Nalan Kazazoğlu (Şiirleri)

+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
Biyografi ve Yazarlar ve Şairler Bölümünden Nalan Kazazoğlu (Şiirleri) ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Reklam

    --->: Nalan Kazazoğlu (Şiirleri)

    Reklam



    Kestane, Kebaaaaaap
    Sık dallı ağaçlı patikadan geçtim kasaba meydanına,
    Gölgeler uzamış..
    İnce belli kadınlar;
    Grup, grup..
    Güneş battı batacak..
    Yaşlı denizci uzakta ağını örüyor;
    Kıpır, kıpır..
    Bir de türkü;
    Çizgi, çizgi..
    Siren sesleri, ayaz..
    Kestane, kebaaaaaaaaaaaaaap....
    Hepsi yitip gitti
    Dalmışım....

    Nalan Kazazoğlu



    Keşke
    Başa çıkamadığı hayatta,
    Yaşayabilse yüzlerce kıyılı yerlerde..

    Gelmeden tortusu yaşamın
    Birer ada armağan edebilse hep sevdiklerine...

    Nalan Kazazoğlu



    Kırmızı Saçlı Kadın
    Hızlı geçer yaşam sinsice,
    Bakıpta görememecesine..
    Hırlı, hırsız hepsi aynı trende,
    Uğurlar olsun her binene...

    Gece yüklü gidiyor gün batmaya,
    Mükemmel rengiyle köprünün ardında..
    Çırpınıyor vurmuş karaya,
    Atlas yelkenlim güzelim İstanbul'da..

    İçindekini tam yazamamak,
    Olanlara yaban bakmak..
    Kırmızı saçlı çirkin kadının cilveli gülüşü şen şakrak
    Aslında feryat..

    Kara günler çoktur içimdeki takvimde,
    Görür ay buluştuğumda kalemimle..
    Karakışlar, hüzünler yol alır bende,
    Bitmez ayla yüzleşme...

    Nalan Kazazoğlu



    Kızarmış Ekmek
    Yaşlı ve şakrak guguklu saat dingin sesiyle ötmeden,
    Uzaklardan ud sesleri gelir
    Gün batar

    Leylak kokar sıkça cilalanan tahtalar
    Kombinezon giyen ninemin sandığındaki taftalar

    Sabah erkenden keklik avına gidecek
    Birazdan köstekli saatine bakıp koca radyodan acansı dinleyecek
    Fötr giyen delikanlı dedem..

    Kalaylı kaplarda şerbet, gülsuyu ikramları,
    Al balıklı küçümen havuzun başında kolalı danteller giyen kınalı kadınlar..

    Ne zaman kızarmış ekmek kokusu duysam;
    Geçmiş serüvenleri hatırlarım..
    Geçen yaz sayfalarını özlemle açarım.
    Mis gibi naftalin kokusunu içime çekip en güzel şiirleri okurum..

    Nalan Kazazoğlu

    ForumAlev --->: Nalan Kazazoğlu (Şiirleri)

  2. 14
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Kör Vardiyalar
    Kırmızı giriyor karaya kör vardiyalarda..
    Esinti vurdu dizelerime...
    Kim astı bulutları pencereme?
    Süpürüyorum elimin tersiyle..
    Gözleri çiçekli sabahı getiren geceyi,
    Katladım koydum cebime..

    Nalan Kazazoğlu


    Kördüğüm
    Bakma öyle içine içine gözümün,
    Görüp göreceğin yıllanmış huysuz kördüğüm...

    Nalan Kazazoğlu




    Köstebekler Kördür
    Zamanın ağzında değirmen,
    Gün yirmidört saat bende akar..
    Uzak özlemlerin baharını yakalamaya,
    Bakıp durdum yol boyunca..
    Deli yağmurlarla geldim
    Bir uçtan bir uca...

    Nalan Kazazoğlu


    Kumlar
    Gidenin değil, kalanın sonbahar..
    Kabuk tutana dek anılar..
    Birgün,
    Yeni bir rüzgar eser denizden,
    Silinir yazılar kumlar üzerinden....

    Nalan Kazazoğlu



    Mangal Yürek
    Mayın tarlasında açan yürekli çiçek,
    Ellerim uzanır koparamaz
    Yaşamak yürek ister, mangal yürek..

    Uzun gecenin sabahında,
    Çiçek açmış düş yollarında
    Kahve akşam saatlerinde
    Yaşamak yürek ister, mangal yürek..

    Bahar rüzgarı tenime çarpar geçer
    Kör gecede güneşi ararım,
    Çok gemiler yol alır limandan,
    Hayallerle saklambaç oynarım
    Yaşamak yürek ister, mangal yürek..

    Düş bulutlarımı zincirlediler,
    Bir balıkçı dipte vurgun yedi,
    Uçuruma ittiler, bir damla gökyüzü vermeden
    Buralarda bir başıma,
    Yaşamak yürek ister, mangal yürek..

    Nalan Kazazoğlu



    Marmaris'te
    Şadırvanın ötesinde çoban yıldızlı gece
    Ilık rüzgarda denizin mücadelesi sahille
    Yorgun tekneler limanlarda kestirir
    Bizim Akdeniz'de..
    Üşüşüyor başıma
    Geçmiş yazlar Marmaris'te...

    Nalan Kazazoğlu




    Masallar
    Haritada bir noktada ustura ağzında yaşarken
    Elle tutulur gerçeği yaylım ateşe tuttum,
    Gözünden vurdum
    Kırptım usturayla masallar doğurdum...

    Nalan Kazazoğlu


    Nazlı Düşler
    Gözlerim kamaşır kuşlar içime göçer
    Alınca reçine kokusunu öykü dağlarının
    Hiçbiri tehlikeli değil nazlı dost düşlerin
    Öte yanına geçmez de, kalıp anlatırsan eğer...

    Nalan Kazazoğlu



    Ne çare
    Gözlerimi çevirdim içime..
    Dışardan bakıyorum kendime..

    Gördüğüm;
    Bana ne kadar yabancı,
    Ne kadar parça parça...

    Nalan Kazazoğlu



    Nem Kaparım
    Beni düşkırıklığına uğratanlara inat..
    Kendi derinliğime inerim..

    Sevgili dostum melankoli bulur beni,
    Onunla takılır, havadan nem kaparım.

    Kimsenin kalbi kırılmasın diye,
    Ümitsizliğimi, öfkemi derinde tutarım

    Nalan Kazazoğlu



    Nerde akşam orda sabah
    Gözlerimi aldı
    Çarptım kuyruklu yıldıza
    Yüreğimin ipiyle indim
    Gezinen çoban yıldızına
    Çağırdım geldi dolunay
    Gözlerini yumdu aynalar
    Dolunayı masallarla uyuttum
    Bir bulutu yakama tutturdum.

    Kondu sevinç kirpiğimin yanına
    Denizler sürekli ses verir kulağıma
    Saldım kuşları dünyanın paslı sırtına.

    Sevincim ipin ucunu kaçırdı
    Topsuz tüfeksiz çıkartma yaptı
    Kanıma işlemiş şiir
    Yine dilime dolandı..

    Uzandım gecenin üstüne
    Her yanım parlak yıldız ormanı
    Koştu geldi bir şarkı
    Nerde akşam orda sabaha
    Bir çeyrek uzattım hayatı....

    Nalan Kazazoğlu








  3. 15
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Öfke
    Düştü engine ince hüzün,
    Akşama batan şehirde
    Solgundu yüzün...

    Köpüklü öfkeyle gerinen dalga,
    Bilmem ne der patladığında..

    Çekip gitsem çok uzaklara,
    Ne değişir ki,
    Kendimi götürdükten sonra...

    Nalan Kazazoğlu



    Papaya-Coconuts
    Palmiyeler upuzun sağanakta
    İncecik esmer kadınlar tapınakta
    Ekvatorun altında
    Yemyeşil yüzlerce sivrisinekli ada...
    Güneş tepeleri gitmez,
    Akşam atlamaz birden serinliğe..

    Gel-gitli okyanusa açılan
    Hep tütsü kokan kirli sokaklara

    Gelir miyim yine uzak ada Bali'ye?

    Nalan Kazazoğlu


    Pas
    Toprak altından kayıyor
    Ayaklarım sağlam basmıyor yere..
    Çoğunu boşa tükettim yaşamımın
    Artık yoğun pas..
    Hızla yol alıyorum ipe,
    Göğüsleyince incelip de kopsun diye..

    Nalan Kazazoğlu




    Ruhum Görevde
    İlginç anılar, içe kapanışlar,
    Derinde hayali, gerçek çatışmalar..
    Yazdıkça, konuştukça eksiliyorum
    Anlatırsam ölürüm sanıyorum..

    Ruhum görevde, ikizini arıyor
    Günlerce, gecelerce koşuyor.
    Karanlık tünellerden geçiyor
    Hep taslak yalandan hayatlara çarpıyor..

    Toparlanıp sımsıkı sarılıyorum
    Parça parça ama tetikteyim
    Diğerleri gibi görünmeye çalışıyorum..

    Dağılıyorum heryere,
    Hikayeleri, rüyaları bulunan yerlere...

    Kalbinde yaşayan yumuşak kabuğu sert biriyim.
    Yüreğim ikiyüzlü olmayan asil gönüllerde,
    Bunu çoktan hakettim..

    Artık kendimle uğraşmıyorum
    Hayatın kenarına ilişikken koparılmışım
    Kimseler tutunamamış bende,
    Sivri dilimle barikatlar kurmuşum..
    Sahiplenmemiş, elimin ucuyla tutmuşum..
    Ruhuma rastlamayıp gözden düştüklerinde
    Anıt mezarlar koymuşum....

    Nalan Kazazoğlu












  4. 16
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Rüzgara Bırakma Saçlarımı Anne....
    merhamet sende saklı, sevgi sende.....
    hakkını ödeyemem,
    bastığın toprak olsam......

    ne yapsan, ne desen haklısın.....
    karada kaptan, denizde kaptan.....
    sığınak.....
    yegane limansın.....

    kış günü getirdin beni dünyaya,
    el bebek, gül bebek......
    ilk göz ağrısı..
    sütünü bana helal et.....

    çektin beni fırtınanın kollarından sakin koylara,
    sözlerinle vurmadın........
    anlattın savaşmam gerektiğini.........
    öğrettin yaşamın gerçeklerini......

    gökyüzünü göster......
    çıkar yine dikenler battığında..
    tut elimden bırakma....

    kafamın karıştığı,
    sabrımın taştığı,
    kırılıp döküldüğüm günlerde
    her eli boş döndüğümde,
    açtın kucağını bekledin.....

    saçım gümüş,
    gönlüm yokuş....
    yaşam savaşında yapayalnız bir neferim....
    ben senin dünyan,
    sen benim merkezim.......

    beyaz gülüm,
    sultanım,
    başımın tacı,
    gözümün nurusun....
    üç kız, bir oğlan anası
    beni dualarından eksik etme.....

    içim sızlar özleyince seni,
    'bir küçücük arslancık varmış'ı söylerim....
    acır da acır yüreğim,
    çocukluğuma dönüp kalmak isterim....

    hep yanımda ol, gitme
    Allah göstermesin acını.....
    iki örgü ör yine anne
    rüzgara bırakma saçlarımı

    Nalan Kazazoğlu


    Sabah
    Çıktı sabah karanlığı
    Vakitli başlayan karda
    Ayak sesini dinledi
    Uzun uzun baktı çıkardığı buhara..

    Kitap sayfaları sessiz sokaklarda
    İlk kaldığı taş eve yürüdü
    Sessizce..

    Kuyu duruyor muydu.
    Karanlık kör pencereleri,
    Binlerce yapraklı çıplak beyaz ağaçları
    Geçti hızlıca..

    Öylesine bir rüzgar esti,
    Korkuttu geçtiği yollar..

    Ufukta günün ilk ışıkları
    Tek tek söndü yıldızlar..

    Camı çatlak yarım akıllı saatinde süre dolmuş,
    Başlıyordu yine..
    Yıllarca o durmuş yarım akıllı çalışmıştı
    Daha kaç mevsim geçecekti..

    Gece geçip gitti
    Kardaki izleri aydınlanıyordu
    Yürüdü giiti
    Sabahın çağırdığı yöne....

    Nalan Kazazoğlu



    Samanyolu
    Çağırırım içimdeki sesi dizimin dibine,
    Pencereme sığan yıldızların önüne..
    Saçlarından tutunurum dünyaya...
    Elim kolum bağlı yönü belirsiz yolda
    Ağır dizelerin dizginleri boşta...

    Dökülür ipini koparan mısralar masama,
    Sarhoş rüzgar onları kaçırır, verir aya..
    Kovalar rüzgarı yıldızlar..
    Samanyolu gelir uzanır siyaha
    Takılır geceye gerili ağa...

    Nalan Kazazoğlu



    Sarhoş
    Uçurum kenarında başım dönüyor....
    Çakıltaşları midemde sekiyor....
    Kadeh sağanağında yürüyorum denizde...
    Saçlarım balık içinde,
    Yüzüm gözüm kırmızı.....

    Nalan Kazazoğlu




    Sıfır
    Nerede doğmuşsam orada kaldım,
    Susmayan yazılardan keyif aldım,
    Serüvenlerimde çoğu yaya kaldım.

    İnsana hayata dair
    Beceriksizce düşünüp durdum
    Senaryosuz sessiz sorular sordum.

    Elde ne var,
    Sıfır.

    Okudu derinlerimi herkes...
    Fırlatıyorlar sivri oklarını
    Tutam tutam hikayelerinde,
    Tozu dumana
    Bire bin katarak...

    Nalan Kazazoğlu


  5. 17
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Son-Bahardayım
    Gözgöze geldik aynada,
    Orda ya da burda..
    Yaşam benim ardımda..

    Değişiyor mevsimlerim,
    Kırağı vurmuş yüzüm.
    Yorulmuş, eskimiş yüreğim.

    Yaz sonundayım,
    En güzel masalda; son-bahardayım..
    Akşam üstündeyim,
    En güzel masalda; geceye giden akşamdayım..

    Öyle bir zaman ki,
    Yağmur çiseliyor..
    Bulutlar gezmede..

    Rüyalar sona ermiyor,
    Kırık dökük dizelerde
    Geçmiş resimlerde....

    Nalan Kazazoğlu


    Sudan Çıkmış Balık
    Ben,
    Sudan çıkmış bir balık
    Baktım ki kırk yaşıma girmişim..

    Akşam çökmüş
    Kırık dökük günlerin
    Yarım yamalak işlerin üstüne
    Gölgeler uzanmış odama..
    Kara bir bulut yaslanmış karşı dama...

    Nalan Kazazoğlu




    Sürgün
    Gel göğü büyütelim,
    Yıldızlar ekleyelim..
    Omuzlarımıza dökülsün,
    Yıldızları bölelim.

    Çevirdim acıyı umuda,
    Karanlığı ışığa..
    Hüzne kilit vurdum..
    Yoksa yeşil kalmıyor bana..

    Şarkımız sürgün verdi,
    Gezinir sokaklarda..
    Tek bir çiçek atılsın suya
    Kimse yaşlanmasın düşsüz uykularda...

    Nalan Kazazoğlu



    Şarap
    Kadehte ışıkla oynaşan şarap
    Biraz da
    Yakamozlarla dans et
    Yanıbaşındaki merhum balığın hatırı için...

    Nalan Kazazoğlu



    Şaşkın
    Günü siler..
    Savaşır akşamı yener.
    Yanıbaşıma gelir gecem...

    Göğsüne yorgun başımı yaslarım..
    İpe sapa gelmez hikayelerimi yazmaya başlarım..
    Gecenin ortasındaki bir şaşkınım...

    Nalan Kazazoğlu



    Şimal
    Gün göz kırpıyor
    Karanlık erken inecek
    Kaba ayak sesiyle ardına bakarak....

    Karışıyor düşüncem
    Eski bir şarkıyı sıkı tutarak
    Dinliyorum akşamı kendimden uzak....

    Ayın yoluna çıktılar
    Dallarını kırdılar..
    Bulutlar haber almış olacak....

    Nalan Kazazoğlu


  6. 18
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Tarumar
    saçımda yaşar soğuk rüzgar..
    sessiz çığlıklar atar...

    her acı başkasını çözer..
    yorgun düşer dilekler..
    istemem gelme hüzün,
    ne ara, ne sor, ne selam ver.....

    masallar mahzun...
    günler geceler tarumar..
    umutsuzluk kıdemli..
    bunlar kimden yadigar...

    kaç balık yitti çekilen dalgayla..
    kaç kez bindim yanlış trene..
    kaç güneş batarken gözüm kaldı..
    kaç kez oynadım yanlış ata...

    sıkıladım kilidini kapımın,
    ıslak rüzgarın sesine katıldım...

    gördüm ki bendedir hazan..
    bir yanım hüzün toplar
    bir yanım hüsran...

    Nalan Kazazoğlu


    Turkuaz
    Başımdaki kavaklar...
    Gönlümdeki saraylar...
    Karmaşık uçuk mısralar...
    İçime yerleşmiş fırtınalar...

    Kanatlarıyla yüzerler yüreğimin....
    Turkuaz denizinde içimdeki sahilin.....

    Nalan Kazazoğlu


    Uyku
    Sessizlik su gibi akıp
    Karanlık yol alırken
    Kurşun gibi uyuyup zamanı katlediyorlar...

    Gözalıcı karanlık nefesimi kesiyor

    Geldiler işte;
    Hayallerim kapıda..
    En büyük lütuf olan hayalgücüm,
    Kalkan olacak ölülerin bekçisi karanlığa..

    Nalan Kazazoğlu



    Vakit
    Zamanla aşınmış vakit, her zamanki vakit..
    Dünün buçuk çeyrekleriyle biten..
    Bittiği yerden mi başlıyor yeniden?
    Çatlak sesli saate sordum;
    Niye heryer dar, sığamıyorum?
    Cevap verdi; tik, tak, tik, tak...
    Fırlatıp attım, vakti nakit bilinen zilli saati..
    Bilinmeyen vakitlere...

    Nalan Kazazoğlu


    Veda
    Yer seçiminde yıldızlar gecede,
    Solmuş güller elinde..
    Simli rüyalarla veda edecek huzur arayan korkak yürek.
    Ruhunu
    Etrafında dönüp izleyecek
    Günle kavuşuncaya
    Yukarıda bir yıldız kayana dek
    Sürüp gidecek...

    Nalan Kazazoğlu





    Vuramadım Yüreğinden Dünyayı
    Hedefi ıskaladı attığım oklar,
    vuramadım yüreğinden dünyayı,
    yaz ortası yine düştü karlar...

    Hayatta düşmez yalnızlık
    yapışmış yakama...
    kazınmış alnıma kader
    kapkara...

    Bütün yollar çıkmaz sokak..
    ok fabrikası bu yürek...
    çeker hep karada kürek...

    Nalan Kazazoğlu




  7. 19
    AGMEHMET
    Özel Üye
    Yarı Uykulu
    Ağır gökyüzü göğsümden yağar
    Yarı uykulu yüreğim
    Gözülür gece yanlızlığından..

    Kaf dağının ardından çizerim geceye yıldızlar
    Bir ucu kıvrılmış ayın bir buluttan...

    Nalan Kazazoğlu




    Yaşayacağım
    Bir vakitte şarkılara ihanet edeceğim
    Bir zamanda bitecek güz mevsimleri
    Bir vakitte içimdeki sesi boğacağım
    Anıların en derin izleriyle
    Hırçın dalgalarla boğuşacağım
    Demirden elli yaşamın son ayak sesleri yankılanırken kaldırımlarla,
    Vazgeçmeyeceğim.
    Toparlanıp, uzaklara sürüleceğim.
    Bir deniz ülkesinin kar tanesinde,
    Ayaklarımın altında ezilen kuru yaprağın gürültüsünde,
    Önceki hayatımdan kalmış bir mevsimde,
    Firar etmeden ürkek seneler
    Başucumda birileri masallar anlatırken
    Gökyüzü uzaklaşmadan
    Düşlerimi bekçi yollayıp geceye
    Uzakta
    Adını henüz bilmediğim sıcak bir ülkede
    Yaşayacağım..

    Nalan Kazazoğlu



    Yatışık
    Bir avuç daha hüzün attım
    Yaktım anılarımı kül ettim
    Sakladım düşlerimi zeytinin dalına..

    Hayret yüreğim yatışık
    Nasılsa sığ sularda...

    Nalan Kazazoğlu





+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi