Ahmet Ada Şiirleri

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Ahmet Ada Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    Ahmet Ada Şiirleri

    Reklam



    Ahmet Ada Şiirleri

    Forum Alev
    ÖZLENİRSİN SEVGİLİM
    Ne kaldı, ne kaldı son güzden geriye
    Sevgilim, beklemesini bilenim benim
    Kar yağdı kirpiklerine
    Kar sesi kuşattı çevremizi
    Umutlar gibi birikti kar
    Özlemler gibi birikti
    Biliyor musun acılardan örülü
    Sözcükler kaldı aramızda
    Acıları tersyüz ettik
    Yenildik, evet düpedüz yenildik
    İçimize bıraktık kar sesini
    Yeni bir ezgi üretecek olan
    Çığlıklardan, kurumuş gözyaşlarından

    Biliyor musun gülün kokması gecikecek
    Bir kuş sesi gömleğine işlenecek
    Çok eski bir gökyüzüyle birlikte
    Orda burda söylenecek
    Huma kuşunun göğsünde dinlendiği
    Üşümüş, yorgun ama umutsuz değil

    Canımın yongası, sevgilim, bir tanem
    Ne kaldı, ne kaldı geriye acılardan
    Eski alınteri, aşksız kaldı birçokları
    Çocuklar kutup mavisi ağladı
    Kimse artık hüzünleri anlatmasın
    Ne vakti, ne yeri, ne bir anlamı kaldı

    Güzelim, bir tanem, canımın yongası
    Bir karanfilin suya eğilimi gibisin
    Öylesin, özlenirsin, gel artık kar yağdı
    Bize paylaşacak aldanmalar kaldı





  2. 2
    aSsude
    Usta Üye

    --->: Ahmet Ada Şiirleri

    Reklam



    HEP SENİ SEVDİM


    Hep seni sevdim
    Yaz kendini anlatırken yaprak yaprak
    Günler ne çabuk akıp geçti sevgilim
    Yüzyıllar geçti sanki aradan
    Yollar yollar boyunca yan yana
    Hangi yokuşu çıktıysam seninle
    Kuşlar uçuştular saçlarından

    Hep seni sevdim, silinmez izi
    Sevimli şaşkınlıklarımın o yazdan

    Kır kahveleri kuş sürüleri sonra
    Konuşmadan oturduğumuz masa iskemle
    Demli çay, demli çayın buğusu
    O yaz daha mutluydu seninle

    Senin mavi miydi ya kalbinin sesi
    Bir saat gibi işlerken kendiliğinden
    Yine buluştu gözlerimiz sevgiler üreten
    O yaz seni ne çok sevdiğimi
    Öğrendim bir akarsuyun sessizliğinden

    Bulutlardan bulutlara çıkardım o yaz
    Çiçekler suladım her günbatımı
    Çocuklarla konuştum hüznü unutturan
    Yalansız hilesiz sevdim seni
    Çiçekler çocuklar ezgiler içinde








  3. 3
    aSsude
    Usta Üye
    DELİKANLI

    ben düşler tramvayına binerken şehrin
    pırıl pırıl bir ay doğmuş olurdu dünyaya
    hanem aydınlanır annem uyanırdı
    babamın serçelenmiş ayakları saçılırdı
    ufak tefek sokaklara
    ben sokaklara borçluydum çocukluğumu
    bolluk günleri miydi babamın elinde ay ışığı
    bir de dolu file, dönerdi eve,
    benim yakınımdaydı
    ekmek parası, gökyüzünün teri, salıncaklar,
    ben çekidüzen verirdim eski dünyaya
    biraz umutsuz, az ironik, bir parça kırılgan
    yağmuru bol kış akşamlarında
    dip odalarda kısa pantolonlu aşık
    bağbozumuydum ben duygularım karmakarışık

    ben aşkla ödeşir düet sona ererdi
    zambak gibi sözcüklerden oluşan
    nasılsa yağmur yağardı tenha vakitlere
    seke seke yürüyüşünden tanırdım
    yağmuru, seni, baş dönmesi serüveni

    yağmurun iplerinde törendi beyaz gemi








  4. 4
    aSsude
    Usta Üye
    SEVGİLİ

    Gitsem, gitsem, dargın ayrıldığım
    Sevgilime bir mendil kiraz götürsem

    Mutluluğun nice rengini
    Yitirip de aradığım
    Gençlik günlerimi


  5. 5
    aSsude
    Usta Üye
    YAKSANA BİR SİGARA

    Malta kahvesinde akşam oldu
    İstanbul koktu çay, simit, mor menekşe
    Yaksana bir sigara, aşksızlık öldürür adamı
    Yaz nedir ki yoksa, yaralı bir aşk belki
    Salınarak yürüyen öfkeli bir karanfil
    Sevda belki yeşeren saksıdaki
    Sokaklar gül yası, çocuklar ağlamaklı
    Bir yağmur yağsa dağılır elbet bu sıkıntı
    İşçi kahvesinde rüzgârsız akşam oldu

    Yaksana bir sigara, işsizlik öldürür adamı
    Çocuklar çiçekler vapur saatleri
    Ayın kandili güzelim kardeşim
    Ekmeğin buğusu suyun öyküsü
    Aşka benziyordu aşka benziyordu

    İşsiz umarsız birine akşam oldu
    Aşklar bitti atlar denize indi
    Deniz ki açıldık ay saatleriydi
    Paylaşmak için balıkçıların mutsuzluğunu
    Yaksana bir sigara, düzelirse aşkla düzelir dünya

    Yalnız aşkla, paylaşılınca güzel olan


  6. 6
    aSsude
    Usta Üye
    CESARET

    Bir parça kar beyazı bulut mu
    Gök mavisi mendil mi anısı olan
    Savaktan akan serin sular mı
    Git getir usulca yarana sar
    Eksilmesin başucundan memleket

    Kuşattı mı bütün yolları harami
    Can yoldaşı orman uzak mı
    Kuşların çığlığına uyarak yürü
    Omuzlarına güneş vurmuş olmalı
    Bin nazla büyüyen özlediğin güle

    Faytonlar sürdün körüklü fenerli
    Koşum takımları pırıl pırıl doru atlar
    Nice gelinler götürdün al duvaklı
    Baş çekip diz vurarak halayda
    Gün oldu erittin kederli havaları

    Komadılar ama seni uçarı yürek
    Değmedi körpe fidan bir ele elin
    Arpa ekmeğine değdiği kadar
    Henüz onsekizinde yirmisinde
    Gül ömrünü yangınlara saldılar

    Bu usul yürek loncaya yazılmalı
    Çünkü dem tutmaya başladı çığlık
    Ve ayrılığın köze döndürdüğü sevda
    Öyle yalın öyle hırçın ki göğsünde
    Götürebilir seni güneşli yollara



  7. 7
    aSsude
    Usta Üye
    SEVDAYA İLİŞKİN

    Yüzünü bana döndür
    Böyle bakışımın nedenini sorma
    Uzun tümceler ezberletirim sana
    Kalın kitaplar getiririm o zaman
    Dakikalar tükenir. Birazdan
    Bir ömür tamamlanır
    Yaşanır olur yaklaşan ayrılıklar
    Otobüs şöyle bir sarsılır da
    Yaslanır birden
    Sevgilimin gurbet aklına

    Bir su olur giderim
    Gittiğim yerlerden alır
    Esmerliğini yüzüm
    Emekçilerin yaşamına karışırım sonra
    Ter kokar gömleklerim

    Bu bitmez yolculukta
    Camdan bakarak
    Görkemli, aşılmış mı bilemem
    Akşamları gerginleşen dağlar görürüm
    Uzun bir
    - Ah...
    Gibi
    Düşersin aklıma

    Yolcular bir bir uyur
    Bırakıp bu dünyayı giderler
    Yedeğimdeki sevdalar uyanır
    Kavga aşk olur bana
    Ömür bitmez yol bitmeyince
    Bir ezgi çalınır
    Sazın ucu gökyüzünü kanatır şimdi



  8. 8
    aSsude
    Usta Üye
    VEDA ...

    içimdeki kırık dökük camdan kule
    yıkıldı, sokak aralarında kar tozuttu,
    geçtim bir daha bu yollardan
    yüreğim kederle dolu

    ah! elimde olsa toplardım yine
    içimdeki cam kulenin parçalarını
    yeniden kurardım özleyerek
    incelik taşıyan sözcükleri

    geçti, ah geçti aşk duraklardan
    suya kar taneleri düşüyordu
    ben bir otobüsteydim
    camlar buğulanıp üşüyordu



  9. 9
    aSsude
    Usta Üye
    O ...

    odur üç gül üç köpük yaza uzanır
    kim bilir nereden gelir ne kadar kalır
    gelin ağlatma havasını başlatır
    kederi zurnanın ucundadır
    oradadır gül de gül köpüğü de
    kırık bir hüzündür hem güler
    hem ağlar

    bir geyiktir dağlarda ince uzun
    bacakları gezer bahçelerde, iz bırakır
    kışın karda, kar gibi yağar...
    odur kara taşa yazılı ince yazı
    odur gelinlerin duvağı
    odur mahzun bakan göz
    odur kalbine sokulan hançer
    odur kanatlarını tutuşturan ateş

    üç gül köpüğüdür o
    kırılgandır çıdamdır sevgisi kutludur
    açılıverir dağlar sürgünden çıkagelir
    eşyaya dokunsa acısı tazelenir
    öfkesi kar gibi erir

    yola çıkan birini andırır yalnızlığı
    hiçliğe bırakılmışlığın rüzgârını estirir

    odur çiçek tozu rüzgârla serpilen
    gül bahçelerinden sokaklara bulvarlara
    odur ipek kar beyazı gecelerde
    yataklardan kayan ve yayılan dünyaya
    ipeğin sesidir o, gülün köpüğü
    -ya siz kimlersiniz?



  10. 10
    aSsude
    Usta Üye
    İYİMSER BİR AŞK TÜRKÜSÜ

    Bağlardan inen patikalardayım
    Cebimde mis gibi şiirler, kuş cıvıltıları
    Sokağınızdan geçiyorum öğle üstü
    Sokağınızda sararan yaprakların kokusu
    Şuramda ince bir sızı, serseri bir acı
    Senden öncesi olmayan bir acı
    Yalnız senin mecnunun olan bir acı

    Her pazar geçtiğin yollarında bir yaprak
    Yeşeriyor kuşanmış bütün cesaretini
    Göğsünün içinde yaşatmak için aşkı
    Bir yaprak da senin konuşkan elinde
    Sevecen becerikli çalışkan elinde

    Her zaman biraz olsun gecikirsin
    Aşka yalnızlığa sevdaya
    Yine de özlenirsin güzelim sevgilim
    Bir çiçek de böyle özlenir
    Su dolu bir testinin yanındaki bir çiçek
    Desem öyle alaycı gülümser yürürsün
    Sessizce yağan yağmur altında
    Aşkı kendine anlata anlata

    Yine akşam oldu sevgilim sensiz
    Bırakıp gidiyorum içim aşkla dolduğu zaman
    Durakları buğulu otobüs camlarını
    Yağmur çiseleyen kirli sokakları
    Gide gide hüzünlü bir türkü gibi dokunan
    Yağmurun sesini ne çok seviyorum
    Seni ne kadar çok seviyorum

    İpek bir mendil diye
    Ayrılığı katlayıp koyuyorum çiçekle masama
    Bir de senin için yazdığım sevda şiirlerini
    Kendi anlamlarını aşıp giden
    Tozlu yollar sıra dağlar patikalar boyunca

    Ey sevgili senin sımsıcak bakışlarını
    Katlayıp koyuyorum çiçekli masama
    Seni ne kadar çok seviyorum
    Bir türkü solgunluğunu silip götürdüğü zaman



  11. 11
    aSsude
    Usta Üye

    --->: Ahmet Ada Şiirleri

    Reklam



    GÜL YENİSİ KÜÇÜK KIZ

    Bir park kanepesinde oturuyorum deniz
    kıyısındaki, burnumda tütüyor
    günyenisi küçük kız, bir çocuk kadar
    suçsuzum onu sevmekle, bunun için
    ilgileniyorum kırgın çiçeklerle

    Baktıkça resmine gül açılıyor parmak
    uçlarımda, ne çok istiyorum onu
    gün eskiten gözleri değdikçe günebakanlara
    nasıl da yakıştırıyorum günebakanları
    gözlerine

    Serçelerle, evet serçelerle geçiyorum
    ara sokaklardan, oyun oynuyor toz
    duman içinde çocuklar, geçiyorum
    içimde hüzne benzer bir duyguyla

    Şimdi şurdan koşuyorum
    kuşlar kalkıyor koştuğum taşlıklardan
    bir aldanış mı yaşadığım yoksa
    bilmiyorum ne kadar koşabilirim
    eskimez yeşil pabuçlarla gelen aşka

    Ey serçe gölgeleriyle lekeli ara sokaklar
    nasıl da sendeliyor kalbim küçük
    bir kız için, yürüyüp gidiyorum yüzümü
    bir Akdeniz çiçeğine gömerek

    Sevincimi bozuk paralar gibi dağıtıyorum



  12. 12
    aSsude
    Usta Üye
    NE KALDI

    sokağı gökyüzüyle ilişkilendiriyorum
    izinli askerlerin şapkalarından
    asker şapkalarından bir gökyüzü
    nasılsa her gün yaşıyor içimde
    acılardı yaban otlardı az az kanıyor
    ayrılıklardı mektuplardı az az kanıyor
    hazirandı o hepten kanıyor
    bak, bir ormanı seçiyoruz, işte
    yerini bulmuş ağaçlar içimizde
    sarnıçtan suluyoruz ağaçları
    ağaçlar fısıltıyla yağmurdan konuşuyor
    yağmuru senin yanına iliştirmeliyim
    bir sinema günü dinmesini bekledikti
    bir süre kül rengi çatılarda
    yağmurdu az az kanayan içimde
    çoğu aşk sonu kederleriyle ilgilidir
    kederleri güz başlangıcına iliştirmeliyim
    ben ne zamandır yalnızım
    herkes ne kadar yalnız
    güz ne kadar büyütüyor yalnızlığı
    ben kaçar gibi yaşamalıyım
    kırlangıçları, ağaçları, telâşlı sesleri
    güz biriktiriyor yaşlılığı
    bakışlarım bir noktaya çoğalıyor
    sağlıktı hastalıktı ölümdü
    belki de her şey eskisi gibi
    biz hepimiz yeniden doğuyoruz
    ağacın ağaç olduğu bir yanılsama belki
    suyun su, kuşun kuş
    belki de her şey hiç yaşanmadı
    deniz kabukları, masamdaki yeşil sürahi
    sözcükler, sözcükler anlamını yitiriyor
    bir kök biberiyle, tuzlu çakıl taşları
    hepsi bir yanılsama belki
    neye dokunsam çözülüyor çünkü
    şu kadarcık yeşilliğe yer kalmıyor dünyada
    çoğu hayatı bir aşk gibi yaşamakla ilgilidir
    azar azar eksiliyor farkına varmıyorum
    derken geceyi gündüzü bilmiyorum
    ağaçlar kapı aralıklarından görünüyor
    annemdi hayal oluyor içerlerde
    odalardan odalara geçtikçe
    sonra o erken vakitlerde
    perdeleri aralardı gün girsin diye
    komşunun balkonunda çiçekler
    çiçekler rüzgârda kokuyor
    kokuyor ya her bir o kadar güzel ki
    belki de hepsi bir yanılsama
    çiçeklerdi ağaçlardı az az kanıyor
    güzel insanlar erken ölüyor

    mahzun sayılır çocuklar
    seni çocukların yanına iliştirmeliyim
    çocuklar seni daha güzelleştiriyor
    içimize yağmur yağıyor
    yağmur seni daha güzelleştiriyor
    belki her güzellik bir yanılsama
    belki de ayan beyan her şey
    herkesin çocukluğu işaret fişeği
    ben hepsini yaşıyorum azar azar
    kim bilir aşk bitti de bu bendeki
    derviş türküleri



+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi