AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri

+ Yorum Gönder
3. Sayfa BirinciBirinci ... 234 Sonuncu8Sonuncu9
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 25
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    --->: AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri

    Reklam



    DİLLEŞMEK


    Savrulan saçların gibi savurur
    Uzak iklimlere sesin sesimi
    Güneşe koşan yağız çocuklar
    Dilleri yüzyılları soluklar

    Neler der toynakları incecik
    Akıtması apak sevgililer kuytuda
    Kavgalarda ilençlerde ne derler

    Duruşu onurlu bir başkaldırış
    Sekişi kaçınılmaz bir boyun eğiş
    Sevgileri kardeştir sevgilerimize
    Sövgüleri sövgülerimize benzer

    Gelir sıcacık türkülerim
    Seklavi eşkin yürür dünyaya
    Toprağın bağrını deler acısı

    İçinin yorgun denizleri kurumasın
    Ses verin sesime ses verin dilleşelim
    Barışın atlasıdır dilimin coğrafyası





    Yudumla --->: AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri Hakkında Konu

  2. 26
    aSsude
    Usta Üye
    DÜNÜ GÜN


    Sesimde yalnızlığın tınısı
    Gözlerim yanıyor uykusuzluktan
    Suda yağı bitmiş kandil ışığı
    Uzakta ağlayan çocuk sesleri

    Dağları deniyorum
    İsyanın ve hüznün sığınağı
    Kasvet kesilmiş gökyüzü
    Dudaklarım çatlamış

    Usun peşinde yüreğim
    Elimde kederli eğreltiler
    Yılkı gölgeleri ufukta
    Yüzüm solmuş düş bahçesi

    Yaşamı dölleyen ürperti
    Kara bulutların izini sürer
    Bırakıp kuytulara gizini
    Kırlangıçlar gider

    Dalından korkular sarkan ağaç
    Nice acı nice umut nice inanç
    Bedreddin pir sultan hallaç

    Mütevekkil asya ve diyarı rum
    Havada yanık yaprak kokusu
    Dünya seni tanıyorum



  3. 27
    aSsude
    Usta Üye
    NİŞAN


    Suların uzak denizlere vardığı yerde
    Uçsuz zamanlar çiçeği
    Lanetli zakkum
    Sağıyor yitirilmiş maviyi ıtırlardan
    Yüzüm bulutlara boyanıyor
    Ey çocuk aklım

    Savruk bir yağmur sonrası
    İçe kapanış
    Duyarsızlığı sürüyor üstümüze
    Sekerek bir küfürden geçiyor pırıltısı
    Ne yağmur duyuyor sesi
    Ne pencereler

    Her şey yarım yamalak
    Yarım yamalak sevi
    Bir kadın köpeğini salıyor özgürlüğe
    Koşup bütün zamanlara sağıyor sevincini
    Gizemli perdeler sarmalıyor evi

    Tanığımdır yaşlı çam
    Sarmaşık sömürgesi
    Hayatı savunan nefesin nefesimde
    Bir sese nişanlıyorum solgun bir sesi
    Yalnızlık bakıyor aynadaki resimde




  4. 28
    aSsude
    Usta Üye
    KARA


    Kara
    Kara/nlık
    Çözülüyor tel tel
    İpek bir şalın dalgalarında
    Parlayıp sönen yıldızlar
    Yansıyor laciverde

    Kara
    Kara/nlık
    Bir keman akıyor ırmakta
    Kadife gözleri kara sürmeli
    Bir çingene kızı bakıyor
    Uzayan kıvrılan savrulan
    Yılan dilli alevlerin ardından

    Kara
    Kara/nlık ışıyor
    Geceye ay vuruyor
    Irmağa gün
    Dökülüyor büklüm büklüm
    Ak yuvarlak yamaçlardan
    Kırk örük kırk ibrişim
    Şavkıyor şafak
    Dağlanıyor ellerim



  5. 29
    aSsude
    Usta Üye
    GÜN


    Perdeyi açıverince
    Üryan bir sabah takılıyor dallara
    Gümrah gözlerinde çiçekleniyor şafak
    Mahmur saçları çözülüyor gecenin

    Çığ düşmüş yapraklara yazılı
    Rahvan yazgısı yoksulluğun
    Kınında hüznü taşıyan bir çingene şarkısı
    Uzuyor tekerlerin tıkırtısında

    Sevince bulanıyor elin
    Sokakta kuş seslerini siyaha boyayan çocuk
    Kapıda gün
    Hakkını helal et sevgilim



  6. 30
    aSsude
    Usta Üye
    GÖÇ


    Gidenler gecikmiş günleri götürdüler
    Birlikte ne kadar yalnız olduklarını
    Gözleri yanılsamalarla bağlı gelip
    Görmediklerini göstermeye gittiler

    Kazılardan sevdalar çıkıyor
    Kız küpeleri gözyaşı şişeleri
    Kaç yıldız yılı çalınmış ekmeğimiz
    Kırık kazma ucu kuytu gizlerimiz

    Seldik akıyorduk karlı koyaklardan aşıp
    Ta çini maçinden bahri cedit diyarına
    Altın fildişi esaret ve miskü amber
    Suda izi kalmış bir söz bırakıp yarına

    Açtık ama şehvetli ve dehşetli susuz
    Sevdik yana yana saçları sürgün güzeli
    Alazı kavurur kurumuş yaprakları
    Pıhtılaşır zaman çiçeklenir gülüşünde




  7. 31
    aSsude
    Usta Üye
    VE


    Haydi tut ellerimi sıcacık yürüyelim
    Bulanık bir sonbaharı saçlarına sindirerek
    Eski coşkular yoldaşı çınar gölgelerine
    Bastırılmış tutkuların deprem kuşaklarına
    Hırslı çocukların yürüdüğü sokaklara
    Al kurumuş yapraklar gibi sakla bu hüznü

    Ölümle oynayan çocuklardık daha
    Alaca gömleklerimiz sızıyordu tenhalara
    İşte yine pencereden atılmış
    İntihar süsü verilmiş bembeyaz bir yüz
    Bir kadının sevdasını bıçaklıyor güz
    Herkes dulbaşına kalıyor
    Çiçekler çürüyor
    Çürüyor solgun dostluklar

    Bir nabız vuruşu duyulsun tut
    Ölü kentin aylak karıncaları saklasın suskusunu

    Devinsin sarhoş yosunlar durmadan
    Edilgen kaygıların burgacını tırmanalım
    Tutunalım karanlık dallarına selvilerin
    Kimselerin duymadığı çığlıklarımız
    Ulansın birbirine
    Tut ellerimi sıcacık tut.



  8. 32
    aSsude
    Usta Üye
    İPİN UCU


    Sabahlara yalnızlık gibi çıkıyor
    Yorgun iklimlerin sürgün alacası

    Pus sabaha bulanıyor sabah gerinen güle
    Kurumuş düş yapışkanlığı da cabası

    Neden öyle kırgın bakıyor resimlerde
    Camda bir fesleğen hüznü perde arası

    Pus güne bulanıyor gün kana kan acıya
    Camda gama boyanmış bir karanfil sevdası

    Kara kıl çadırlardan dünyaya açılan yaz
    Balaca bir kuş içinmiş çınarın kocaması

    Camda kıpkırmızı sardunyanın sevinci
    Yüzüm umudun bayrağı yüreğim bozgun sonrası




  9. 33
    aSsude
    Usta Üye
    KOZA


    Orda duruyor orda
    Uzatsam ellerimi
    Sarınmış sarılara
    Bal peteği saydamı

    Orda bir erimlik yer
    Billurdan bebek teni
    Ben ne ceylanlar gördüm
    Ürkek mahzun bakışlı

    İşte orda duruyor
    Dişi bir tay toynağı
    Duru sulara vurmuş
    Sabahın ışıltısı

    Yüreğine değiyor
    Şiirin tül kanadı
    Buluta uçuyor kuş
    Bulut dala konuyor

    Dokunsam beyaz bir tüy
    Okşasam düş oluyor
    Sonra serin saçaklar
    Kırılmış bahar dalı

    Karanlığa çarpıyor
    Çırpınan çılgınlığım
    İşte burda burada
    Uzatsan ellerini



  10. 34
    aSsude
    Usta Üye
    UZUN HAVA


    Dağların şarkısını söylüyorum
    Günlerden sabah
    Ülkelerden yalnızlık
    Elimde acemi bir karanfil
    Sıcak özlemlere bastırıyorum
    Ölümün ikindisine uçuşan güvercinler
    Tutuşturuyor çobançiçeği sevdalarını

    Saçların şarap kokuyor ellerim tütün
    Avuç avuç alıç topluyor karanlık gözlerin
    Sessiz suskun yorgun
    Bu kimin duvarları bu kimin
    Penceresiz ışıksız soluksuz
    Bu bağrımıza çöken çeki taşı
    Bu balçık karası bu korku bu bizi ezen

    Ben bu dilin oğluyum bu köylü dilin
    Toprağın üstüne oturmuşum
    Hayat deli yağmurlarda taşkın sularda
    Yıkımlarda yeşeriyor gibi
    Sırtımı bir ağaca dayıyorum
    Ağaç kıpır kıpır toprak coşkulu
    Ben hüzünlü bir şarkı söylüyorum
    Hüzünlü




  11. 35
    aSsude
    Usta Üye
    KANLICA


    Sen zehir yeşili bir resimsin
    Kararmış çam ormanlarından
    Eski izniklere sıçramış acı
    Ellerinde pürüzsüz beykoz izleri

    Sen serin bir çizgisin
    Uçuk denizlerin zemherisinde
    Çeşmibülbül burgacında yükselip
    Umuda huruç eden selçuki derviş

    Sen zor bir küheylansın
    Özgür ırmaklar akar soluğunda
    Bakar mermer merdivenli tapınaklarda
    Donmuş gülümseyişiyle meryem

    Sen bir masalsın düş kuşaklarında
    Yasak sevdalar yazan elyazmaları
    Hirada inzal olan büyü ve cinsellik
    Gün görmemiş bir köy kızısın belki de ilk



  12. 36
    aSsude
    Usta Üye

    --->: AYDIN HATİPOĞLU Şiirleri

    Reklam



    PARK


    Avare ağaçlar ülkesinde
    Sağır duyarlıklar ırgalanıyor
    /Sağır duyarlıklar avare ağaçlar ülkesinde/
    İhtiyar bir güneş yıkanıyor kendi aydınlığında
    /Yıkanıyor yar/
    Gizli hapisanecisi zamanın

    Yorgun kadınlar denizinde
    Ebruli akşamları taşıyor iyonyalı gemiciler
    Ambarlarında yıllanmış hüzün
    Gamdan ve kandan dokunmuş yelkenleri
    Yorgun kadınlar denizinin gemicileri
    Çaparisinde boncuk gibi sevdalar dizili
    /Sevdalar dizili yar/
    Kahır yüzlü bilge balıkçılar

    Hırsız gecenin sundurmasında
    Bir yalnızlık gibi ay
    Mağrur ateşçiçeklerinden saklıyor sakallarını
    Hülyalı bir sehere
    /Hülyalı bir sehere yar/
    Bırakıyor sarhoşluğunu

    Mor salkımlar sallanıyor rüzgârda
    Mor çiçekli mor gülüşlü dul analı çocuklar
    Bir pamuk şekercisi
    Suskusunu boyuyor
    /Suskusunu gülüm boyuyor yar/
    Bir çocuğun kaçıp giden balonu
    Göğün laciverde dönen derinliğinde
    Yılgınlığın kıyısında hüzne yoldaş oluyor
    /Hüzne yoldaş oluyor yar/
    Bir çocuğun balonu
    Eskimiş korkular kanırtıyor geceyi
    Emekli bir deniz soluk soluğa
    /Çırpınıyor gülüm çırpınıyor yar/
    Tükenirken delikanlı zamanlar
    Aynı kandan türküler yankılanıyor uzak
    /Aynı kandan türküler aynı kandan ah/
    Umutsuzluk yasak



+ Yorum Gönder
3. Sayfa BirinciBirinci ... 234 Sonuncu8Sonuncu9
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi