Zekat konuları

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Zekat Bölümünden Zekat konuları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    talha_efendi
    Emekli
    Reklam

    Zekat konuları

    Reklam



    Zekat konuları

    Forum Alev
    Zekat nisabı nedirSual: Zekat nisabı nedir, nasıl hesaplanır?
    CEVAP
    Daha kolay anlaşılması için maddeler halinde yazalım:
    1- Zekat nisabı, 20 miskal, yani 96 gr altın veya bu değerde para, ticaret eşyasıdır.

    2-
    Senetli, senetsiz alacaklar nisap hesabına dahil edilir. Alacaklar tahsil edildikten sonra zekatları verilir. Daha almadan da zekatları verilebilir.

    3-
    Borçlar, mevcut paradan veya maldan çıkarılır. Geri kalanın zekatı verilir.

    4-
    On yıl sonra alınacak para, zekat nisabına dahil edilir. On yıl sonra ödenecek borç zekattan düşülür.

    5-
    Kayıp olmuş, gasp olunmuş, gömüldüğü yer unutulmuş mal ve inkâr olunan alacaklar, nisap hesabına katılmaz ve ele geçerlerse, önceki senelerin zekatları verilmez.

    Senetli veya iki şahitli olan veya itiraf olunan alacaklar, iflas edende ve fakirde de olsa, nisaba katılır. Ele geçince, geçmiş yılların zekatı da verilir.

    6- Bir hanım mehr-i müeccel olarak kocasından alacağı altınları zekat nisabına katar.

    7-
    Zekata tâbi malların veya paranın, sene içindeki azalıp çoğalmasına itibar edilmez. Nisaba malik olduktan bir sene sonra elde kalan mal, nisabı buluyorsa kırkta biri zekat olarak fakirlere verilir. Nisaptan aşağı ise verilmez.

    8-
    Ticaret için olmayan evler, arsalar, vasıtalar, fabrikalar, demirbaş eşyalar zekat nisabına dahil edilmez. Ticaret için alınıp ticaret için saklanan malların, altın, gümüş, yerli ve yabancı paraların ve elden ele dolaşan hisse senetlerinin zekatı verilir. Evin, apartmanın, arabanın, zekatı olmaz. Araba, ev ve arsa alıp satan kimse, bunların zekatını verir. Çünkü bunlar ticaret malı olmuştur. Ev yaptırmak için arsa alan, bunun zekatını vermez. (Dürer)

    9-
    Zekat verirken bilezik, yüzük gibi altınların işçilik ve sanat değerine değil, ağırlığına itibar edilir. Yani 12 ayardan fazla olan bütün altınlar, tartılır. Kırkta biri zekat olarak verilir.

    10-
    Bilezik, zincir, küpe, yüzük gibi çeşitli ayarlarda altını olan kimse, bunların içinden en yüksek olanının ayarından vermesi evla, ortalamasını hesap ederek vermesi caiz, en düşüğünden vermesi ise, mekruhtur.

    11-
    Kadınların altın ve gümüşten başka diğer süs (ziynet) eşyaları zekata tâbi değildir. Pırlanta, elmas gibi ziynet eşyalarının zekatı verilmez. Şafii'de ise, kadınların altın ve gümüş dahil süs olarak taktıkları ziynetlerin zekatı verilmez. (Hidaye)

    12-
    Zekata tâbi mallar, altın liraların en düşüğünün alış fiyatına göre hesap edilir.

    13-
    Hisse senetlerinin nâma [isme] ve hâmiline [taşıyana] yazılı olanları vardır. İsimsiz, hâmiline yazılı olanların devir kabiliyetleri vardır. Yani döviz gibi elden ele dolaşır. İstendiği zaman satılabilir. Bu senetler ticaret malı gibi, zekatın hesap edildiği tarihteki piyasa değeri üzerinden nisaba dahil edilir. Nâma yazılı hisse senedi alan, sene sonunda, fabrikanın demirbaş mallarının haricindeki parasını zekat nisabına dahil eder.

    14-
    Gölde yetiştirilen balıklar satılınca, bu para diğer zekata tâbi mallarla beraber nisaba ulaşırsa zekatı verilir. Birkaç ineği olup çok süt satan, ineklerin zekatını vermez, fakat sene sonunda sütten elde ettiği para zekat nisabına dahil edilir.

    15-
    Zekat nisabına malik olan zengindir.

    Sual:
    Zenginlik nisabını yeniden ele almalı diyorlar. Zekat nisabı belli değil midir?
    CEVAP
    Gazeteleri okuyan, TV’leri seyredenler, sanki din yeni ortaya çıkmış gibi, hakiki İslam âlimlerince açıklanıp, onaylanıp 14 asırdır uygulanan dini hükümleri değiştirmeye kalkanlar çıkıyor. Kimi tesettürü kaldırıyor, kimi bayanlara hayz ve nifas hallerinde namaz kıldırıyor, kimi kaderi inkâr ediyor, (Fakirlik kaderimiz değil) diyerek, güya alınyazısını değiştirmeye kalkıyor. Kimi haricileri, İslam tarihinde ilk demokrat ve cumhuriyetçi fırka diye övüyor.

    Kimi yakında kıyamet kopacak diyor. Hele tuhaf biri, (İstanbul’da büyük deprem olacak, 5 milyon kişi ölecek, aklı olan İstanbul’u terk etsin) diyor. Kıyametin ne zaman kopacağını Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği Kur’an-ı kerimde yazılıdır. Depremin de bugün için önceden bilinmesi mümkün değildir. Gaybdan haber verircesine, milleti sıkıntıya sokmak haramdır.

    Dünyada da reform hareketi sürüyor. İslam’ın beş şartından biri olan namazı, sahih olmasın diye vakti girmeden kıldıran yerler var. Sahih olmaması için hac bir gün önce yaptırılıyor. Zekat, altın, gümüş veya ticaret ettiği maldan verilmesi gerekirken, ticaret malından değil de, başka maldan veriliyor. Böylece zekatlar da sahih olmuyor. Şimdi de kurban ibadeti kaldırılmak isteniyor. Kurban kesilmeyip parası yoksullara verilmesi isteniyor. Dinimiz, (Muhtaç insanlar olduğu zaman kurban kesmeyip parası yoksullara verilsin) diyemez miydi? Peygamber efendimiz böyle bir şeyi düşünememiş mi, 1400 yıldan beri gelen âlimler düşünememiş mi?

    Son olarak da zenginlik nisabını yeniden ele alıp bozmaya çalışanlar var. Dinimiz kâmil değil midir? Eksik olan nesi vardır? Namazın, orucun, zekatın, nisabın yeni bir şekli olur mu? Reformcu, (Dine göre, malların değeri değişmiş, kim zengin, kim fakir belli değil. Mesela ortalama 40 davarın değeri 2.5 milyar, beş devenin bedeli 5 milyar, 30 sığırın bedeli 10 milyar. Gümüşe göre 60, altına göre 500 milyondur. Bunun ortalamasını almak gerekir. Siz, 500 milyonu olanı zengin sayar, 29 sığırın bedeli olan 9 milyarlık adamı fakir sayarsanız, bu adaletli olmaz) diyor. Biri çıkıp da niye dinimizle oynuyorsunuz demiyor.

    Böyle bir teklifi, ya dini bilmeyenler veya dini kasten bozmak isteyenler yapar. Dinimizde, bir adamın 29 ineği ve 39 koyunu ve 4 devesi olsa, ayrıca 50 gram da altını olsa zekat vermez. Hatta yün için, yük taşımak için, binmek için olan hayvanları varsa onların da zekatı olmaz. Çünkü deve, sığır gibi başka cinsten sâime hayvanlar, birbirlerine ve ticaret eşyasına eklenmezler. Eklenince, altına ve ticaret malına göre, nisabı çok geçer. Bu kadar çok mala sahip olan kimsenin, dinimizin emrine uyarak, zekat vermesi gerekmez. Çünkü din böyle bildirmiş. Sen bunları birbirine ilave edersen, dinin bildirdiği yolu bırakmış olursun. Bu kadar malı olmayıp da 100 gram altını olan kimse, dinen zengindir. Zekat vermesi gerekir. Reformcunun (malı çok olan zekat vermiyor da, malı az olan zekat veriyor) demesi yersizdir. Hatta bir kimse, fakir de olsa, toprak mahsullerinin uşrunu vermesi gerekir.

    Problem diye çıkarılan bu meseleler, kitaba uymamaktan ileri gelmektedir. Dinimiz eksik değildir. Kitaplara göre amel edilirse, hiçbir mesele kalmaz. Kitaplarda eşyanın değeri, dövize, koyuna, sığıra veya deveye göre tayin edilmez. (Keşf-i rümûz) kitabında (Eşyanın kıymetleri altın ve gümüş ile anlaşılır) deniyor. Şimdi, gümüşün altına nazaran kıymeti, yedide birden çok düşük olduğu için, zekat hesaplarının yalnız altın lira ile kıymetlendirilmesi lazım olduğu İbni Âbidin’de bildirilmektedir.

    Ticaret eşyasının kıymeti, para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Hükümet tarafından damgalı altın liralardan kıymeti en az olanı ile hesap edilir. Kitaba inananlar için işin esası budur.

    Fakirin lehi dinde ölçü mü?
    Sual:
    Dinde yenilikçi bir yazar, fakirin lehine diyerek zenginlikteki nisap miktarını 96 gramdan 80’e indiriyor. Yaptığı dinde reform değil midir?
    CEVAP
    Ölçü birimleri, Şer’i birimler, Urfi birimler olmak üzere ikiye ayrılır. Şer’i birimler, Peygamber efendimizin zamanında kullanılan birimlerdir. Urfi birimler, şer’i birimlerden farklıdır. Urfi birimler, hükümetin kabul ettiği birimlerdir. Altının nisabı 20 miskaldir. Bir miskalin ağırlığı dört mezhepte farklıdır. Hanefi’de bir miskal, 20 kırât’tır. Bir kırât-ı şer’i ise, kabuksuz, uçları kesilmiş, kuru 5 arpadır. Hassas terazi ile bu vasıftaki 5 arpanın 0,24 gr olduğu tespit edildi. Şu halde bir şer’i miskal, yüz arpadır, yani, 4,8 gramdır. 20 miskal altın ise (20x4,8) = 96 gramdır.

    Urfi kırâtın ağırlığı olan 0,20 ile çarpılırsa, bulunan 4 gr, miskalin ağırlığı olmaz. Altının nisap miktarını bu yanlış miskale göre yapıp, 4x20 = 80 gr demek doğru olmaz. İbni Âbidin hazretleri, mal zekatı kısmında, (Kırât-ı urfi 4 arpadır) buyuruyor. Yazar, (Önceleri İslam âlimlerine uyarak altının nisabının 96 gr olduğunu açıklamıştım. Fakat fakirin lehine olduğu için şimdi 80 gramı esas alıyorum) diyor. Fakirin lehi her yerde, her zaman dinde ölçü olur mu? Madem ölçü oluyorsa, ne diye 70 gr değil de, 80 gr alınıyor? 10 gr alınsa fakirin daha lehine değil midir? Hatta bu ölçüyü temelli kaldırsalar, fakirlerin lehine olmaz mı? Âlimlerin bildirdiği ölçüye uymadan, fakirin lehine diye altının nisap miktarını değiştirmek dinde reform olur. Kendi görüşüne göre dini değiştirmeye kalkan reformculara itibar etmemelidir! Mutlaka muteber bir kitaptan kaynak istemelidir!

    Dini emirler çağa göre değişmez

    Sual: Her yıl, zekat için 20 miskal altından, fıtra için şu kadar ölçek un veya buğdaydan söz edilir. Buna ne lüzum vardır? Zekat ve fıtra miktarlarının Türkiye’de TL’ye, Almanya’da Euro’ya göre hesaplanıp ilan edilmesi gerekmez mi? Bir de Şafiiler, deterjan varken, toprakla necaset temizliyorlar. Niçin zamanımıza uymuyorlar?
    CEVAP
    Dini kuran biz değiliz ki, değiştirme yetkisi bizde olsun! Dinimize ilave ve çıkarma yetkisi kimsede yoktur. Dinde yapılacak değişikliklere bid’at denir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Her bid’at dalalettir, dalalet ehli de Cehennemdedir.)
    [Müslim]

    Dinimiz, zekat, fıtra ve kurban nisabının ve eşyanın kıymetlerinin altın ve gümüş ile tespit edileceğini bildirmektedir. (Keşf-i rümûz)

    Nisap miktarları, resmi damgalı, altın veya gümüş paralardan, kıymeti en az olan ile hesap edilir. Para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Kıyamete kadar böyledir. Mesela bugün, Aziz, Hamit gibi altınlardan kıymeti en az olan ile hesap edilir. 20 miskal altını veya bu değerde ticaret malı olan kimse, dinen zengin sayılır. Bu malın üzerinden bir sene geçmişse, zekatını verir. (Redd-ül Muhtar)

    Koyun zekatı kırkta birdir. Kırk koyunu olan, birini zekat verir. Bunu otuzda bir veya ellide bir yapmaya hiç kimsenin yetkisi yoktur. Sadaka-i fıtr için de belli ölçekte buğday, un, arpa, hurma ve kuru üzüm verilir. Yani bunların bildirilen miktarı ölçü olarak alınır. Muza göre veya cevize göre olmaz. Dinimiz neyi bildirmişse, o ölçü alınır. Mesela dinimiz, (Fıtra olarak, 3500 gr arpa veya değeri kadar altın veya gümüş verilir) diyorsa, Kıyamete kadar bu böyle devam eder. Karadenizli fındığı, Akdenizli portakalı ölçü alamaz.

    Dini kim koydu ise, değiştirme yetkisi de ondadır. Çağa göre dini emirler değişmez. Her çağa göre yeni yorum getirilmez. Çağa göre tefsir olmaz. Şafii mezhebinde, köpek bir yere yaş olarak dokunursa, orasını bir defa topraklı olmak üzere yedi defa su ile yıkamak gerekir. (Bugün sabun ve deterjan var, toprakla yıkamaya lüzum yok) denemez. Dinimizin bildirdiği emirlere aynen uyulur. Uymak istemeyenlere sözümüz yoktur.

    Sual:
    Alınacak maaşlar zekat nisabına katılır mı?
    CEVAP
    Memur ve işçilerin alacakları maaş ve ücretler, ellerine geçmeden önce nisap hesabına katılmaz.

    Sual:
    İşten çıkarılanlara, ödenmeyen maaş ve tazminatlarına karşılık 3-4 ay sonrasına senet veriyorlar. Bu senetlerin, o gün geldiğinde ödenip ödenmeyeceği de kesin değil. Elinde böyle 3-4 milyarlık senedi olan bunu nisaba katar mı?
    CEVAP
    Çekler maaş gibi değildir. Bunlar nisap hesabına katılır. Elinde kurban kesecek kadar parası olan kurban keser. Zekat için de, paralar eline geçince zekatını verir. Şimdi de, zekatlarını verse mahzuru olmaz.

    Sual: Paylaşılmamış miras malımız var. Nisaba dahil edilir mi?
    CEVAP
    Evet edilir.

    Sual:
    Altın diş nisaba katılır mı?
    CEVAP
    Evet katılır.

    Sual: Sonradan satmaya niyet edilen arsa zekat hesabına dahil edilir mi?
    CEVAP
    Edilmez.

    Sual:
    Hanımına mehr borcu olan erkek, bu miktarı zekat nisabından düşer mi?
    CEVAP
    Evet. Kime borcu olursa olsun, borçlar çıkarılır.

    Sual:
    25-30 senelik vadeli taksitlerle alınan krediler zekat hesabında borç olarak düşülür mü?
    CEVAP
    Evet bütün taksitleri düşülür. 30 yıllık taksiti olsa da hepsi düşülür.

    Sual:
    Bugün zekat günümdür. On gün sonra, hac için yatıracağım para, zekat nisabından düşülür mü?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    Zekatı hesaplarken, kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü?
    CEVAP
    O ay verdiğiniz kira düşer, gelecek aylarınki düşmez.

    Sual:
    Devre mülk zekat nisabına girer mi?
    CEVAP
    Girmez.

    Sual:
    Kirada üç evi olan zekât verir mi? Vermezse zekât alabilir mi?
    CEVAP
    Ev zekat nisabına dahil değilse de, kurban nisabına dahildir. Kurban nisabına malik olanın da, zekat alması haram olur. (Redd-ül muhtar)

    Sual:
    Kiradaki evlerimizin kira gelirlerinin zekatını nasıl vereceğiz?
    CEVAP
    Kira gelirinin diğer gelirlerden bir farkı yoktur. Zekat verilmesi gereken gün, eldeki paraya bakılır, nisabı buluyorsa onun zekatı verilir.

    Sual
    : Evimde gümüş şekerlik, gümüş ibrik, gümüş tabak gibi 12 kiloyu bulan gümüş kap var. 12 kg gümüş için ne kadar zekat vermek gerekir?
    CEVAP
    İşlenmemiş 12 kilo gümüş için 300 gram gümüş veya bu değerde altın verilir. İşlenmiş ise, sanat ve işçilik değeri ile kaç lira ise o değer üzerinden verilir. Mesela 12 kg gümüşün bugün kilosu 500 liradan 6 bin lira ediyorsa, işlenmiş olarak 10 bin lira ise, 6 bin üzerinden değil, 10 bin üzerinden zekatı verilir.

    Sual:
    Altınımız ve paramız yok. Sadece yarım kilo gümüş eşyamız var. Ama piyasa değeri çok pahalı olup nisabın üzerine çıkıyor. Zekatını vermemiz gerekir mi?
    CEVAP
    Gümüşün nisabı 672 gramdır. Değeri çok olsa da, ağırlık olarak nisabı bulmadığı için zekatı verilmez. Çünkü gümüş ve altının zekatı ağırlık olarak ölçülür. Satıp parası elde olsa idi, nisabı geçtiği

    Zekat ne zaman verilirSual: Zekat ne zaman verilir?
    CEVAP
    Zekat, farz olduktan sonra verilir. Nisaba ulaşan, zengin olduğu tarihi, kameri aya göre bir yere yazar. Mesela, 3 Recebde zengin olmuşsa, bir yıl sonra Recebin üçü gelince yine nisap kadar parası ve ticaret malı varsa zekatını verir. Ramazan ayını beklemez.

    Günü gelmeden zekat vermekte de mahzur yoktur, çok iyi olur. Hatta gelecek birkaç yılın zekatını önceden vermek de caizdir. Bir kimse, zekatını yanlış hesap edip, bir altın zekat vermesi gerekirken iki altın hesap etse, fakire verdikten sonra tekrar hesap etse, bir altın vereceğini anlasa, ikinci yıl vereceği zekata bu bir altını mahsup eder.

    Zekatı acele etmeden bir yıl içinde vermek gerekir diyen âlimler var ise de, acele edip, hemen vermek vaciptir. Özürsüz geciktirmek mekruh olur. Şafii ve Maliki’de, zekat farz olunca, hemen vermek farzdır. Hadis-i şerifte, (Zekat vermekte acele ediniz!) buyuruldu. (İbni Mace)

    Sual: Zekat yalnız Ramazan ayında mı verilir?
    CEVAP
    Her zenginin zekat verme ayı ve günü farklı olur. Ramazan ayını beklemez. Eğer Şevvalın 23'ünde zengin olmuşsa, gelecek yılın Şevvalin 23'ünde zekat verir. Şevval ayı gelmeden Ramazan ayında verse de olur. Fakat Şevval ayının 23'ünde tekrar malını hesap eder. Az vermişse, üstünü tamamlar. Çok vermişse, fazla verdiği nafile olur. Yani zekatı günü gelmeden önce de vermek caizdir. Fakat gününde tekrar hesap etmek gerekir.

    Sual:
    Bir hoca, (Zekat yalnız Ramazan ayında verilir. Bayramdan önce vermek gerekir. Bayramdan sonraya bırakılmaz) dedi. Zekat günü dolmayanlar ne olacaktır?
    CEVAP
    Bir yanlışlık vardır. Belki sadaka-i fıtır için söylemiştir. Herkesin zekat verme tarihi farklı olur.

    Sual: Malımız nisaba ulaştıktan sonra, bir yıl dolunca hemen zekatını vermek farz mıdır? Bugün yarın zekat vereceğim derken ölürse, miras bıraktığı maldan vermek lazım mıdır?
    CEVAP
    Zekat, farz olur olmaz hemen vermek gerekmez. Vermeden ölürse, bıraktığı maldan verilmez. Bazı âlimlere göre de zekatı geciktirmek mekruhtur, hemen ilk fırsatta vermek gerekir.

    Sual: Zengin olduğumuz tarih belli değilse, yani hatırlamıyorsak, zekatı ne zaman vermeliyiz?
    CEVAP
    Zannı galibe göre tahmini bir tarih kabul edilir. Bundan sonra o tarih esas alınır.

    Sual: Nisap tarihim 1 Ramazandır. Mevcut mal varlığım nisap miktarını aşıyor. 1 Ramazan günü hangi saatten itibaren zekat bana farz oluyor?
    CEVAP
    Şer'i gün, imsak ile başlar. İmsak vaktinden itibaren zekat size farz olur.

    Sual: Zekat vereceğim gün öğle vaktinde paramı veya altınımı çaldırsam, imsak vaktinden sonra zekat vermek bana farz olduğu için, zekat miktarını daha sonra elime geçince ödemem gerekiyor mu?
    CEVAP
    Hayır. Kendiniz telef etmediğiniz için vermeniz gerekmez.

    Sual: Zekat verme günü gelip de zekatını vermeyen, daha sonra fakirleşip, elinde hiç parası kalmayan kimsenin zekat borcu af olur mu?
    CEVAP
    Malı kendi telef ederse, zekat borcu af olmaz, para kendiliğinden telef olursa zekat af olur. Yani malı, kendi harcar veya telef ederse, zekat af olmaz. Mesela borsada parasını yok ederse veya araba, buzdolabı gibi şeyler alarak parasının hepsini harcarsa zekat af olmaz, zekatını ödemesi gerekir. Malı çalınırsa, kaybolursa, yanıp yok
    Zekat kime verilirSual: Anne ve babaya zekat verilir mi? Kimlere verilmez?
    CEVAP
    Ana babaya, dedeye, büyük anneye, evlada, toruna, hanıma ve kâfire zekat verilmez. Fakir olmak şartı ile geline, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa zekat verilir. Hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya zekat vermek daha çok sevap olur.İmameyne göre, borçlu ve fakir kimseye, hanımı zekat verebilir. (Mevkufat)

    Sual:
    Fakir bir çocuğa zekat vermek istiyorum. Yaşı küçük, zekatı babasına verebilir miyim?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Bir kimse, zengin birisinin fakir çocuğuna veya fakir hanımına yahut zenginin fakir babasına zekat verebilir mi?
    CEVAP
    Bir kimse, zekatını zenginin küçük oğluna veremez, ama zenginin büyük çocuğuna, zenginin hanımına veya zenginin babasına fakir iseler zekat verebilir. (S. Ebediyye)

    Burada büyük demek akıl baliğ olmuş demektir. Küçük ise henüz akıl baliğ olmamış demektir.

    Sual: Kızımın aldığı evlatlığa zekat verebilir miyim?
    CEVAP
    Kızınızın aldığı evlatlık, onun çocuğu olmadığı gibi, sizin de torununuz olmaz. Ona zekat verebilirsiniz. Hatta kızınız da ona zekat verebilir.

    Sual:
    Fakir kardeşe zekat verilir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Kız kardeşime zekat verebilir miyim?
    CEVAP
    Zekatınızı, zengin değilse kız kardeşinize veya çocuklarına vermenizde mahzur yoktur.

    Sual: Bir fakir aldığı zekatı herhangi bir zengine veya bizzat zekat veren zengine hediye etse, zenginin o parayı kullanması caiz olur mu?
    CEVAP
    Fakir aldığı zekatı, zengine verebilir. Verdiği hediye olur. Zenginin bunu alması helal olur. Çünkü fakir kendi mülkünden vermiştir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Şu beş Müslüman zengin zekat alabilir:
    1- Allah yolunda cihad eden,
    2- Zekat toplamakla görevli olan,
    3- Borçlu ve borcunu ödeyemeyen zengin,
    4- Kendi memleketinde zengin olduğu halde, bulunduğu yerde parasız kalan ve çok alacağı varsa da, alamayıp muhtaç kalan.
    5- Fakir, aldığı zekatı zengine hediye ederse, zengin bunu alabilir.)
    [Ebu Davud]

    Sual:
    Zekatı her fakire vermek uygun mu?
    CEVAP
    Malını israf edene, haramda kullanana zekat ve fitre vermek layık değildir. Verilirse sevabı az olur.

    Salih olmayan fakir müslümana da, zekat vermek sahihtir. Fakat salihleri tercih etmek çok sevaptır. Fasıka zekat vermek, kıraç yere ekin ekmeye benzer, bire 3-5 alınabilir. Salihlere vermek ise, mümbit toprağa ekin ekmeye benzer. Sulak, verimli toprağa tohum atılırsa daha çok mahsul alınır.

    Kâfir, her ibadet gibi zekat vermekle de mükellef değildir. Gayrı müslime zekat vermek caiz değildir. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, Muaz bin Cebel hazretlerini Yemen’e gönderirken, zekatın, uşrun, kimlerden alınıp kimlere verileceğini bildirirken, (Müslüman zenginlerinden al, fakirlerine ver) buyurdu. (Buhari)

    Bu hadis-i şerifi açıklayan âlimler, zekatın müslüman zenginlerden alınacağını ve onların [müslümanların] fakirlerine verileceğini, gayrı müslime verilmeyeceğini bildirmişlerdir.

    Sual: Akrabaya sadaka, zekat vermek çok sevap deniyor. Ama benim akrabalarım fasık, verdiğim para ile gidip içki içecektir. Buna da zekat ve sadaka vermem gerekir mi?
    CEVAP
    Salih akrabaları tercih etmek gerekir. Çünkü zekatı, salih olan fakir akrabaya, vermek daha sevaptır. Hadis-i şerifte, (Fakir akrabası varken, başkalarına verilen zekatı, Allahü teâlâ kabul etmez) buyuruldu. Yani, zekat borcundan kurtulursa da, zekattan hasıl olan büyük sevaba kavuşamaz.

    Sual:
    Zekat verilirken salih olmayan yakın akrabaya mı yoksa salih birine mi vermek daha makbul?
    CEVAP
    Salih olanı tercih etmeli.

    Sual: Gayrimüslime sadaka veya zekat verilebilir mi?
    CEVAP
    Eskiden, zimmiye zekat verilmez; fakat fitre, kefaret, nezir [adak] ve sadaka verilirdi.
    Zimmi, İslam devleti tebaasında olan gayrimüslim vatandaş demektir. Bugün, dünyada zimmi yoktur. Yani, şimdi gayrimüslime, zekat da, sadaka da verilmez.

    Sual:
    Salih bir Müslümana, dinen fakir olup olmadığını sordum. Hesap etti. Nisaba ulaşmadığını, fakir olduğunu söyledi. Ben de zekatımı ona verdim. Aradan bir müddet geçtikten sonra, o kimse, ben yanlış hesap etmişim, dinen zenginmişim, verdiğin parayı da harcadım. Sen zekatını bir fakire ver dedi. Zekatımı tekrar bir fakire vermem gerekir mi?
    CEVAP
    Fakir mi, zengin mi diye, gerekli araştırmayı yaptığınız için, tekrar vermek gerekmez. Zekat verilebileceğini, soruşturup anlayarak, zekatını verdikten sonra, bunun zengin olduğu anlaşılsa, zararı olmaz; yani zekat kabul olur. Fıkıh kitaplarında deniyor ki:
    Zekat verilecek olan kimse, fakir olduğunu, zekat alabileceğini söylemiş ise, bu kimsenin, zekat almaya hakkı olup olmadığını araştırmak gerekmez. Buna zekat verince, soruşturarak, araştırarak vermiş sayılır.
    Karı kocanın zekatı ayrıdırSual: Bey ve hanımın hesapları ayrı mıdır?
    CEVAP
    Dinimize göre, erkekle hanımının mal varlığı ayrıdır. Birbirine eklenmez. Siz zengin, beyiniz fakir olabilir, siz fakir beyiniz zengin olabilir. Kim zenginse kendi zekatını verir.

    Beyinize ait değil, kendinize ait borcunuz varsa, mevcut paranızdan çıkarırsınız. Altınlarınızı tartıp alacaklarınızla birlikte hesap edersiniz. Hepsinin kırkta birini altın olarak, salih fakir bir müslümana verirsiniz. Ev, dükkan, araba gibi şeyler zekat nisabına katılmaz. Yani zekatları verilmez.

    Sual:
    Kendi paramı istediğim gibi harcayamam mı, çok bileziğim var, kendi zekatımı veremem mi?
    CEVAP
    Kendi paranızı meşru yerlere, dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Beyiniz karışamaz. Karışıyorsa, zulmediyor demektir. Onun parasını onun istemediği yerlere harcamanız uygun değildir. Eğer izin almışsanız, dilediğiniz yerlere verebilir, dilediğiniz gibi de harcarsınız. İzinsiz harcamanız doğru olmaz.

    Bileziklerinizin zekatını siz vereceksiniz. Kendi paranızdan vermeniz gerekir. Beyinizin hediye ettiği para varsa ondan da verebilirsiniz. Hediye olarak aldığınız para da sizindir. Zekat vermeye beyiniz razı olmasa da, muhakkak vermeniz gerekir. Ondan habersiz verirsiniz. Kocanın razı olması meşru işlerde olur. Siz zekat verdiğiniz için sizden razı olmasa, bunun hiç kıymeti olmaz.

    Sual:
    Eşimin nisabı bulan altını var. Zekat konusunda iki ayrı kişi gibi mi davranacağız, yoksa bu altından borçlarımızı düştükten sonra mı kalanı üzerinden zekat vereceğiz?
    CEVAP
    İki ayrı kişisiniz. Hanım zengin ise o zekat verir. Borç kiminse borçlarını çıktıktan sonra kalan malı nisaba ulaşıyorsa, üzerinden de hicri bir yıl geçmişse, zekatını verir.

    Sual:
    Hanımıma, sormadan onun adına zekat verebilir miyim?
    CEVAP
    Zekatı herkes kendisi verir. Sormadan veremezsiniz. Sizi vekil ederse, yani benim zekatımı bir müslüman fakire ver derse kendi paranızdan da verebilirsiniz.

    Sual:
    Karı koca çalışıyor ve ortak para biriktiriyorlar. İkisinin parası zekat nisabını geçiyor, ama ayırsalar nisap miktarının altına düşecek. Zekatı nasıl verecekler?
    CEVAP
    Diyelim ikisinin toplam paraları 100 gram altın ediyor. Bir kişi için nisabı bulursa da iki kişi için nisabı bulmaz. Yaklaşık 50 gram birinin 50 gramı ötekinindir. Dinimizde herkesin malı ayrıdır. Müşterek değildir. Zekat vermeleri gerekmez.

    Sual:
    Hanımın zekatını ondan habersiz bir fakire verdim. Duyunca razı oldu. Zekat sahih oldu mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Zekatımı vermek için, beyimi değil de, oğlumu, babamı, amcamı veya dayımı vekil edebilir miyim?
    CEVAP
    Elbette vekil edebilirsiniz. Onlar sizin zekatınızı, kendi paralarıyla da verebilirler.

    Sual: Bey zekat vermezse hanımı mesul olur mu?
    CEVAP
    Kendi borçlarınızı düştükten sonra şahsınıza ait 96 gram altın değerinde paranız var ise, zekat vermeniz gerekir. Baba zekat vermezse, hanımı ve çocukları bundan mesul olmaz. Zekat vermemenin birçok zararı vardır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Zekat vermeyen toplum, kıtlıklara, bunalımlara maruz kalır.) [Taberani]



  2. 2
    ce$m
    Üye

    --->: zekat konuları

    Reklam



    paylasımın için tesekkürler allah rzı olsun +rep i kaptın :D







  3. 3
    MuSTaFa_TR
    Emekli
    Alıntı ce$m Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    paylasımın için tesekkürler allah rzı olsun +rep i kaptın :D
    Paylaşım çok güzel +rep yakala :D







  4. 4
    Mesud
    Yeni Üye
    ellerine sağlık çok güzel yazmışsın +rep...

+ Yorum Gönder
zekat konuları,  Zekatkonuları
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi