Ahmet Uysal Şiirleri

+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Ahmet Uysal Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    --->: Ahmet Uysal Şiirleri

    Reklam



    İNCE BİR HANÇER

    Issız bozkırda usul esen
    yaz yelidir hançer
    Bütün eski kalıtların yanılmaz
    belleğidir hançer

    Ayrı kalınca kınından yitik
    gümüş kabzasıyla
    Zaman içinde çürüyüp gidecek
    eğri demirdir hançer

    Yıkım günlerinde odur öfkeli
    imgesi şairlerin
    Pul pul döker pasını birden
    umutla devinir hançer

    Ay ışığını sever ne de olsa
    gecenin dostudur
    En çok bir kadın koynundaysa
    sevinir hançer

    Islak bir parıltı ya da kan
    izi bırakır ardında
    Yasak sevişmelerin ölümcül
    bedelidir hançer

    Ne zaman kaygan bir kın
    içinde düşünsem onu
    Şiirin ipeksi dokusuyla
    kendine bilenir hançer

    ForumAlev --->: Ahmet Uysal Şiirleri

  2. 14
    aSsude
    Usta Üye
    O TEMMUZLAR

    Nereye gitsem karşıma çıkıyor ansızın
    O temmuzlar, gözlerine benzeyen bir kızın

    O temmuzlardı karanlığı sevdiren bana
    Parlarken uzaklarda ışığı bir yıldızın

    Otlarla, böceklerle uyuduğum günlerdi
    Simgesiydim sonsuz bozkırlarda yalnızlığın

    Şimdi unuttum bütün adları ve yüzleri
    Yüreğimde yangınları kaldı temmuzların

    Solumak, bir daha solumak o temmuzları
    Güzelliğine vararak çok eski yazların









  3. 15
    aSsude
    Usta Üye
    GÜZ SONU ŞİİRLERİ

    Her şey hazır belki
    yarın giderim
    Yağmurun sesini de
    alırım yanıma
    Gömleğimin cebindedir
    kuruyan otlar
    Eski yerinde kalır gene
    bozkır kokusu

    Herşey hazır kesin
    yarın giderim
    Kırgın güz sokağı
    uğurlar beni
    Benim için rüzgâra
    bürünür evler
    Kapısını açık bırakırım
    ıssız avlumun

    Her şey hazır olamaz
    hayal bunlar
    Şehrini bulamaz bulanık
    akan nehir
    Savrulur derin vadilerden
    düşer köpüğü
    Kırık bir dal ucuna döner
    kırgın şiirler








  4. 16
    aSsude
    Usta Üye
    KIRGIN GÜNLER GÖÇEBESİ

    Yurdun neresiydi senin
    Ey rüzgâra bürünen göçebe


    Tükettin işte barındığın
    Kırgın günleri de
    Biriktirdin ve çürüdün
    Eski taş oyuklarında
    Çimlendi gizlediğin tohum


    Islak bir çizgiydin
    Kuşların geceye çizdiği
    Acı sularında çığlıklar
    Kırk yıl eğirdin ipliğini
    Kırkıncı şiirinin


    Önünde duruyor şimdi
    Yangınlar atlası temmuz
    Kül üreten kent günleri
    Geçit vermeyen köprü
    Çıkrıkta bekleyen iplik


    Çıkıp gidecek gibisin
    Kendine çizdiğin eğriden
    Bursa günleri kentine
    Şiiri ilk bulduğun
    Su günlerine yeniden


    Yeniden kuşatıyor seni
    Korku ve kuşku günleri
    İçindeki taş tanrı
    Ağır basıyor yeniden
    Uzun süren o yıkımlar yılı



    Yurdun neresiydi senin
    Ey rüzgâra bürünen göçebe



  5. 17
    aSsude
    Usta Üye
    SİSLİ ŞEHİRLERDE KALAN

    Sisli şehirler bıraktın bana
    Erken ölümünü kuşların
    Ay ışığı da görünmez oldu
    Çiçeksiz, yarım balkonumda
    Uçuşan eteğini bulamadım

    Kalbimi acıtıyor tenimin yarası
    Her gece amansız bir sorgulama
    Elimde kalan kırık dal ucu
    Yırtıyor dokunduğu yeri
    Kanlı bir hançer yatağımda

    O kırgın yağmur sokağı da
    İşte kaybetti ince yağmurunu
    Silindi penceremdeki ıslak gölge
    Yakıcı öpüşlerin sıcaklığı
    Tuzun eski tadı unutuldu

    Sivri bir hançer bıraktın bana


  6. 18
    aSsude
    Usta Üye
    GECE TANIMLARI

    bir kadın tenidir gece
    ay ışığında soyunan
    benim için mi gizlice
    gelir denizin koynundan

    suyla rüzgârla öpüşür
    onun ıslak ürpertisi
    açık kalsa üstü üşür
    kayınca şiir örtüsü



  7. 19
    aSsude
    Usta Üye
    GÜZ GÖMLEĞİ

    Güz gömleği giydi şiir
    Hüzün sanıyor görenler
    Açık kalmış bir düğmesi
    Ki rüzgâr girsin diyedir

    Cebinde yağmur kokusu
    Bir tutam kurutulmuş ot
    Yeni bir imge arıyor
    Onunla, ince akan su

    Bir kadın eli değmiştir
    Belki de yıllar öncesi
    Saklar durur unutamaz
    O gömleği giydi şiir



  8. 20
    aSsude
    Usta Üye
    SÖZLÜK

    leylâk: yağmurlu günlerde
    mora boyar gecenin örtüsünü

    poetika: yağmur sözlüğüyle yazılır
    burada rüzgârların şiiri

    rüzgâr: küçük ------ çiçeklerinin
    kokusunu sürükler gizli bohçasında

    gece: güz ırmağına düşürür
    tülünü, koynuma girmeden önce



  9. 21
    aSsude
    Usta Üye

    --->: Ahmet Uysal Şiirleri

    Reklam



    UZANIŞI İNCEYDİ ÜLKEMİN

    Sisli şehirler bıraktın bana
    Erken ölümünü kuşların
    Ay ışığı da görünmez oldu
    Çiçeksiz, yarım balkonumda
    Uçuşan eteğini bulamadım

    Kalbimi acıtıyor tenimin yarası
    Her gece amansız bir sorgulama
    Elimde kalan kırık dal ucu
    Yırtıyor dokunduğu yeri
    Kanlı bir hançer yatağımda

    O kırgın yağmur sokağı da
    İşte kaybetti ince yağmurunu
    Silindi penceremdeki ıslak gölge
    Yakıcı öpüşlerin sıcaklığı
    Tuzun eski tadı unutuldu

    Sivri bir hançer bıraktın bana



  10. 22
    aSsude
    Usta Üye
    SÖZDÜŞÜ METİNLER

    Sen ki bir sözdüşüydün
    Ulaşan en eski aşklara
    Kırık testimde biriken su
    İlk yazılı taşı söylencemin

    Sendin bulduğum büyü
    Bozkır buğulu bedenimle
    Tuzuna inandığım çöl kumu
    Kuşlar uçurtan susuzluk

    Yollar ayrımı yüreğim
    Zaman dokuyan çıkrıktı
    Dönen ışık hızıyla
    Boşluğa düşen sarmal

    Aşk ki bir sözdüşüdür
    Çıkar en eski yazmalara



  11. 23
    aSsude
    Usta Üye
    ÖLÇÜMLER SÖZLÜĞÜ

    hüzün/ölçer
    rüzgâr: hüzün ölçeridir eylülün,
    ürpertir geceyi öptüğü yerden

    acı/ölçer
    şiir:acı ölçeri kanlı yüzyılın
    yaralı bir temmuz atlasında

    aşk/ölçer
    hançer:ah, onunla ölçülür bütün
    ölümcül, yasak aşkları ülkemin

    güz/ölçer
    şair:güz ölçümüyle yazan şiirini
    uyaklar düşüren uzak rüzgârlara


+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi