerim rüzgârdır uzak dağlardan esen
    Durgun sular gibi azalacağım
    Bir gün, birdenbire çıkıp geliversen.
    Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince
    Yalnız gözlerime bak diyeceksin.
    Ellerim usulca ellerine değince
    Kaybolup gideceksin
    Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
    Bir elim seni silecek.
    Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere
    Senin için yeni baştan can kesilecek.
    Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
    Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
    Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak
    Yapayalnız kalmak iskelelerde.
    Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
    Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
    Martılar konuyor omuzlarıma,
    Gözlerin İstanbul oluyor birden.

    — y.bülent bakiler -

+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi