Turgut Uyar Şiirleri

+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Turgut Uyar Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    --->: Turgut Uyar Şiirleri

    Reklam



    BIKTIM BÖYLE


    Üç yıl sonra mıydı bilmiyorum
    ama ekimin onbeşiydi biliyorum
    ekimin onbeşiydi ama
    ekimin onbeşinde ne oldu bilmiyorum
    herkesin sular gibi dağıldığı ama herkesin
    bir sur önünde miydik bir yolda mı
    semtini bilmediğim bir karakolda mı
    sonra topluca bir bahçede durduk

    bıktım böyle sayrılıklardan
    ateşim çıksa neyse ne
    neyi bıraksam aklımdan bir suya karışıyor
    bir büyük savaşda Kıbrıs kıyılarında
    vurulan ve ölen bir askerin
    çelik miğferi gibi
    dipde ışıltısını görüyorum yalnız
    elimi eteğimi çekiyorum bahçeden
    sazlıklara vuruyorum belleğimi

    zalim bir ilk yazdı ama yaşadığımız
    işte bunu unutmamalı unutmamalı
    bir ölüm nefes alırken bir dudakta
    öbür bütün şeyleri nasıl anlatmalı
    miğferin paslandığını usul usul
    bir yangının söndüğünü
    ve suların pırıl pırıl kaldığını
    bir otobüs Mersin’den Mardin’e giderken
    o zaman aşkınla dol kalbim
    nerden ne kadar derlediysen o kadar
    senin kendine seçtiğin alamet-i farika
    uzun bir gece görünümünde geçerli hala



    ForumAlev --->: Turgut Uyar Şiirleri

  2. 14
    aSsude
    Usta Üye
    KURTARMAK BÜTÜN KAYGILARI


    Sularsa akmak birgün birgün birgün
    Birgün dağlara çıkmak birer birer dağlara çıkmak birgün
    Çıkmak çıkmak birer birer birgün dağlara dağlara birgün
    Birgün birer birer dağlara
    Ah nasıl dağlara birgün
    Ey birgün
    Çiçek açmak birgün
    Dağlara dağlara birer birer dağlara

    Otları büyütmek birgün
    Birgün köyler kentler yıkanık damlar geri dönmek birgün
    Birgün yeni dönmek
    Birgün dağlara çıkmak birer birer çıkmak çıkmak
    Su yürümek güneş bilmek
    Yeniden orda otlarda orda yeniden orda orda
    Bitkin birgül bulmak ve geri dönenler birgün
    Ey yorgun atlar, sayı bilmiyen çocuklar
    Ey bütün hazır elbiseciler ey,
    Birgün olmak, küskün keşişlerden olmamak birgün
    Dağlara dağlara çıkmak sular köprüler sular birgün çıkmak
    Eski kaba arabalardan inip birgün çıkmak
    Dağlara dağlara dağlara başka hiç
    Birgün dağlara.








  3. 15
    aSsude
    Usta Üye
    İLKİN


    Bunu kimse söylemedi belki düşündü
    çünkü vardır insanın yaşamasında
    uyku ve öfke gibi vardır
    kimse söylemedi
    tuzunu çoğaltan bir denizde
    nasıl batarsa güneş öyle bende kaçırdım
    ki gözüm bütün gün
    boyu lekelerde
    kaçırdım ama şöyle de söylenebilir
    şiirin bütün geçmişinin dışında
    önceden açıklanan her şeyin dışında
    örneğin en sıcak ülkelerin yazında
    en soğukların kışında
    yanarım üşürüm berbat olurum
    hiç bir şeye yaramam
    ama yine de seni severim
    o zaman sen de beni sev
    evet.










  4. 16
    aSsude
    Usta Üye
    TEL CAMBAZLARININ TEL ÜSTÜNDEKİ DURUMU


    Sizin alınız al inandım
    Morunuz mor inandım
    Tanrınız büyük amenna
    Şiiriniz adamakıllı şiir
    Dumanı da caba
    Ama sizin adınız ne
    Benim dengemi bozmayınız
    Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
    Kalabalık ha olmuş ha olmamış
    Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
    Ama ağaçlar şöyleymiş
    Ama sokaklar böyleymiş
    Ama sizin adınız ne
    Benim dengemi bozmayınız
    Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
    Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
    Yan gelmişim diz boyu sulara
    Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
    Hiçbirinizle dövüşemem
    Siz ne derseniz deyiniz
    Benim bir gizli bildiğim var
    Sizin alınız al inandım
    Sizin morunuz mor inandım
    Ben tam dünyaya göre
    Ben tam kendime göre
    Ama sizin adınız ne
    Benim dengemi bozmayınız.


  5. 17
    aSsude
    Usta Üye
    BİNLERCE


    binlerce pazartesi geçti ömrümde
    hangisiydi o çıkaramıyorum
    bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu
    demek oldukça eski

    bir de saçma sapan şeyler
    bir kızın diz altını örneğin
    bir adamın çirkin sigara içişini

    nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada
    hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna
    kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim değil
    kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana
    güzel bir öğle vakti
    eski güzel bir aksamı hatırlayarak
    sonra dopdolu şeyler
    damacanalar gibi
    içim kabarıyor

    sonu olsun diyorum
    neyin sonu ama
    hiç değilse bu taş basamakların


  6. 18
    aSsude
    Usta Üye
    SULARDAN ÜRKÜ


    suların çoğaltığı seslerden ürküyorum
    yorgunluk veriyor ürkü¹
    alacakaranlık gibi anlamsız bir şey bir
    çoban kepeneği gibi ya da
    gelip çakılıyor aklıma
    sonra hiç bir şeye benzemiyor
    bir saat iki saat üç saat gibi şeyler oluyor
    ama
    hiç bir şeye benzemiyor
    tutturduğum türkü

    nedendir bilmem
    Edip le söylediğimiz zaman
    oluyordu halbuki




  7. 19
    aSsude
    Usta Üye
    KIYIDAKİ ELMAYA BİR SES


    ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sıra
    bana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra

    hatırla denize hiç bakmadık çünkü kıyısındaydık
    bir elma kendi kendine büyür dururdu o sıra

    bir kıyı ikindisiyle bir elma öyle kendiliğinden
    büyürler bir öfkenin ya da bir dağın yanısıra

    bir kıyının beslerliği bir elmadan ayrılmaz gibi ama
    elma soğuk bir kış akşamında bile yenir ısıra ısıra

    bir öfkeyi diriler durmadan elma, ovadan gelir
    elbet küfelerle sandıklarla hüzünlerle ardısıra

    ey geçmişten gelen konuk, sonsuz düğmelerimi tut
    yerlerini yadırgayan sonsuz iliklerin adına

    ey canımın güftesi, denize hiç bakmadık, hatırla
    tek pencereli bir odada elma yedik ısıra ısıra

    elmanın topraktan süzdüğü, gemilerin denizlerde gezdiği
    bir tatildi, bir geçiştirmeydi, yalnızlıktı bir kusura

    neydi, ne doğruydu, nerden vardık yakışmıyor konuşmak bize
    öyle barışlar okuyup yalnızlığı yaşamak kara kara

    ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın
    bizim babalarımız neden ölürlerdi hatırla sıra sıra

    bu söylediğim iyi bir şarkıdır elle bile hatırlanır
    yani şu, ateş ve deniz buluşurlar bir limanda arasıra

    yani şu, elma yenir ve balık durmaz kaçar
    ama yenilmezler artık buluştukları sıra




  8. 20
    aSsude
    Usta Üye
    ISLAK ÇELTİK


    benim bir sevincim var yüzün artık akşam
    bir çocuğun gülüşünü görüyorsun nereye baksam

    kıyımız uzak ve kuytuda ellerimiz sanki yok
    ellerimiz yok ama senin ellerini bir tutsam

    bazı çocuklar doğar bilirim bazı çocuklar doğmaz
    doğmayan çocuklar için bilmem ne yapsam

    ey Çavlan. bitmeyen temmuz güneşi. ey aslan
    silkin. sakla harmanını. çocuğunu sakla

    ey aslan. suya kaptır kendini ellerin sanki yok
    bir güzel günde mızıkalarla bir alanda dursam

    sen yoksun gazeteler yok geçmişin razı değil
    bilmem ki doğmayan çocukları ben mi doğsam




+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi